Kürdistan'da düzenlenen Barış ve Demokratik Toplum Buluşmalarında ortaya çıkan talepler ve izlenimlerine dair konuşan Suzan Akipa, "“Toplantılarda hissedilen yoğun ilgi ve heyecan doğrudan Sayın Öcalan’a yönelikti. Halkın en temel talebi Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü oldu" dedi.
Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) öncülüğünde Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları kapsamında birçok merkezde halk toplantısı gerçekleştirildi. Serhed, Amed ve Dersim merkez ile ilçelerinde iki koldan yapılan halk toplantılarına, İmralı hapishanesinden tahliye edilen Veysi Aktaş ve Çetin Arkaş da katıldı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği toplantılarda Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair değerlendirmeler yapılırken, halkın bu süreçteki talepleri, eleştirileri ve kaygıları da dinlendi. En küçük ilçede dahi yoğun bir kalabalığın oluşturduğu halk toplantıları, geçtiğimiz gün Amed ve Kars'ta yapılan toplantılarla son buldu.
Yapılan toplantılarda divanda yer alan isimlerden biri de Asrın Hukuk Bürosu Avukatlarından Suzan Akipa oldu. Toplantılara dair izlenimlerini ve halkın temel taleplerini ajansımıza anlatan Suzan Akipa, toplantıların temel gündeminin Kürt sorununun tarihsel seyri, inkâr politikaları ve bu politikalara karşı gelişen Kürt mücadelesi olduğunu belirtti.
'BÜTÜN BAŞLIKLAR İLGİYLE İZLENDİ'
Suzan Akipa, toplantılarda halkın en fazla ilgi gösterdiği başlığın ise İmralı Adası’ndaki yaşam koşulları olduğunu vurguladı. Bu ilginin nedenlerinden birinin, geçmişte belirli dönemlerde Sayın Abdullah Öcalan’ın sekreteryalığını yapmış iki kişinin toplantılara katılması olduğunu belirten Suzan Akipa, şunları söyledi: “İmralı Adası’ndaki yaşam, Sayın Öcalan’ın tutulma koşulları, onunla kurulan ilişkiler, anılar ve İmralı’da oluşturulan görüşme masasının mahiyeti, halk tarafından büyük bir dikkatle dinlendi. Avukatların Sayın Öcalan’la yaptığı görüşmelerin içeriği de ilgiyle izlendi. Bu başlıklar halk açısından önderliksel durumu daha somut hale getirdi."
Toplantıların merkezinde yer alan bir diğer temel başlığın Kürt kadınları olduğunu söyleyen Suzan Akipa, “Kürt kadınları, Kürt mücadelesinin en önemli dinamiği ve motor gücü olarak ele alındı. Kadınların direnişteki yeri, savaşın kadınlara yansıması ve kadınların barışı inşa etmedeki kurucu rolleri üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı” dedi.
'EN BÜYÜK VE ORTAK TALEP SAYIN ÖCALAN'IN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜ OLDU'
Suzan Akipa, salonlarda açık biçimde görülen en güçlü talebin Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü olduğunu vurguladı. Halkın, Önder Apo’yu Kürt özgürlüğünün ve Kürt barışının güvencesi olarak gördüğünü belirten Suzan Akipa, şu ifadeleri kullandı: “En büyük ve en ortak talep, Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğüdür. Hem toplumla doğrudan buluşabilmesi hem de barış ve demokratik toplum sürecine eşit koşullarda dahil olabilmesi için özgür olması gerektiği çok net bir şekilde dile getirildi. Toplantılarda Rojava’nın durumu da yoğun biçimde tartışıldı. 200 yıllık inkâr süreci içerisinde büyük bedellerle kazanılan Kürt kazanımlarından taviz verilmeyeceğinin altı çizildi."
'HALK BARIŞIN GERÇEK VE KALICI OLMASINI İSTİYOR'
Devletin uzun süredir somut bir adım atmadığının da toplantıların ortak tespitlerinden biri olduğunu söyleyen Av. Suzan Akipa, eğer gerçek bir Kürt–Türk barışı hedefleniyorsa devletin acilen adım atması gerektiğini belirtti. Suzan Akipa, bu adımların başta siyasi tutsaklar, hasta tutsaklar, kayyum uygulamaları ve demokratik siyasal alanları kapsaması gerektiğini vurguladı.
Suzan Akipa konuşmasının devamında şunlara yer verdi: "Halkın devlete olan güvensizliği bu toplantılarda da açık bir şekilde görüldü. Bu güvensizlik soyut bir duygu değil. Güveni yeniden tesis edecek tek bir somut adımın dahi henüz atılmadığı toplantılarda açıkça ifade edildi. Halk, bir barış olacaksa bunun halk için ve halkla birlikte olması gerektiğini çok net biçimde ifade ediyor. Halka rağmen yürütülen bir barışın gerçek ve kalıcı olamayacağı görüşü güçlü şekilde dile getirildi.”
'TOPLANTILARDA SAYIN ÖCALAN'A YOĞUN İLGİ VARDI'
Bu kapsamda, Önder Apo’nun İmralı’da yürüttüğü görüşmelerin hem devlet hem de Kürt siyasal aktörleri tarafından daha şeffaf bir biçimde halkla paylaşılması gerektiğinin altını çizen Suzan Akipa, toplantılarda hissedilen yoğun ilgi ve heyecanın doğrudan Önder Apo’ya yönelik olduğunu vurguladı. Suzan Akipa, "Sekreteryalığında bulunmuş iki arkadaşın toplantılara katılması, salona adeta Sayın Öcalan’dan bir parçanın taşınmasını sağladı ve bu buluşmalar halk açısından onunla temas kurmanın bir aracı haline geldi. Ortaya çıkan coşku ve heyecan, Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün müjdecisi olarak da değerlendirilebilir" dedi.
'TOPLANTILAR ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇ İÇİN BİR YOL HARİTASI OLUŞTURUYOR'
Toplantıların yalnızca değerlendirme düzeyinde kalmayacağını belirten Asrın Hukuk Bürosu Avukatlarından Suzan Akipa, şu ifadelerle sözlerini tamamladı: “Bu toplantılar, oldu bitti anlamında ele alınmıyor. Halkın, kadınların ve toplantı bileşenlerinin dile getirdiği talepler ve eleştiriler not ediliyor ve önümüzdeki süreç için bir yol haritası oluşturuyor. Bu toplantılar, Sayın Öcalan’ın bizzat isteği ve talebiyle yapılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar da kuşkusuz kendisiyle paylaşılacaktır.”