Dil çalıştayında din temsilcileri: Dil yasağına karşı direnilmeli

Kürt Dil Kurumları tarafından düzenlenen ve Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) tarafından desteklenen “Kürt dil mücadelesi için strateji ve politikalar çalıştayı” ikinci gününde din ve inanç alanında dilin rolüne vurgu yapıldı.

Wan’da düzenlenen çalıştayda dilin ve inanç alanındaki kulanımına ilişkin bir oturum yapıldı. 

Oturumda özellikle medreselerin Kürtçenin gelişimindeki tarihi rolü hatırlatıldı, inanç alanında dil kullanımının yasaklanmasına karşı direnilmesi gerektiği ifade edildi; ayrıca Kirmanckî (Zazaca) dilinin çeşitli alanlarda ihmal edilmesi eleştirildi.

Demokratik İslam Kongresi (DİK) üyesi Lokman Özdemir, medreselerin hem dinî hem de bilimsel eğitim verdiklerini vurgulayarak, “Medreseler Kürtçe için çok önemli bir rol oynadı. Ancak devletin dil yasakları nedeniyle medreseler bir süre sonra rolünü tam olarak oynayamadı. Kürtçe tarih boyunca medreselerin temelini oluşturdu.” dedi.

Özdemir, “Dilimizi ölümden kurtarmak için ne gerekiyorsa yapılmalı” diye ekledi. 

Özdemir, devletin müdahaleleriyle medreselerin işlevinin zayıflatıldığını belirterek, Kürtçe hutbe için yasal adımlar atılması çağrısında bulundu.

Amed Kürt Enstitüsü ve Kürt Dil Kadın Meclisi üyesi Nesrin Navdar, inanç metinlerinin dillerin oluşumunda rolüne dikkat çekti; dini pratiklerde Kürtçenin yasaklandığını ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. 

Nesrin Navdar, İslamî eserlerin Kirmanckîye çevrilmesi, Kirmanckî hutbe ve vaazların kısa sürede uygulanması ve ibadetlerin bu dilde de icrası gerektiğini kaydetti. Nesrin Navdar, “İslam yolunda yapılan her türlü ibadet ve uygulamaların Kirmançkî ile yapılması gerekmektedir” dedi.

Wan Din Alimleri Derneği Eşbaşkanı Mela Kerem Yılmaz, toplumun kendi diline sahip çıkmadığı eleştirisinde bulunarak, “Kürtçe bilmeyen ve evinde Kürtçe konuşmayan insanlar dile ihanet eder. Herkes Kürtçe konusunda elini taşın altına koymalıdır. Dili yasaklamak hiçbir ayette hiçbir inançta geçmez. Dili yasaklamak dini ve ayeti tanımamaktır” diye konuştu.

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyeleri de söz alarak, evlerde dilin kullanılmamasının kayba yol açtığını belirtti. DAD üyesi Sütiye Dapaklı, yasaklayıcı politikalara karşı direnilmesi gerektiğini söylerken, DAD Genel Merkez yöneticisi İmam Şenol ise Kurmancî–Kirmanckî ilişkilerindeki gerçeğe dikkat çekerek, Kirmanckî için somut envanter ve kaynak eksikliğinin giderilmesini istedi.