GÖRÜNTÜLÜ

Fabian Molina: Rojava’ya yönelik saldırılar Avrupa için de bir tehdittir

Cihatçı grupların Rojava’ya yönelik saldırılarının demokrasiye ve insan haklarına yönelik ağır bir saldırı olduğunu belirten İsviçre milletvekili Fabian Molina, “Bu saldırılar Avrupa için de büyük bir tehdit; derhal harekete geçilmeli” dedi.

FABIAN MOLINA

Türk devleti destekli Şam hükümetine bağlı HTŞ-DAİŞ çetelerinin Rojava’ya yönelik işgal saldırılarına uluslararası alandan tepkiler gelmeye devam ediyor.

ANF’ye konuşan İsviçre Federal Parlamento Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu üyesi Fabian Molina, Rojava’ya yönelik işgal saldırılarının yalnızca Kürtlere değil; demokrasiye, insan haklarına ve uluslararası hukuka karşı da ağır bir saldırı olduğunu belirtti. Kürtlerin DAİŞ barbarlığına karşı verdiği mücadeleyi hatırlatan Molina, “Rojava, savaş ve otoriterlik baskısı altındaki bir bölgede bir umut yeridir. Onu korumak için derhal harekete geçilmeli” diyerek çağrıda bulundu.

‘DEMOKRASİYE VE İNSAN HAKLARINA SALDIRIDIR’

İşgal saldırılarının Türk devletinin desteğiyle yürütüldüğüne işaret eden Molina, bu saldırıların asıl amacının Rojava’daki sistemi yok etmek olduğunu kaydetti. Molina, şunları söyledi: “Suriye hükümeti ve aynı zamanda Türkiye tarafından da desteklenen bu saldırılar kesinlikle kabul edilemez. Bunlar yalnızca binlerce insanın hayatını değil, aynı zamanda demokrasinin, temel hakların ve azınlık haklarının sembolü olan bir bölgenin işleyişini ve varlığını da tehlikeye atmaktadır. Tüm uluslararası toplumun, Suriye’den ve aynı zamanda Türk hükümetinden uluslararası insancıl hukuka saygı göstermelerini ve Kürtler ile diğer azınlıklara yönelik bu saldırıları durdurmalarını talep etmesi son derece önemlidir. Suriye siyasetinde yaşanan bu gerilimleri askeri yollarla çözmek için hiçbir neden yoktur.”

‘AVRUPA İÇİN DE BÜYÜK BİR TEHDİT’

Kürtlerin DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleyi hatırlatan Parlamenter Molina, Rojava’ya dönük saldırıların aynı zamanda Avrupa için de büyük bir tehdit olduğunu belirterek şunları ifade etti:

“Kürtler, dünyayı DAİŞ’in barbarlığından kurtardı. Binlerce hayat feda ettiler. Bu barbarlığa karşı mücadelelerinde büyük bir cesaret gösterdiler. Şimdi de dünyanın ve tüm insanlığın gözleri önünde, ABD’nin Kürtlere nasıl ihanet ettiğini görüyoruz. Ve bunu, tüm insanlığın vicdanı açısından gerçekten dayanılmaz buluyorum. Bölgeye dönük saldırılar ve cihatçıların serbest bırakılması, Avrupa devletleri için büyük bir tehlikedir. Tutuklu olan binlerce cihatçı teröristin aslen Avrupa vatandaşı olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden, serbest kalacak bu cihatçıların Avrupa demokrasilerine yönelik saldırılarını sürdürmeleri muhtemeldir.

Ayrıca bölgeyi istikrarsızlaştırmaya da devam edeceklerdir. Bu teröristlerin serbest bırakılması, tüm insanlık için büyük bir tehlikedir. Bu nedenle Avrupa’nın ve tüm uluslararası toplumun, Türk ve Suriye hükümetleri nezdinde girişimlerde bulunarak güvenilir ve derhal yürürlüğe girecek bir ateşkesin sağlanmasını ve geçen yılın mart ayındaki anlaşmaya geri dönülmesini talep etmesi önemlidir. Ardından, siyasi bir sürecin başlatılması için baskı yapılmalıdır.”

‘KRAVAT TAKILDIĞINDA CİHATÇILIKTAN ÇIKILMIYOR’

Şam Geçici Hükümet Başkanı Colani’nin uluslararası alanda meşrulaştırılmak istenmesinin asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Molina, şunları belirtti:

“Kürtler için büyük sorun tam da budur.  Onlar DAİŞ’e karşı savaştılar ve onları yendiler. Şimdi ise aynı teröristler meşrulaştırılmak isteniyor. Bir cihatçı, sadece kravat taktığı için büyük bir siyasetçi haline gelmez. Bugün Şam’daki bu yeni rejimin insan hakları, demokrasi ve bölgenin istikrarı için bir tehdit oluşturduğunu görmüyor muyuz? Artık kiminle konuştuğumuzun farkında olmamızın önemli olduğuna inanıyorum.

Bu nedenle uluslararası toplumun, insan haklarına saygı gösterilmesi, Suriye’de azınlık haklarının korunması için baskı yapması; tüm farklı güçleri ile etnik, dini ve siyasi azınlıkları kapsayan bir siyasi süreci teşvik etmesi büyük önem taşımaktadır. Böylece Suriye nihayet barış içinde bir ülke haline gelebilir.”

‘ROJAVA UMUDUN YERİDİR, HAREKETE GEÇİLMELİ’

“Rojava, savaş ve otoriterlik baskısı altındaki bir bölgede umudun sembolüdür” diyen Fabian Molina, işgal saldırına karşı uluslararası toplumun derhal harekete geçmesi için şu çağrıda bulundu:

“Rojava, savaş ve otoriterlik baskısı altındaki bir bölgede bir umut yeridir. Rojava, Ortadoğu’da azınlıkların korunmasının, kadın haklarının savunulmasının ve federalist, demokratik bir sistemle yönetmenin mümkün olduğunun kanıtıdır. Bu nedenle, tüm bölgenin istikrarı için de önemli bir yerdir.

Rojava’nın ayakta kalmasının ve uluslararası toplumun desteğini almasının hayati olduğuna inanıyorum. Uluslararası toplumun ve Avrupa hükümetlerinin uyanmasını, Kürtlerin Rojava’yı savunmak için mücadelelerini sürdürme cesaretine ve gücüne sahip olmalarını umuyorum.”