Din alimleri: Süreçte samimiyet ve adalet esas alınmalı!

Devam eden süreçte dürüstlüğün ve adaletin esas alınması gerektiğini belirten imamlar (mele), “İslam dini toplumda barışı ve dürüstlüğü esas alır. Bu sürecin de başarıya ulaşması için öncelikle samimiyet şart” sözlerini kullandı.

DİN ALİMLERİ

Demokratik İslam Kongresi aktivistleri ve din alimleri, devam eden demokratik toplum ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin kalıcı sonuçlar doğurabilmesi için adalet, samimiyet, toplumsal dayanışma ve halkın taleplerinin dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

‘ADALET VE BİRLİK SAĞLANMALI’

Demokratik İslam Kongresi Aktivisti Emin Ay, yaklaşık bir yıldır demokratik toplum ve barış sürecinin devam ettiğini belirterek, toplumun uzun yıllar süren çatışmalardan dolayı yorgun düştüğünü söyledi. Ay, “Yaklaşık bir yıldır demokratik toplum ve barış süreci içindeyiz. 50 yıl boyunca ciddi çatışma ve kayıplar yaşandı. Bu süreç içerisinde insanlar hem bu savaştan hem de ölümlerden çok yoruldu. Bu nedenle barış talebi her dönemde dile getirildi. Bu süreçte de bu çatışmanın asıl nedeni iyi anlaşılmalı ve bu sorun ortadan kalkmalı. Adaletin, birliği ve dayanışmanın olmadığı yerlerde toplum içerisinde sağlam bir duygu olmaz. Sağlam bir kalıcı barış hayata geçmeli” diye konuştu.

Yaptıkları konferansta süreci akademisyenler, alimler ve melelerle birlikte değerlendirdiklerini belirten Ay, “Süreç herkes tarafından konuşuluyor. Halk da her fırsatta barış ısrarını konuşuyor. Buradaki halkın talepleri bu noktada dikkate alınmalı. Adalet, barış ve samimiyet duygusunu her alanda hayata geçirmek lazım. Bu sürecin samimiyetini hem ahlaki hem vicdani hem de manevi olarak konuşuyoruz. Bu durumun toplumun altyapısını güçlendirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘DEMOKRATİK İSLAM DA HER ALANDA KENDİNİ ÖRGÜTLEMELİ’

Toplumun gerçekliğinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Ay, şunları söyledi: “Bugün var olan sürecin bir adım ileriye gitmesi ve halkın taleplerinin dikkate alınması gerekiyor. Biz din alimleri olarak bu noktada barışın ve beraberliğin her alanda inşa edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Topluma kulak verilmeli, bu politika da halkların özgürlüğünü ve bir aradalığını sağlamalı. Demokratik İslam da bu noktada kendini örgütlemeli ve bu talepler toplumun içinde hayata geçmeli.”

‘SÜREÇ BÜTÜN HALKLAR AÇISINDAN BİR ŞANS’

Din alimi Fehri Mele de sürecin önemine dikkat çekerek, bunun tüm taraflar açısından tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. Mele, “Bu süreç hem Kürt halkının hem Türk devletinin hem de bütün halkların son şansıdır. Allah bir ayetinde, Müslümanların kardeş olduğunu söylüyor. Bu süreç de bize bunu imkan sağlıyor. Araya ne savaşların ne de çözümsüzlüğün girmemesi gerekiyor. Birlik olması için de samimiyetin olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘BARIŞ VE DÜRÜSTLÜK ESAS ALINMALI’

Sürecin samimiyet temelinde yürütülmesi gerektiğini belirten Mele, şöyle devam etti: “Atılan adımlar günü kurtarma adımları değil, bu ciddiyetle artık adımlar hızlanmalı yine dürüst davranılmalı. Barış deyip arkadan intikam duygusu güdülmemeli. Herkesin bu hassas süreçte samimi adımlar atması gerekiyor. Bu süreçte birlik ve kardeşlik duygusu esas alınmalı. Somut adımlar atılmalı ve barışı inşa etmek için herkesin elini taşın altına atması gerekiyor. İslam dini toplumda barışı ve dürüstlüğü esas alır. Bu sürecin de başarıya ulaşması için öncelikle samimiyet şart. Biz imamlar olarak her daim barışın ve halkın yanındayız. Halkın talepleri dikkate alınarak bu süreç başarıya ulaşmalı. Yıllardır bu coğrafyada yaşanan acılar sona ermeli.”