HRW: Kalıcı barış için adalet ve hukuk reformları şart

Aralarında HRW’nin de olduğu üç kuruluş, Meclis’te Kürt meselesine ilişkin komisyonu kapsamlı hukuk ve adalet reformları yapmaya çağırdı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu, Türkiye’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na kapsamlı hukuk ve adalet reformları yapma çağrısında bulundu. 

Kuruluşlar, komisyona sunulan ortak brifingde, çatışmanın kalıcı olarak sonlanması ve barışın sürdürülebilmesi için reformların zorunlu olduğunu vurguladı.

Komisyon, PKK’nin silah yakma ve fesih kararı sonrası Ağustos 2025’te kurulmuştu. Açıklamada, barışın sadece silahların susmasıyla değil, Kürtler ve diğer topluluklara yönelik uzun süredir uygulanan baskıcı ve ayrımcı yasaların değiştirilmesiyle mümkün olacağı belirtildi.

Açıklamada dört temel reform alanı öneriliyor:

Terörle mücadele yasalarının yeniden düzenlenmesi: Gazeteciler, avukatlar ve aktivistleri hedef alan muğlak maddeler kaldırılmalı.

Seçilmiş siyasetçilere yönelik cezai baskının son bulması: Görevden almalarda uluslararası demokratik standartlara uyulmalı.

Barışçıl toplanma hakkının güvence altına alınması: Gösteri yasası ve polis müdahaleleri konusunda reform yapılmalı.

“Umut hakkı”nın tanınması: Ağırlaştırılmış müebbet mahpusların salıverilme ihtimallerinin gerçek bir değerlendirme sürecine kavuşması sağlanmalı.

Kuruluşlar ayrıca yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve çatışma dönemi insan hakları ihlallerinde hesap verebilirlik mekanizmalarının kurulması gerektiğinin altını çizdi.

HRW Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, “Komisyonun görevini yerine getirebilmesi için sembolik tavsiyelerin ötesine geçmesi ve çatışma, baskı ve cezasızlığı onlarca yıldır ayakta tutan yapısal adaletsizlikler ile ayrımcı hukuki düzenlemeleri ele alması gerekir,” dedi. Shakirov, “Kalıcı bir barışa ulaşmak, bu temellerin yıkılarak onların yerine yaptırım gücü olan insan hakları güvencelerinin tesis edilmesi ve hesap verebilirlik ile demokratik kapsayıcılığın güvence altına alınmasıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullandı.