GÖÇİZDER’in kapatılma kararı ‘hukuka uygun’ bulundu

GÖÇİZDER hakkında yerel mahkemenin verdiği kapatma kararı, İstinaf Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunarak onandı. Dernek yöneticilerinin ceza davasından beraat etmesine rağmen, bu karara karşı dernek avukatları dosyayı Yargıtay'a taşıdı.

GÖÇİZDER

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan dava sonucunda Göç İzleme Derneği (GÖÇİZDER) hakkında verilen kapatma kararı, yargı sürecinde yeni bir aşamaya geldi.

Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25 Aralık 2024’te derneğin feshine yönelik aldığı karara karşı yapılan itiraz, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından karara bağlandı.

İstinaf Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Dernek yönetimi ve avukatları, istinafın bu kararı sonrası dosyayı Yargıtay’a taşıyarak temyiz sürecini başlattı.

YEREL MAHKEME ‘ZULÜM’ NİTELEMESİNİ DEVLETİ AŞAĞILAMA SAYDI

Kapatma kararına imza atan Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi, gerekçeli kararında derneğin faaliyetlerini ağır suçlamalarla ilişkilendirdi. Mahkeme, GÖÇİZDER’in “terör örgütünün” amaç ve ideolojisi doğrultusunda hareket ettiğini, göç olgusunu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan gerçeklikten uzaklaştırarak tek yönlü bir ajitasyon ve karalama çalışmasına dönüştürdüğünü savundu.

Özellikle dernek tarafından hazırlanan raporlarda devletin güvenlik operasyonlarının “zulüm” olarak nitelendirilmesi ve devlet kurumlarının aşağılandığı iddiası, fesih kararının en güçlü dayanaklarından biri yapıldı.

Ayrıca mahkeme, derneğin 677 sayılı KHK ile kapatılan GÖÇ-DER’in bir devamı niteliğinde olduğunu ve sivil toplum maskesi altında örgütsel kitle propagandası yürüttüğünü iddia etti.

FİNANSAL HAREKETLER VE PROJE YARDIMLARI KAPATMA GEREKÇESİ YAPILDI

Kararın bir diğer önemli ayağını ise derneğin mali yapısına yönelik iddialar oluşturdu. Yerel mahkeme, derneğin Avrupa Birliği projeleri üzerinden yüksek meblağlarda döviz yardımı aldığını ve bu kaynakların mültecilere yardım adı altında örgüt mensuplarının finansmanı için kullanıldığını öne sürdü.

MASAK raporları ve kolluk tespitlerine dayandırılan bu gerekçede, derneğin yasal bir görünüm altında “terör örgütünün” kadro yapısına lojistik ve mali destek sağladığı savunuldu.

Dernek avukatları bu fonların tamamen yasal ve denetime açık olduğunu belirtse de mahkeme, bu faaliyetlerin dernek tüzüğündeki amaçların dışına çıktığına hükmetti.

İSTİNAF ‘ORGANİK BAĞ’ ŞARTI ARAMADI, BAŞVURUYU ESASTAN REDDETİ

Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 1 Nisan 2026 tarihli kararında yerel mahkemenin hükmünü yerinde buldu. İstinaf Mahkemesi, dernek yöneticilerinin İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada “örgüt üyeliği” suçlamasından beraat etmiş olmalarının, hukuk mahkemesinin vereceği kapatma kararını engellemeyeceğine dikkat çekti.

Kararda, ceza hukukunda aranan “organik bağ” şartının oluşmamasının, derneğin tüzüğüne ve milli güvenliğe aykırı faaliyet yürütmediği anlamına gelmeyeceği vurgulandı. İstinaf dairesi, sunulan delillerin dernek feshini gerektiren “haklı neden” teşkil ettiğini belirterek başvuruyu esastan reddetti.

SÜREÇ YARGITAY’DA DEVAM EDİYOR

GÖÇİZDER hukukçuları, istinafın bu onama kararını kabul etmeyerek dosyayı temyiz incelemesi için Yargıtay’a sundu.

Dernek yönetimi, hazırlanan göç raporlarının ifade özgürlüğü ve akademik çalışma kapsamında olduğunu, ceza davalarındaki beraat kararlarına rağmen derneğin kapatılmak istenmesinin sivil topluma yönelik bir baskı olduğunu savundu.