Şam geçici hükümetine bağlı HTŞ’li gruplar ile Türk devleti destekli El-Emşat, El-Hemzat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi çeteleri, 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine geniş çaplı saldırılar düzenledi. Bu saldırılarda, Suriye'nin dört bir yanından getirilen seksenden fazla tank ve 45 bin çete mensubu kullanıldı. Bu saldırılara karşı İç Güvenlik Güçleri ise tarihi bir direniş gösterirken, dört parça Kürdistan’daki Kürtler de büyük tepki gösterdi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl Eş Başkanı Ahmet Doğan, Rojava’ya yönelik saldırılara dair ajansımıza şunları söyledi:
“Rojava’daki halkımıza yönelik gerçekleştirilen bu saldırılar karşısında büyük bir öfke içindeyiz. Bir hafta boyunca bölgede adeta bir vahşet yaşandı. Saldırıların gerçekleştiği Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde yaklaşık 400 bin insan yaşıyordu. Bilindiği üzere 1 Nisan’da bir anlaşma imzalanmış, bu anlaşma kapsamında QSD güçleri bölgeden çekilmiş ve yalnızca İç Güvenlik Güçleri kalmıştı.
HTŞ’ye bağlı yaklaşık 45 bin kişilik çete grubu, tank ve toplarla bir hafta boyunca bu mahallelere saldırdı. Bu saldırılarda siviller, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ayrım gözetilmeksizin hedef alındı. Hiçbir ahlaka ve insani değere sığmayan bir katliamla karşı karşıya kalındı. Hepimiz gördük; çeteler tarafından genç bir kadın, üçüncü kattan aşağıya atıldı. Bu, açık bir barbarlıktır.
Bizler DAİŞ’in pratiğini son on beş yıldır çok iyi biliyoruz. Bugün yaşananlar da bu zihniyetin devamıdır. Türkiye’de bir barış sürecinden söz edilirken, Cumhurbaşkanı’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada bu saldırı planlarının içinde olduklarını ifade etmesi dikkat çekicidir. Bir taraftan Kürtlerle barış süreci yürüteceksiniz, diğer taraftan DAİŞ benzeri çetelerle birlikte Kürt halkının kazanımlarına saldıracaksınız. Biz bu ikiyüzlülüğü kabul etmiyoruz.”
‘TÜRKİYE, ÇETELERLE HAREKET ETMEKTEN VAZGEÇMELİ’
Türk devletinin Rojava'da Kürtlerin elde ettiği kazanımlara yönelik saldırılarını sert bir dille eleştiren Doğan, şöyle devam etti:
“Türk devletinin çetelerle hareket ederek Kürt halkı üzerinde yürüttüğü düşmanlığa gerçekten anlam vermek çok zor. Türkiye, Ortadoğu’da sürdürülen yüzyıllık projeyi çok iyi biliyor ve her seferinde sıranın kendilerine geleceğini söylüyor. Madem sıranın kendilerine geleceğini biliyorlar, o zaman tek kurtuluşlarının Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan olduğunu da bilmeliler.
Neden bu düşmanlıkta ısrar ediyorsunuz? İnsanlık onurunu hiçe sayan çetelerle ne işiniz var? Kürt halkı, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’den çekilmiş olsa da tarihi bir direniş sergiledi. Sizler çetelerle hareket ettiğiniz sürece, bu zulüm sonunda size de dönecektir. Biz çok iyi biliyoruz ki Kürtler, ne olursa olsun statü sahibi olacaktır.
Kürt halkı hiçbir zaman sırtını kimseye dayamadı; her zaman mücadelesine, halkına, cesaretine ve siyasetine dayandı. Türk devleti, Kürt halkı ve Önder’iyle barıştığında hem kendini hem de halkını kurtaracaktır. Çok iyi bilsinler ki sırada İran var; İran düştüğünde sıra Türkiye'ye gelecektir.”
‘TEK KURTULUŞ ÖNDER APO’NUN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR’
Ortadoğu’da yaşanan savaşların çözümünün Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünden geçtiğine işaret eden Ahmet Doğan, şunları ekledi:
“Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan, savaşı değil barışı tercih etti ve Türkiye'ye barışı sundu. Yaklaşık yirmi gündür Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’la görüşme yapılmıyor. Bunun nedeni Rojava'daki saldırılardır. Sayın Öcalan’ın fikrini söylemesini istemiyorlar. Bu büyük bir hatadır. Sayın Öcalan’la bir an önce görüşülmelidir. Türkiye, bu politikayla devem ettiği sürece kaybedecektir.
Türk devletini sürece sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bir an önce Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalıdır. Tek kurtuluş budur. Kürt halkının talebi budur. Bizler Önder Apo’nun özgürlüğünü istiyoruz. Sayın Öcalan, özgür bir şekilde fikirlerini söylemelidir. Türkiye'nin çetelerle hareket etmesi ona kaybettirir, kazandırmaz. Ortadoğu, bir ateş çemberine düşmüş durumda. Kürt Halk Önderi, bu ateş çemberinden Türkiye'yi çıkarmak istiyor. Bunu çok iyi bilsinler.”