Kürt meselesinde demokratik çözüme ilişkin en temel taleplerden biri hasta tutsakların serbest bırakılması olmasına rağmen, bu konuda tek bir adım atılmıyor, eziyet ısrarla sürdürülüyor.
Bu hasta tutsaklardan biri olan 65 yaşındaki Latif Akay’a hapishaneden Adli Tıp Kurumu’na (ATK) ve hastaneye kadar her kademede yaşatılan eziyet, Türkiye’deki politik hasta tutsaklara yönelik düşmanca yaklaşımın bir özetini oluşturuyor.
Birçok hastalığı tespit edilmesine rağmen ATK tarafından verilen “Hapishanede kalabilir” raporu nedeniyle sağlık durumu ağırlaşan ve hastaneye kaldırılan Akay, yoğun bakımda kelepçe işkencesine maruz kaldı, böbreği alınırken yapılan ameliyatta bağırsaklarına da zarar verildi.
Mahkum servisinde bir ayı aşkın zamandır babasının yanında refakatçi olarak kalan Serdar Akay, ANF’ye konuştu. Akay, gözlerinin önünde eriyen babasının kalan 1,5 aylık infazının derhal durdurulup, dışarıda tedavi görmesi gerektiğini vurguladı.
‘İTİRAFÇILARIN YALAN BEYANIYLA TUTUKLANDI, SAĞLIĞI HAPİSHANE KOŞULLARINDA BOZULDU!’
Akay, Mêrdîn Kerboran (Dargeçit) Gelîkur köyünde yaşayan, çiftçilik ve hayvancılık yapan babası Latif Akay’ın 2019 yılında iki itirafçının yalan beyanı sonucunda gözaltına alınıp tutuklandığını belirtti. Akay, dosyada yalan itiraflar dışında hiçbir somut iddia olmamasına rağmen babasının “Örgüt üyeliği” iddiasıyla 8 yıl 9 ay ceza aldığını anlattı.
Tutuklandığında babasının geçirdiği trafik kazasından ötürü sol kalçasında platin ve böbreklerinde taşlar dışında herhangi bir rahatsızlığı olmadığına işaret eden Akay, “Babamın sağlığı hapishane koşullarında bozuldu. Mardin E Tipi Hapishanesi’nde 3 yıl kaldıktan sonra Batman Beşiri T Tipi Hapishanesi’ne sürgün edildi. İçeride geçirdiği yaklaşık 7 sene içerisinde birçok hastalığı baş gösterdi. Böbrek rahatsızlığı ağırlaştı, katarakt, prostat ve şeker hastası oldu, ciğerlerinde lekeler oluştu, buna bağlı olarak astım başladı. Batman Beşiri Hapishanesi’nde sol diz kapağı kırıldı ama hapishane idaresi tarafından hiç tedavi edilmedi” dedi.
‘BABAMIN BİRÇOK HASTALIĞINA YER VERMEYEN ATK, HAPİSHANEDE KALABİLECEĞİ MÜTALAASINI VERDİ’
ATK 11. İhtisas Kurulu’na sevk edilen babasının birçok hastalığına yer verilmediği muayene bulgularında sol böbreğinde renal multiple taşlar olduğu, kataraktın yanı sıra femur boyun kırığı tespit edildiğini belirten Akay, buna rağmen “Düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam edilebileceği” şeklinde oy birliğiyle mütalaa verildiğini aktardı. Bu rapor sonrası tekrar hapishaneye götürülen babasının sağlık durumunun giderek kötüleştiğini dile getiren Akay, hapishanede tedavisi 4 ay boyunca ihmal edildiği için böbreğindeki enfeksiyonun yayıldığına dikkat çekti.
‘BATMAN HASTANESİ’NDEKİ ‘DOKTORLARIN’ ALAYCI DİLİNE MARUZ KALIYORUZ’
Babasının 12.08.2025 tarihinde Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin mahkum servisine yatırıldığını anlatan Akay, burada hastane doktorlarının gayri ciddi ve umursamaz tavrıyla karşı karşıya kaldıklarını duyurdu. Doktora “Merhaba” dediğinde kendisine “Güle güle” şeklinde cevap verdiğini anlatan Akay, “Ben ve amcam, babamın yanında nöbetleşe refakatçi olarak kalıyoruz. Ne zaman bilgi almak istesek doktorların alaycı diline maruz kalıyoruz. Bize herhangi bir hasta bilgilendirmesi yapmıyorlar. Doğru dürüst de ilgilenmiyorlar. Serumunu bile ben değiştiriyorum. Tek başına zaten ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Bu süreçte tam 25 kilo verdi” dedi.
‘AMELİYATTA BAĞIRSAĞINA KESİK ATTIKLARI ORTAYA ÇIKTI!’
