GÖRÜNTÜLÜ

Karayılan: Önder Apo özgür olmadan barış olmaz

Murat Karayılan, 33. Uluslararası Kürt Kültür Festivali için gönderdiği videolu mesajda, Kürt sorununun çözümü için iki temel adım gerektiğini söyledi. Karayılan, “Önder Apo özgür olmadan, Kürt dili ve kültürü özgür olmadan gerçek barış mümkün olmaz” dedi

MURAT KARAYILAN

 

"Özgür Önderlik ve Demokratik Toplum" şiari ile kutlanan ve Kurdistan Özgürlük Mücadelesini şehit düşen komutanlarından Nureddin Sofi, Emine Erciyes, Koçer Urfa ve Baxtiyar Gabar'a adanan 33. Uluslararası Kürt Festivali'nde, Murat Karayılan'ın gönderdiği  videolu mesaj yayınlandı. 


Karayılan’ın mesajı şöyle: 

Değerli halkımız!

Hareketimiz adına, tüm arkadaşlar adına sizi selamlıyorum. Size başarı ve zafer diliyorum. Kültür ve sanat festivalinizi kutluyorum. 

Halkımıza yönelik mevcut soykırım ve asimilasyonun olduğu süreçte Avrupa şehirlerinde 33 yıldır devam ettirilen festival çok kıymetlidir. Var olun!

Değerli yurtseverler, kıymetli halkımız! 

Sizlerin de bildiği gibi, Önder Apo’nun 27 Şubat’taki tarihi çağrısı ile Kürdistan Özgürlük Mücadelesi yeni bir aşamaya geçti. Ortadoğu bölgesinde savaş var, yeniden yapılandırma planları var. Önder Apo, bu süreci tehlike olarak gördü ve bundan dolayı Devlet Bahçeli’nin çağrısına cevap verdi. Bu dönemde Önder Apo, çok önemli kararlar aldı. Biz de Hareket olarak, PKK 12. Kongresi ile bu önemli ve stratejik kararları kabul ettik ve sonra da tek tek uyguladık. Ancak Türk devleti, şu ana kadar bazı olağan çabalar dışında tek bir adım dahi atmamıştır. 

ÇÖZÜM İÇİN İKİ ÖNEMLİ ADIMA İHTİYAÇ VAR

Kıymetli yurtseverler, değerli arkadaşlar! 

Bu dönemde Barış ve Demokratik Toplumu, halkların kardeşliğini geliştirmek; 1071 Malazgirtler ve 1920’lerdeki gibi Kürt ve Türk halkı arasında kardeşliği ve ittifakı geliştirmek isteyenler var. Biz buna hazırız. Ancak Kürt sorunu, yüzyılların sorunudur. Her şeyden önce samimiyet ister, güven ister, köklü adımlar ister. Ancak şu ana kadar Türkiye devleti böyle bir pratik ve çaba göstermemiştir. Biz takip ediyoruz. Türk devlet yetkilileri bu köklü sorunları gerçekten çözmek istiyor mu istemiyor mu? 

Çözüm için iki önemli adıma ihtiyaç var. Birincisi, Önder Apo fiziki olarak özgür olmalı. İkincisi ise, Kürt dili ve kültürü özgür olmalı, kültürel eşitlik olmalı. 

ÖNDER APO ÖZGÜR OLMAZSA, ZİNDANLAR DOLU OLURSA GERİLLA NASIL SİLAH BIRAKACAK?

Önder Apo’nun özgürlüğü, bir kişinin özgürlüğü değildir; tüm halkımız ve tüm arkadaşlar olarak biz, özgürlüğümüzü Önder Apo’nun özgürlüğünde görüyoruz. Zira bizim için kimliktir ve bu sürecin mimarıdır. Baş muhatap, birinci baş müzakerecidir. Bakıyoruz, bir komisyon kurulmuş. İyidir, komisyon bu çalışma için, bu süreç için oluşturulmuş. Ama bu süreci oluşturan kişiyi, bu sürecin mimarını dışında tutuyorlar. Görüşme yapalım mı yapmayalım mı diye tartışıyorlar. E bu süreci gerçekleştiren O’dur. Eğer siz de bu süreç için oluşturulan bir komisyonsanız, haliyle bunun mimarıyla görüşmeniz gerekiyor. Görüşme gerçekleştirmek şöyle dursun, özgür olması gerekiyor. Eğer Önder Apo özgür olmazsa hiçbir şey gerçekleşmez. Bunu herkes bilmeli. Önder Apo özgür olmazsa ve zindanlar dolu olursa gerilla nasıl silah bırakacak? Türk-Kürt kardeşliği nasıl olacak? Sözünü ettiğiniz iç barış nasıl gerçekleşecek? Hem bu olacak hem barışın inşacısı zindanda olacak ve gerçek barış sağlanacak! Bu nasıl olacak ki? Böyle olamayacağı açıktır. 

Öncelikle Önder Apo özgür olmalı. Ve yasaklar kaldırılmalı. Biz gerçek kardeşliği böyle geliştirebiliriz, gerçek barışı böyle inşa edebiliriz. Biz buna hazırız. 

HERKES CİDDİYETİMİZİ GÖRMELİ, ÇÖZÜMSÜZ DEĞİLİZ!

Bütün Türkiye devlet yetkilileri ve ilgili herkes bilmeli ki, biz bugüne kadar silah üzerine yemin ediyorduk, ancak 11 Temmuz’da Besê Hozat arkadaş öncülüğünde önemli bir adım atıldı. Biz silahları yaktık! Bu kolay bir şey değildir. Eğer biz bu sürece stratejik yaklaşmasaydık, böyle yapmazdık. Bu nedenle başta Türk devleti olmak üzere herkes ciddiyetimizi görmeli. 

Biz çözümsüz değiliz. Çözümümüz vardır. Biz Kürt halkı olarak, Hareket olarak Ortadoğu bölgesinde güçlüyüz. Bunu da herkes bilmeli. Bundan dolayı tehdit, oyun, hile tutmaz. Bunu herkes böyle bilsin. Ama samimiyet olursa biz gerçekten kalıcı barışa açığız. Önderimiz bu stratejik kararı almış; biz de onun arkasındayız. Fakat bu konuda sorumlu bir yaklaşım olmalı. Gerçekten ciddi adımlar atılmalı. Gerçekten bir barış sürecine girdiğimizi bilmemiz için buna ihtiyaç var. 

ÖNDER APO’YA UMUT HAKKI BÖLGEDE YENİ BİR DÖNEMİ GELİŞTİRECEKTİR

Değerli halkımız, kıymetli dostlar ve arkadaşlar!

Kürt sorununun ortaya çıkmasında Avrupa’nın da rolü var. Siz şimdi Avrupa’dasınız. Bu sorun Lozan’da çıkarıldı. Şimdi de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi iki gün sonra toplanacak, Umut Hakkı konusunu tartışacak. Gördünüz, daha önce Türkiye devletine vaat etmişlerdi. Adım atmalarının zamanıdır. Türkiye devleti şu ana kadar adım atmamıştır. Eğer Avrupa Konseyi barışın gerçekleşmesini istiyorsa, gerçekten ölümlerin yaşanmamasını istiyorsa, kendisi de sorumluluklarına sahip çıkmalı. Onlar için çağrımız budur. Olumlu bir adım atın. Barış için olumlu bir adım atın. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü, Umut Hakkı’nın verilmesi, kendisiyle birlikte bölgede yeni bir dönemi geliştirecektir. Bunun için siz de sorumluluklarınıza sahip çıkmalısınız. 

Değerli arkadaşlar, bu mesele sizi de ilgilendiriyor. Siz de onların kapısında olmalısınız. Onlardan olumlu bir adım atmalarını isteyin. Doğru bir karar alın. Halkımızın da kendi topraklarında özgür yaşamaya hakları var. Bu doğal bir haktır. Kimse bunun önünde engel olmamalı. 

