Kahramanlık Haftası’nın ruhu tüm direnişlerin doğuşudur

Kahramanlık Haftası’na anlam kazandıran süreç Özgürlük Hareketi’nin öncülerinden Mazlum Doğan’ın 21 Mart 1982’de gerçekleştirdiği eylem sonucu şehadete ulaşması ve komutan Egîd’in 28 Mart 1986’da kahramanca şehit düşmesiyle şekillenmiştir.

KAHRAMANLIK HAFTASI

Şüphesiz, tüm direnişçi halkların tarihinde kahramanlık günleri olarak anılan günler vardır. Ancak Kürt halkı için bunu bir kahramanlık haftası olarak yaşamak ve bu temelde mücadelesine anlam vermek; tarihsel ve toplumsal yönüyle son derece önemlidir. Bu durum aynı zamanda Kürt toplumunun gerçekliğinden kaynaklanmaktadır. Hem tarihsel hem de toplumsal gerçeklikler bakımından Kürdistan halkı oldukça farklı bir tarihe sahiptir. Kürt halkının tarihi, özellikle son 200 yıl, tamamen katliamlarla geçmiştir. Tamamı acı, eziyet ve kederle doludur. Böyle bir tarihsel gerçeklik içinde, Apocu hareketin gelişimiyle ve onun yürüttüğü özgürlük mücadelesiyle, özellikle son 200 yılın ve genel olarak da binlerce yılın tarihsel gerçekliklerinde çok büyük bir değişim yaşanmıştır. Özgürlük mücadelesi tarihinde Kahramanlık Haftası’nın ortaya çıkmasının ve bu kadar önem kazanmasının nedeni de bu tarihsel gerçekliklerdir.

Kahramanlık Haftası’na anlam kazandıran süreç Özgürlük Hareketi’nin öncülerinden Mazlum Doğan’ın 21 Mart 1982’de gerçekleştirdiği kahramanca eylem sonucu şehadete ulaşması ve aynı şekilde büyük komutan Egîd’in (Mahsum Korkmaz) 28 Mart 1986’da kahramanca şehit düşmesiyle şekillenmiştir. Bu iki şehadet arasında geçen günler her yıl kahramanlık haftası olarak anılmaktadır. Bu haftanın önemi ise, bu yoldaşların şahsiyetinden sonra Kürdistan tarihinde gerçekleştirilen değişim ve dönüşümlerdir. Büyük öncüler Mazlum Doğan ve komutan Mahsum Korkmaz’ın ortaya koyduğu gerçekliklerdir. Bu gerçeklikler, Kürt şahsiyetinde toplumsal, tarihsel, siyasal, ideolojik, düşünsel, zihinsel ve yaşamsal olarak köklü değişimlere yol açmıştır. Özgürlük mücadelesi tarihinde ortaya çıkan kahramanlık düzeyinin, bu öncü şahsiyetlerin karakterinde somutlaşması, bu haftanın önemini belirleyen temel faktörlerden biridir. Kimlik kazandıran ve Apocu hareketin tüm ideolojik değerlerini oluşturan; tarih içinde öne çıkan bu kahramanların şahsiyetidir. Bu temelde tarih şekillenmiştir.

Bu açıdan Mazlum Doğan’ın önemi açıkça ortaya çıkmaktadır. Çünkü hareket, parti olma özelliklerini, yaşam tarzını ve militan kimliğini Mazlum Doğan şahsında edinmiştir. Kendi yaşam özellikleriyle Apocu harekete kimlik kazandırmıştır. Bu noktada Mazlum Doğan, gerçekleştirdiği eylemle bunu zirveye taşımıştır. Kuşkusuz bu bir başlangıçtır ve sonrasında özgürlük mücadelesi tarihine damgasını vuran tüm gelişmeler, kaynağını bu başlangıçtan almıştır. Kimlik kazanımı açısından bir kaynak oluşturması, Kürt toplumu ve Kürdistan’da ortaya çıkan ideolojik, siyasal ve toplumsal gelişmeler için önemli bir başlangıç ve büyük bir ilerleme anlamına gelmektedir. Mazlum Doğan’ın kişiliğinin önemini ortaya koyan da budur. Yok oluşa doğru giden Kürt toplumu, özgürlük hareketiyle birlikte yeniden irade kazanmaktadır.

