Kanser hastası Karapınar gözaltına alındı, ilaçları verilmedi

Ev hapsinde olmasına rağmen gözaltına alınan ve 4 gündür Vatan Emniyet’te tutulan kanser hastası TAYAD’lı Hasan Karapınar ile görüşen avukatı Uğur Keşküş, müvekkilinin polisler tarafından darp edildiğine ve ilaçlarının verilmediğine dikkat çekti.

Ev hapsinde olmasına rağmen evi basılarak gözaltına alınan TAYAD’lı kanser hastası Hasan Karapınar’ın polisler tarafından darp edildiği ve ilaçlarının verilmediği ortaya çıktı. Tedavisi yarıda kesilen Karapınar ile görüşen avukatı Uğur Keşküş, ANF’ye konuştu.

İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan müvekkili Karapınar ile 10 Ekim günü görüşen Keşküş, “Görüşmemizde müvekkilim yorgundu, halsizdi ve aksayarak yürüyordu. Yüzünde darptan kaynaklı yara izleri mevcuttu. Hem gözaltına alındığı esnada hem de emniyette parmak izi işlemleri sırasında darp edildiğini aktardı” dedi.

YÜZÜNDE DARP İZLERİ VARDI, HALSİZDİ VE AKSAYARAK YÜRÜYORDU!

Avukat Uğur Keşküş, 10 aydır ev hapsinde olan ve kaçma şüphesi bulunmayan müvekkili Hasan Karapınar’ın 9 Ekim 2025 tarihinde işkenceyle gözaltına alındığına dikkat çekti. Müvekkilinin darp edilmesine tepki gösteren arkadaşı Sevcan Akdoğan’ın da gözaltına alındığına işaret eden Keşküş, “Gözaltındaki ilk 24 saat savcının tedbiri nedeniyle müvekkilimle görüştürülmedim. İlk kez 10 Ekim günü kendisi gördüm. Yorgundu, halsizdi ve aksayarak yürüyordu. Yüzünde darptan kaynaklı yara izleri mevcuttu. Hem gözaltına alındığı esnada hem de emniyette parmak izi alınırken darp edildiğini ifade etti. İlaçlarının da verilmediğini aktardı. Dosyada gizlilik kararı olduğu için neden gözaltına alındığını öğrenemedim. Bu hukuksuz gözaltı ve işkenceyi protesto etmek için, kendisiyle gözaltına alınan arkadaşı Sevcan Akdoğan ile birlikte açlık grevindeydi” diye konuştu.

‘HAPİSHANE KOŞULLARINDA KANSER İYİ HUYLUDAN KÖTÜ HUYLUYA ÇEVİRDİ!’

Müvekkili Karapınar’ın 2020 yılından bu yana lenf kanseri tedavisi gördüğünü ama buna rağmen iki kez tutuklandığını belirten Keşküş, yaşanan süreci şöyle anlattı: “Müvekkilime 2020 yılında lenf kanseri teşhisi kondu. İlk etapta iyi huylu olarak gözlemlenen kanserin tedavisi sürerken Ekim 2021'de tutuklandı ve hapishane koşullarında kanseri kötü huyluya çevirdi. Bu nedenle hapishanedeyken kemoterapi almak zorunda kaldı. Haziran 2022'de İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kanser hastalığı ve tedavisi gerekçe gösterilerek tahliye edildi.

‘ATK’NİN ‘HAPİSHANEDE KALAMAZ’ RAPORUYLA TAHLİYE OLDU’

Ancak Şubat 2024 tarihinde, yeni bir delil dahi gösterilmeden, önceki yargılamadaki iddiaların tekrarıyla yine tutuklandı. Bu nedenle hapishane koşullarında ameliyat olmak zorunda kaldı. Tutukluluğunun 10. ayında Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından verilen 16/12/2024 tarihli rapor ile kemoterapi aldığı süre boyunca hapishane şartlarında kalmasının sağlığı yönünden uygun olmadığına dair görüş bildirildi ve 26/12/2024 tarihinde İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ev hapsi tedbiri ile tahliye edildi. Yargılanması sürerken İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 14/07/2025 tarihinde, yani Karapınar'ın gözaltına alındığı tarihten 1,5 yıl sonra hakkındaki iddiaların önceki dosyası ile aynı iddialar olduğunu, geçmiş tarihlere dair yeni bir dosya açılamayacağının farkına vararak İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dosyasını gönderdi ve eski dosyası ile birleştirdi.”

‘MÜVEKKİLİM DERHAL SERBEST BIRAKILMALI!’

Karapınar’ın 10 aydır ev hapsinde olduğuna ve kanser tedavisi sürerken tekrar gözaltına alındığına dikkat çeken Keşküş, “Müvekkilim hiçbir gün adli kontrolünü ihlal etmedi ve 20 Kasım tarihinde görülecek duruşmasında tedbirin kaldırılmasını beklemekteydi. Ancak ev hapsi için bildirdiği adreste, hakkında gizlilik kararı olduğu iddia edilen bir soruşturma gerekçe gösterilerek tekrar gözaltına alındı. Oysa biz geçen hafta birlikte duruşmasına gittik. Yani ifadeye çağrılsa gidebilecekken, ev hapsinde olduğu eve baskın yaparak işkenceyle gözaltına aldılar. Kanser hastalığını atlatmış değil, hala tedavi görüyor ve ilaç kullanıyor. Doktorunun kontrolü altında olması gerekiyor. Zaten hapishanede kalamayacağına dair raporu var. Müvekkilim derhal serbest bırakılmalıdır” vurgusunda bulundu.