PAJK Koordinasyon Üyesi Evîndar Ararat, HTŞ çetelerinin Rojava’ya yönelik saldırılarına ilişkin konuştu.
Kürt halkına kölelik ve teslimiyetin dayatıldığını belirten Evîndar Ararat, bu kirli planın Türk devleti tarafından devreye konulduğunu, uluslararası güçlerin de buna destek verdiğini belirtti. Başta Avrupa, Bakûr ve Başûr’da yaşayan tüm Kürtlerin seferberlik ruhuyla alanlara çıkarak Rojava ve Rojhilat halkına destek vermeleri gerektiğini ifade eden Evîndar Ararat, özellikle gençlere tarihi rollerini daha güçlü bir şekilde yerine getirmeleri çağrısında bulundu.
Evîndar Ararat, Kürt düşmanlarına ise şu mesajı verdi: “Biz teslim olmayacağız, yurtsever devrimci değerlerimizden, özgür yaşam çizgisinden, özgür kadın çizgisinden vazgeçmeyeceğiz, kanımızın son damlasına kadar halkımızı ve devrim değerlerimizi savunacağız. Özgürlük dışında, özgür toplum değerleri dışında hiçbir yol tanımıyoruz.”
PAJK Koordinasyon Üyesi Evîndar Ararat’ın Kürt halkına yönelik saldırılara ilişkin değerlendirmeleri şöyle:
Değerli yoldaşlar, genç kadınlar, hepinizi çok hassas bir süreçte selamlıyor ve tüm arkadaşlara başarılar diliyoruz. Kürt halkına yönelik yeni saldırılar başlamış durumda. Özellikle kadın devrimi olan Rojava, Kuzey-Doğu Suriye devrimine yönelik saldırıların arttığı bir süreçten geçiyoruz. Eşrefiye ve Şêxmeqsûd direnişini selamlıyor, heval Deniz Çiya, Faraşin, Rojbîn, Dilbirîn, Hawar ve özellikle heval Ziyad Halep şahsında tüm devrim şehitlerini saygıyla anıyoruz. Tarihi bir süreçten geçiyoruz, Rojava Devrimi üzerinden halkımıza yönelik saldırılar var, şuan savaş Reqa, Tabka, Dêrazor gibi bölgelere yayılmış durumda, tarihi bir direniş sergileniyor bu vesileyle de tüm arkadaşların dikkatini bu direnişe çekmek istiyoruz. İnanıyoruz ki tüm arkadaşlar bütün alanlarda bu direnişi güçlendirecek, büyütecek ve uluslararası alana yayacaktır.
ŞÊXMEQSÛD VE EŞREFİYE’DE DE KADINLAR HEDEF ALINDI
Ocak ayındayız ve bu ayda heval Sara, Rojbîn ve Leyla Şaylemez şehit düştü. Paris Katliamı’nın üzerinden 13 yıl geçti. Partimizin öncü kadrolarından heval Sara şahsında Kürt halkının, Kürt kadınlarının iradesini kırmak istediler. Heval Rojbîn diplomasi alanında bu devrimin bir militanı gibi çalışmalar yürütüyordu, heval Leyla Şaylemez gençlik çalışmalarında yer alıyordu, büyük bir direniş, büyük bir emek sergiledi. 3 arkadaşın da hedef alınması, 21. Yüzyılda da Kürtlerin statü sahibi olmasını istemeyen hegemonik güçler bu katliamı planladı. Bütün güçlerin bu katliamda parmağı var. Bize bir mesaj verdiler; öncülerinizi, kahramanlarınızı yok edeceğiz dediler.
