FEDA ve DAKB; Maraş, Roboski ve 19 Aralık cezaevi katliamlarının yıldönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yayınladı.
Aralık ayının Türkiye ve Kürdistan yakın tarihinde Alevilere, devrimcilere ve Kürtlere yönelik en kanlı katliam ve soykırımların yaşandığı dönemlerden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada 19–26 Aralık 1978’de Maraş’ta Kürt-Türk Alevilere yönelik gerçekleştirilen saldırının “planlı, örgütlü ve devlet gözetiminde yürütülen etnik ve dinsel bir yok etme saldırısı” olduğu ifade edildi.
“MARAŞ, DEVLET GÖZETİMİNDE YÜRÜTÜLEN BİR SOYKIRIMDIR”
Açıklamada, Maraş’ta mahallelerin kuşatıldığı, yolların kesildiği ve kentin günlerce işgal edildiği hatırlatılarak, saldırganların önceden hedef alınan evleri işaretleyip eş zamanlı baskınlar düzenlediği belirtildi. “Alevileri temizleyin”, “Bugün cihad günüdür” sloganlarıyla yürütülen saldırıların, yalnızca etnik-dinsel arındırmayı değil, toplumsal muhalefeti bastırmayı da hedeflediğinin kaydediği açıklamada devletin, bu sürecin karar vericisi ve uygulayıcısı olduğu; polis ve askerin müdahale etmediği vurgulandı.
CEZAEVLERİNDEN ROBOSKİ’YE SÜREN ŞİDDET
FEDA ve DAKB, 19 Aralık 2000’de Hayata Dönüş Operasyonu adı altında aynı anda 20 cezaevine düzenlenen saldırılarda 30’dan fazla siyasi tutsağın öldürüldüğünü, yüzlercesinin ağır yaralandığını hatırlattı. Açıklamada ölümlerin ateşli silahlar, kimyasal maddeler ve yakıcı gazlarla gerçekleştiği belirtilerek, bunun Türkiye cezaevleri tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğu ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, 28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Roboski köyünde TSK uçaklarının bombardımanında 34 Kürt köylüsünün katledildiği hatırlatıldı. FEDA ve DAKB Aradan geçen yıllara rağmen faillerin yargılanmadığı, dosyanın karartıldığı ve ailelerin adalet mücadelesinin sürdüğü vurgulandı.
“HAKİKAT AÇIĞA ÇIKMADAN BARIŞ FİLİZLENMEZ”
Maraş’tan Roboski’ye, cezaevlerinden köylere uzanan bu örneklerin, Kürt halkına yönelik organize yok etme politikalarının kanıtı olduğu belirtilen açıklamada, arşivlerin açılmadığı, faillerin korunduğu ve mağdurlardan özür dilenmediği ifade edildi. Barış ve demokratik toplum tartışmalarının gündemde olduğu bu dönemin, hakikatle yüzleşmek için önemli bir fırsat sunduğu kaydedildi.
“Yüzleşme olmadan adalet olmaz; adalet olmadan toplumsal barış kurulmaz” denilen açıklamada, katliamların ve soykırımların unutturulmasına izin verilmeyeceği vurgulandı.
FEDA ve DAKB, Maraş ve Roboski soykırımları ile cezaevleri katliamlarının sorumlularının açığa çıkarılıp yargılanmasını, kayıp mezarların tespit edilerek ailelere teslim edilmesini ve yaşananlardan dolayı topluma hesap verilmesini talep etti.