KÜRT ADINA SÜRDÜRÜLECEK YAŞAMIN ÖNCÜLÜĞÜNÜ YAPTILAR

İradesi elinden alınmış, zayıflatılmış, artık kendi adına söz söyleyemeyen, dilinden ve kültüründen uzaklaştırılmış, varlığını dile getirmeye dahi cesaret edemeyen, korkuyla konuşan ve kendi olmaktan uzaklaştırılmış bu toplum; Apocu hareketin doğuşuyla birlikte yeniden irade kazanmaktadır. En ağır koşulların yaşandığı Diyarbakır Zindanı gibi ortamlarda, özellikle 12 Eylül darbesi sonrasında Türk devletinin faşizmi toplum üzerinde en üst düzeyde uyguladığı bir dönemde büyük öncü Mazlum Doğan, ortaya koyduğu irade ile bu faşizmi yıkmıştır. Ortaya koyduğu irade, geliştirdiği direniş ve sergilediği kişilik özellikleri temelinde yeni bir insan tipi, yeni bir Kürtlük anlayışı ortaya çıkarmıştır. Mazlum Doğan, bu eylemiyle, bundan sonra Kürtlük ve insanlık adına sürdürülecek yaşamın öncülüğünü yapmıştır.

Bu noktada, gerillanın Kürdistan dağlarına çıkışı, dağlardaki direnişi, gerilla hareketinin başlaması ve 15 Ağustos 1984’te başlayan gerilla savaşı da kaynağını bu direnişten almaktadır. Bu süreçte Kürdistan dağlarında gerilla savaşına öncülük eden, onu yöneten, savaşı başlatan ve tarihi yeniden yazan kişi ise komutan Mahsum Korkmaz’dır. Komutan Mahsum Korkmaz, Mazlum Doğan tarafından partiye kazandırılmış bir kişiliktir. Burada önemli olan, bu gerçeği doğru okumaktır. Bir şahsiyet kendi zamanını yarattığında; gerçeğe ulaştığında; tüm yaşamıyla, tüm çabasıyla, mücadeleyle, direnişle, özgürlükle bütünleştiğinde, bu şahsiyet tarihi de değiştirebilir, toplumu da dönüştürebilir. Böyle bir kişi, mücadelesinin sürekliliğinde yaşamaya devam eder. Bu nedenle, büyük komutan heval Mahsum Korkmaz’ın şahsiyetinde ortaya çıkan şey, Apocu hareket gerçeğinin yeniden yaşam bulması ve gelişmesidir.

Bu gerçeklik, Mazlum Doğan öncülüğünde başlayan zindan direnişiyle kimliğini kazanmıştır. Artık ortaya çıkan bu irade ve bu direniş yok edilemez. Bu irade, zaferi ve başarıyı kesinleştirir. Bu kahramanlar şahsında yeni bir Kürdistan insanı, özgür bir Kürdistan insanı ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar silahlı mücadeleyle sürdürülen mücadele, Önder Apo’nun hamlesiyle yeni bir aşamaya geçmiştir. Eğer bu barış ve demokratik toplum süreci başarıya ulaşırsa, bugüne kadar elde edilen kazanımlar Kürt halkının mücadelesini daha ileri bir düzeye taşıyacaktır. Demokratik siyaset ve demokratik ulus anlayışının önü açılacaktır. Şüphesiz bu mücadelenin temelini atanlar ve bugüne kadar onun temel taşı olanlar asla unutulmayacak; her zaman Kürdistan halkının özgürlük mücadelesinin öncüleri olacaklardır. Bugün Kürt halkı olarak o kahramanlara ve Önder Apo’nun emeğine çok şey borçluyuz. Eğer Kürt halkı bu aşamaya ulaşmışsa, bu onların sayesinde olmuştur ve her zaman onların anısını yaşatmak gerekir.