GÖRÜNTÜLÜ

Hüseyin Aykol'un yoldaşları: Onun kalemini taşıyacağız

Gazeteci Hüseyin Aykol'un Amed'de kurulan taziyesine katılan meslektaşları, "Bizler Hüseyin Hoca'nın mirasını devraldık. Onun kalemini taşıyacağız" dedi.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) gazeteci Hüseyin Aykol için Amed'de taziye kuruldu. DFG'de kurulan taziyede, Aykol'un çiçeklerle bezenmiş fotoğrafına yer verildi. Taziyeye katılanlar, Aykol'la ilgili anı ve duygularını bırakılan anı defteriyle kaleme aldı. 

Hüseyin Aykol'un yaşamına ve direnişine tanıklık eden yoldaşları ANF'ye konuştu.

'HÜSEYİN HOCA ÖNCÜMÜZDÜ'

Semra Turan, Hüseyin Aykol’un gazetecilik alanındaki etkisini şu şekilde aktardı: "Bizler Hüseyin Hoca'nın stajyerleri olarak kendimizi görüyoruz. Çünkü mesleğe ilkin Hüseyin Hoca'nın atölyelerde verdiği gazetecilik eğitimleriyle başladık. Dolayısıyla da kendisini hem öğretmenimiz hem de öncümüz olarak gördüğümüzü ifade etmek istiyorum. Hüseyin Hoca'yla 2015 ve 2016 yıllarında Ankara'da stajyerlik yaptığım dönemde tanıştık. Hüseyin Hoca benim için özveriyle emek veren bir gazeteci, bilgisini kendisiyle birlikte çalışan herkesle paylaşan öncümüzdü. Hüseyin Hoca, sabahın erken saatlerinde büroya herkesten önce gider, çayı demler, gündemi takip eder ve arkadaşlarla gündemi tartışırdı. Hüseyin Hoca, bilgiyi sadece kendinde toplayan değil aynı zamanda herkese aktaran ve nasıl bir gazetecilik yapması gerektiğini üzerine de yol ve yöntem sunan bir gazeteciydi. Bu yüzden emek, özveri, bilginin paylaşımı Hüseyin Hoca'yla eşdeğer bir noktadaydı."

'TUTSAKLARLA ÖZEL BİR BAĞI VARDI'

Hüseyin Aykol'un cezaevlerinde olan tutsaklarla özel bir bağı olduğuna dikkat çeken Fethi Balaban, "Hüseyin Hoca, arkasında onun izinde yürüyen yüzlerce gazeteci bıraktı. Onun mücadelesi ve geleneğine sahip çıkan yüzlerce gazeteci var. Hüseyin Hoca'nın dokunmadığı hiçbir gazeteci yoktur. Hüseyin Hoca, herkese öncü oldu. Hepimize gazeteciliği öğretti.. Bizlere doğru yolu ve yöntemi gösterdi. Özelikle Hüseyin Hoca'nın cezaevlerinde tutulan tutsaklarla özel bir bağı vardı. Bizler cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini ondan öğreniyorduk. Cezaevindeki tutsaklarla hep iletişim halindeydi. Hüseyin Hoca'nın mütevazı bir kişiliği vardı. Bizler onun mirasını devraldık" dedi.