AMED
İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” şiarıyla sürdürdükleri eylemlerinin 880’inci haftasında Rezan (Bağlar) ilçesindeki Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eylemde, 25 Aralık 1994’te gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan İhsan Haran’ın akıbeti soruldu.
İHD Şube Yöneticisi Eylem Kaya tarafından okunan kayıp öyküsünde, Licê’ye bağlı Hüseynike Mahallesi’nin yakılmasının ardından ailesiyle Amed’e göç eden İhsan Haran’ın, Yeraltı Çarşısı inşaatında çalışırken üniformalı polisler tarafından gözaltına alındığı hatırlatıldı. Ailenin tüm başvurularının sonuçsuz kaldığı belirtilirken, AİHM’in 2005 yılında yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmettiği, JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan’ın Haran’ın JİTEM’de infaz edildiğine dair beyanlarına rağmen dosyada ilerleme sağlanmadığı vurgulandı. Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.
ÊLIH
Êlih’te İHD ve kayıp yakınları, eylemlerinin 716’ncı haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, 24 Aralık 1994’te İstanbul Aksaray’da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen İsmail Bahçeci’nin akıbeti gündeme getirildi.
İHD Şube Yöneticisi Sedat Yıldırım, Bahçeci’nin Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencisi ve Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu Başkanı olduğu için hedef alındığını, gözaltının inkâr edildiğini ve ailenin tüm girişimlerinin karşılıksız bırakıldığını belirtti. Dosyanın etkin biçimde soruşturulmadığına dikkat çekilen açıklama, oturma eylemiyle sona erdi.
COLEMÊRG
İHD Colemêrg Şubesi ve kayıp yakınları ise eylemlerinin 206’ncı haftasında Gever (Yüksekova) ilçesindeki Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartının açıldığı eylemde, 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra işkence edilerek katledilen Eyüp ve Mahir Karabey kardeşler için adalet talep edildi.
İHD yöneticisi Eren Baskın, Karabey kardeşlerin 26 Aralık 1995’te beyaz Toros marka bir araçla kaçırıldığını, iki ay sonra bedenlerinin Çukurca’ya bağlı Narlı köyünde işkence izleriyle bulunduğunu hatırlattı. Baskın, olayın ardından herhangi bir etkin soruşturma yürütülmediğini, ailenin tehdit edildiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu: “Eyüp ve Mahir Karabey dosyasında adalet sağlansın, sorumlular yargılansın.”