Kapitalist modernite sisteminde yürütülen siyasette her zaman şunu söylemişlerdir; eğer bir halkı teslim alacaksanız önce kadınları öldürmelisiniz, önce kadınları ortadan kaldırın, kadınların iradesini kırın, kadınları köleleştirin. Bu yüzden 3 kadın arkadaşımız hedef alındı. Heval Evîn Goyi, Abdurrahman Kızıl ve Mîr Perwer de 10 yıl sonra Paris’te bir katliam sonucu şehit edildiler. 2016 yılında Bakûr’daki Öz Yönetim sürecinde heval Sêvê, heval Fatma ve heval Pakize Türk devleti tarafından katledildi.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’de de aynı katliamlarla yüz yüze kaldık. Şuan Reqa, Tabka ve Dêrazor direnişinden de aynı mesajı vermek istiyorlar. Şêxmeqsûd’da, Eşrefiye’de kadın savaşçılara ve halkımıza yönelik gerçekleştirilen vahşet de bu mesajı barındırıyor. Neden önce kadınları hedef alıyorlar? Çünkü kadınlar Kürt kültürünü devam ettirendir, Kürt tarihidir, dilidir, hafızasıdır. Kadınlar Kürdistan’da ve Ortadoğu’da direnişin damarıdır, iradedir, ülke sevgisidir, halk sevgisidir, kadın özgürlüğünü geliştirendir, kadın devriminin dünyadaki öncüsüdür. Bu yüzden bu saldırılarla kadın devrimini yok etmek istiyorlar. Bu yüzyılda da Kürtlerin statü sahibi olmasını istemiyorlar, özgür yaşamalarını, tüm halklarla birlikte yaşamlarını, eşit ve demokratik bir yaşam inşa etmelerini istemiyorlar. Hedefleri budur.
BU YÜZYILDA DA KÜRTLERİN KÖLE OLMASINI İSTİYORLAR
Bu saldırılarla halkımızın tüm kazanımlarını ortadan kaldırmak istiyorlar. Bize; ya ölüm ya teslimiyeti dayatıyorlar. Ne ölümü, ne de teslimiyeti kabul ediyoruz. Bir ölüm olacaksa da halkımızın özgürlüğünü savunurken, şerefli, onurlu bir ölüm olacaktır. Heval Deniz, heval Ziyad, Rojbîn, Faraşîn, Amara, Leyla Kasım ve daha onlarca arkadaş Eşrefiye ve Şêxmeqsûd için, halkını savunmak canlarını verdiler. Reqa, Tabka ve Dêrazor’da bu süreç hala devam ediyor, YPG-YPJ öncülüğünde büyük bir direniş sergileniyor, halkımız da bu direnişte yer alıyor. Rojava’da halkların birlikte yaşamasını özellikle Türk devleti ve kapitalist devletler kendi çıkarlarına ters bir durum olarak gördü bu yüzden Kürtlere yönelik yeni planları devreye koymak istiyorlar. Kürtler iradeli, özgür bir halk olursa, özgür bir ülkede halklarla birlikte yaşarsa kapitalist modernite sistemi Ortadoğu’da çıkarları temelinde pazarlıklar yapamaz, siyasi, ticari, politik dengeleri Kürtler olmadan yürütemezler.
Kapitalist güçlerin amacı halkların hakları, halkların özgürlüğü, demokrasi değil iktidarda kim olursa olsun onlara hizmet etsin istiyorlar. Kürtlerin birlik olması, özgürleşmesi onların çıkarlarına ters gelen bir durum. Köle Kürt istiyorlar, onlar için savaşan Kürt istiyorlar, yüzyıllardır Kürt halkına bu dayatılmıştır. Maalesef Kürtlerin parçalı olması, siyasi güçlerin birlik olmaması bu planları boşa çıkarmamıza engel oluyor. Mesela bu süreçte genç kadınlar olarak, kadın hareketi olarak her yerde Kürtlerin siyasi birliğini öncelik haline getirmeliyiz. Başta da kadınlar arasında Kürt birliğini inşa etmeliyiz, el ele verip bu kirli planları boşa çıkarmalıyız.
Bu yüzden genç kadınlar başta olmak tüm gençlerin rolü çok önemlidir. PKK, kadın hareketi her zaman gençler öncülüğünde mücadele etti. Zaman seferberlik zamanıdır, zaman ulusal birlik zamanıdır, zaman halkların birlikteliğini inşa etme zamanıdır, zaman örgütlenme ve direnme zamanıdır. Direnişin gelişmesi için örgütlenmeliyiz, moralli ve iradeli olmalıyız, saldırıları boşa çıkarma kararlılığında olmalıyız. İşgalci güçler, Önderliğimize yönelik uluslararası komployu gerçekleştiren güçler hareketimize yönelik yeni bir saldırısı hamlesi geliştiriyorlar. Türkiye’de Önderlikle yapılan görüşmelerde Önderlik, Kürt sorununun kansız bir şekilde çözülmesi için çabalıyor. Kürtlerin bu yüzyılda hak sahibi olmaları için, kendi kendilerini yönetmeleri, tüm sorunlarını kendi içlerinde çözmeleri için, hiçbir halkla, hiçbir güçle çatışma yaşamamaları için barış ve kardeşlik temelinde huzurlu bir yaşam inşa etmek istiyor.