İki kez ameliyat edilen babasının yürüyecek durumunda olmamasına rağmen yoğun bakım ünitesinde hasta yatağına kelepçelendiğine dikkat çeken Akay, “Babamı iki kere ameliyat ettiler. Birinci ameliyatta böbreğini aldılar. 6 saat sürdü. Açık ameliyat yapmaları gerekirken, kapalı yaptıkları için kanaması oldu. Bu yetmiyormuş gibi ameliyat esnasında bağırsaklarına zarar verdiler. 10 gün de bu konuda bize bir şey söylemediler. Vücudunun her yeri şişmeye başlayınca çekilen röntgen sonucunda ameliyatta bağırsağına kesik attıkları ortaya çıktı ve tekrar ameliyata alındı. Her iki ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesine alındı. Yürümeye mecali olmamasına rağmen onu yoğun bakım yatağına kelepçelediler. Yanına gittiğimde eli ranzaya kelepçelenmişti. Böyle bir uygulama kabul edilemez” tepkisini gösterdi.
‘DENETİM SERBESTLİĞİNDEN YARARLANMAMASI İÇİN AV TÜFEĞİNİ TABANCA OLARAK GÖSTERDİLER’
Babasının günbegün gözleri önünde eridiğine dikkat çeken Akay, babasının sağlık durumunun tutulduğu mahkum servisinde daha da ağırlaştığını, kulak kristalleri yerinden oynadığı için bir de Vertigo atakları geçirdiğini belirtti.
Yalan itiraflarla babasının ömründen hem 7 yıl çalındığını hem de sağlığının bozulduğunu kaydeden Akay, sırf denetim serbestliğinden yararlanmaması için av tüfeğinin dosyada tabanca olarak gösterildiğine ve bundan ötürü cezasının 1 yıl daha uzatıldığına dikkat çekti. Babasının 2 ay sonra tekrar denetim serbestliğinden yararlanabileceğini belirten Akay, “Bizim için her geçen gün çok önemli. Eğer babamın tedavisi dışarıda yapılmış olsaydı bugün bu duruma gelmeyecekti. Her geçen gün eriyor. Durumu kötü, ayakta dahi duramıyor. Kulak kristalleri yerinden oynadığı için başı dönüyor, midesi bulanıyor. Zayıfladığı için kalçasındaki platin vücuduna zarar veriyor, zaten dizinde kırık var. Yani bu koşullarda bir insanı ısrarla tutmak düşmanlıktan başka bir şey değil” vurgusunda bulundu.
‘HER DÖNEM DEVLETİN HEDEFİ VE MAĞDURU OLDU!’
Bunun babasının yaşadığı ilk tutsaklık olmadığına da işaret eden Akay, 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesi sonrasından bu yana devletin hep hedefi olduğuna dikkat çekti. Babası Latif Akay’ın ilk kez 1985 yılında tutuklandığını anlatan Akay, “Babam o dönem işkencelerle ünlenen Diyarbakır zindanında 2 yıl kaldı. Hatta Sabri Ok ile aynı koğuştaydı. Daha sonra 1990’ların karanlık döneminde tekrar gözaltına alındı. 18 gün boyunca Mardin Dargeçit Jandarma Karakolu’nda Filistin askısı, elektrik gibi ağır işkencelerden geçirildi, tüm dişlerini kırdılar ve tekrar tutuklandı. Daha sonra bu davadan beraat etti. En son da 2019 yılındaki hukuksuz tutuklama oldu. Yani babam her dönemde devletin hedefi ve mağduru oldu” diye konuştu.
‘ARTIK BU EZİYET SON BULSUN, İNFAZI DURDURULSUN, TEDAVİ HAKKINA KAVUŞSUN!’
Babasının infazının durdurulması için Adalet Bakanlığı’ndan Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na, Batman İnfaz Savcılığı’na kadar defalarca dilekçeler verdiklerini belirten Akay, bu dilekçelerin hepsine olumsuz cevaplar geldiğini, Adalet Bakanlığı’ndan ise durumun gözden geçirilmesine ilişkin bir yazı aldıklarını aktardı. Babasının cezasının az kaldığını ve bu nedenle infazın durdurulabileceğini belirten Akay, “Şu ana kadar babamı zaten bırakmaları gerekiyordu. Bu koşullarda tedavisi yapılmadığı gibi bağırsaklarına zarar vererek daha çok komplikasyona neden oldular. Doktorlar karşılarında mahkum olduğu zaman ayrı bir uygulamaya giriyorlar. Sanki doktor değil de savcı veya jandarmaya dönüşüyorlar. Durum böyleyken babamın iyileşmesine imkan yok. Bu 7 yılda 1,5 aydır bu mahkum servisinde yaşatılanlar çok ağırıma gitti. Babam hırsızlık yapmadı, kimsenin ırzına geçmedi, milletin çoluk çocuğunu uyuşturucuyla zehirlemedi, kimseyi vurmadı. Artık bu eziyet son bulsun, 2 ay kalan infazı durdurulsun, tedavi hakkına kavuşsun” dedi.