AMAÇ ÖZGÜRLÜK HAREKETİ’NİN TASFİYESİDİR
Maalesef Türk devleti yine kirli oyunlar içine girmiş durumda ama bu Türk devletinin oynadığı ilk kirli oyun değil. Bizler Türk devletinin tarihini biliyoruz, Kürtlere yönelik soykırım ve Kürt kimliğini tanımama üzerinden kendisini var etmiştir. Önderlik Türk devletinin bu soykırım politikasını sonlandırmak istiyor. Çünkü tehlike Türkiye için de geçerlidir. Türk devleti ve AKP-MHP iktidarı bu gerçeği görmüyor. Bu yüzden bu saldırıları geliştirdiler. Kuzey-Doğu Suriye’de sorunların diyalog yoluyla çözülmesine engel oldular. El-Kaide üyesi Colani’yi ve El-Kaide-DAİŞ türevi çeteleri Suriye’de iktidar yaptılar. Bu iktidar aslında irade sahibi değildir, kapitalist güçler Ortadoğu’daki politikalarını Colani üzerinden yürütüyorlar. Türk devleti bu kirli planı yürütüyor diğer güçler de destek veriyor.
Kürt kadınları, gençleri ve Kürt halkı dostları şunu bilmelidir; bu plan uluslararası bir plandır. 1999 yılındaki komplo gibidir, amaç Özgürlük Hareketi’nin tasfiyesidir, amaç devrim değerlerlerinin, Kürt halkının iradesinin teslim alınmasıdır. Köleliği dayatıyorlar bize. Bu yüzyılda o kadar kazanımlarımız var herhalde kurbanlık koyun gibi başımızı bıçak altına uzatmayacağız. Teslim olmayacağız, bedel ödeyeceğiz, acı çekeceğiz ki şuanda da acı çekiyoruz, halkımız göç ediyor, kadınlara, halkımıza karşı savaş suçları işleniyor ama büyük bir direniş sergileyerek bu planı boşa çıkaracağız. Bu yüzden başta genç kadınlar olarak hepimiz örgütlenmeliyiz, birliğimizi güçlendirmeliyiz. Herkesi bu direnişe destek vermeye çağırıyoruz. Bu süreçte 4 parça Kürdistan’da ve yurtdışında güçlü eylemler yapıldı ama artık bıçak kemiğe dayanmış durumda.
Kürt halkı, Kürt kadınları, Kürt gençleri ve Kürdistan’da yaşayan halklar olarak ya özgür bir yaşamı garanti altına alacağız ya tarihi bir direniş sergileyeceğiz, şehadetse şehadet, yaralanmaysa yaralanma ama mutlaka direniş cephesini sağlamlaştıracağız. Bu temelde tüm gençlerin hareket halinde olması lazım, seferberlik ruhuyla yönünü direniş alanlarına vermelidir. Başta Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’de bunu geliştirmeliyiz. Dünyanın her ülkesinde milyonlarca Kürt var, artık dönem şu partili, bu partili dönemi değil, zaman Kürt halkının birlik zamanıdır, zaman ulusal birlik zamanıdır, zaman Kürt halkının değerlerine sahip çıkma zamanıdır. Bu yüzden başta Avrupa, Bakûr ve Başûr’da Kürt gençleri ve tüm Kürt halkı alanlara akmalıdır. Aralıksız bir şekilde, gece gündüz eylemler yapılmalı. Her şeyi bırakıp alanlarda olunmalı, Türk devletinin ve çetelerin vahşetini, savaş suçlarını uluslararası kamuoyunda teşhir edilmeli.
ÇOK BÜYÜK BİR ÖZEL SAVAŞ YÜRÜTÜLÜYOR
Sadece Kürt halkını değil tüm kamuoyunu harekete geçirmeliyiz. Bizi tanıyan, tanımayan herkesi büyük bir propagandayla, organizasyonla, sosyal medyayı, dijital medyayı, tüm basın-yayın organlarını, diplomasiyi kullanarak herkesi harekete geçirmeliyiz. Milletvekilleri, insan hakları savunucuları, insan hakları kurumları da devreye konulmalıdır. Bu kurumların görevlerini hatırlatmalıyız. Bu temelde mücadele aralıksız bir şekilde sürdürülmelidir. Çok büyük bir özel savaş yürütülüyor. Özel savaşı, psikolojik savaşı özellikle de sosyal medyada yürütüyorlar. Türk devleti medyası, Arap devletleri medyası, Türk ve Arap şovenizmini çok fazla öne çıkarıyor. Bizim de halkların kardeşliğini öne çıkarmamız gerekiyor. Bu özel savaş politikaları irademizi kırmamalı, moralimizi bozmamalı, gündemimizi değiştirmemeli.
Hedefimiz net olmalı, hedefimiz bu saldırıların boşa çıkarılması, hedefimiz, Kürt halkının birliğini inşa edilmesi, hedefimiz gençler öncülüğünde bu savaşın sonlandırılmasıdır. Bu yüzden herkes mücadele ve direniş halinde olmalıdır. Bizler artık ülkemizin askeri olmalıyız, ülkemiz için mücadele etmeliyiz. Şuan Rojhilat’ta da katliamlar var. Rojhilat’ta da gençler, kadınlar ve halklar öncülüğünde bir mücadele yürütülüyor. Kürdistan’ın 2 parçasında Rojava ve Rojhilat’ta büyük bir savaş yaşanıyor. Bundan dolayı tüm gücümüzü harekete geçirmeliyiz. Önderlik ve hareketimiz bu sürecin Kürt sorunun çözümüne vesile olmasında ısrar ediyor. Fakat bu saldırılar Türk devletinin barış ve çözüm gibi bir niyeti olmadığını gösteriyor. Tam tersi amaçları ya teslimiyet, ya da tasfiyedir. Halkımızı bu yüzyılda da köleliğe mahkum etmek istiyorlar. Bu yüzden her yerde muhtemel saldırılara ve direnişe hazırlıklı olmalıyız.
Kürt gençlerine özellikle de genç kadınlara çağrımızdır; tarihi rollerini daha güçlü bir şekilde oynamalıdırlar. Heval Sara, Rojbîn, Ronahî, Leyla Kasım, Faraşin, Deniz, Ziyad, Hawar yoldaşların fedai ruhuyla büyük bir direnişi örgütlemeli, kendilerini eğitmeli, gençleri ve toplumu bilinçlendirmelidirler. Çünkü bu yıl halkımızın, kadınların kaderinin belirleneceği bir yıldır. Bu mesajı tüm düşmanlarımıza vereceğiz; biz teslim olmayacağız, yurtsever devrimci değerlerimizden, özgür yaşam çizgisinden, özgür kadın çizgisinden vazgeçmeyeceğiz, kanımızın son damlasına kadar halkımızı ve devrim değerlerimizi savunacağız. Özgürlük dışında, özgür toplum değerleri dışında hiçbir yol tanımıyoruz.
Eğer bu kirli planları boşa çıkaramazsak, Önderliğimizin, halkımızın özgürlüğünü sağlayamazsak, ülkemizi işgalcilerden kurtaramazsak bizler de bu halka borçlu kalırız. Bizler sağlam durursak, Rêber Apo ve şehitler çizgisinde kendimizi örgütlersek, mücadele edersek başarıya ulaşırız. Bizim için başarıdan başka bir yol yok. Kürt halkı, Kürt kadınları 21. Yüzyılda köle bir yaşam yaşayamaz bu ölümdür, yok olmadır, bu tarihten silinmektir. Bu yüzden bizler yeni bir tarih yazıyoruz. Tarihi bir süreçten geçiyoruz, her eylem, her direniş, her katılım bir tarih yazıyor. Bu temelde tüm arkadaşların, tüm halkımızın tarihi mücadelelerinde başarılar diliyorum, ya kazanacağız, ya kazanacağız başka yolu yok. Önderlikle ülkemizde özgür bir yaşamı kuracağız.