BU SÜREÇ MÜCADELE SÜRECİDİR

Değerli arkadaşlar, kıymetli yurtseverler! Bu süreç, önemli bir süreçtir. Daha çok çalışmalıyız. Müttefiklerimiz, dostlarımız, dost örgütler, dost kişiler ve Kürdistan yurtseverleri bu dönemde gece gündüz çalışmalıdır. Çalışalım, Önder Apo’nun elini güçlendirelim. Çözüm böyle gelişebilir. Yoksa çözüm mümkün olmaz. 

Önder Apo bu süreci, mücadele süreci olarak belirtti. Bu nedenle mücadeleyi güçlendirmeliyiz. 

Değerli yurtseverler!

Bildiğiniz gibi ülkemiz Kürdistan cennet gibidir ama düşmanlar cehenneme dönüştürmüştür. Bu yüzden ülkemizde göç politikasını örgütlediler. Bu nedenle sizler tüm dünyaya dağılmışsınız. Bunu bizi zayıflatmak için yaptılar. Gördünüz; Besta’da, Cûdî’de, Gabar’da, hiçbir yerde kimse yok. Bizi zayıflatmak için bunu yaptılar. Fakat biz bunu tersine çevirebiliriz. Avrupa’da şu anda 2 milyondan fazla bir nüfusunuz var. Dünya, global bir dünyadır. Kürt sorunu, global bir sorundur; bir dünya sorunudur. 

AVRUPA’DAKİ YURTSEVERLER, ÖRGÜTLENMELİ, HAREKETE GEÇMELİSİNİZ

Ve sizler Kürt ve Kürdistan mücadelesini daha fazla yürütebilirsiniz. Bunun için örgütlenmelisiniz. Başta kadınlar, gençler harekete geçmeli. Komünlerinizi oluşturun, meclisler inşa edin, herkes kendisini örgütlesin. Her yurtsever gerektiğinde birer diplomat gibi çalışmalı, birer çalışan, birer örgütleyen olmalı. Bu şekilde güçlenme sağlanmalı. Böylelikle devrim destekçiliğini bu dönemde daha güçlendirmeli. Kampanyaya daha çok katılım olmalı. Her dönemdekinden daha fazla bu dönem desteğe ihtiyaç var. 

Doğa kırımına karşı duran eylemcileri, Botan halkımızı selamlıyoruz, onların eylemlerini selamlıyoruz. Her şeyimize, bütün değerlerimize sahip çıkmalıyız. 

Uzun yürüyüş yapıp yanınıza gelen muhterem Kürdistanlı ve enternasyonal gençlerimizi sevgiyle selamlıyoruz. Rol ve misyonları bu süreçte daha fazla önem kazanıyor. 

Değerli halkımız, kıymetli yurtseverler!

Bu günlere kolay gelmedik. Çok bedel ödedik. Çok kahraman şehit verdik. En son Zap direnişinin aslanı Mordem Çewlîk ve Türk ve Kürt halklarının kardeşliğinin sembolü, Hareketimizin çiçeği değerli yoldaşımız Emine Erciyes gibi kahramanları şehit verdik. Bu son şehitlerimiz şahsında ve Fuat (Ali Haydar Kaytan), Rıza (Rıza Altun), Sofî (Nûreddîn Sofî), Koçero (Metin Arslan), Sara (Sakine Cansız) ve Delal Amed (Hülya Eroğlu yoldaşlar şahsında tüm kahraman şehitleri saygıyla, hürmetle anıyoruz. Onlara verdiğimiz sözü yineliyoruz. Onların hayallerini hakikate ulaştıracağız. Ey şehit, gönlünüz rahat olsun; ahınız yerde kalmayacak! 

HER İHTİMALE HAZIR OLMALIYIZ

Değerli yurtseverler!

Çok önemli bir dönemece girdik. Bu sürecin nasıl gelişeceği şu anda belirsizdir. Her ihtimale hazır olmalıyız. Ama her şeyden önce bizlerin Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum hamlesini, demokratik sosyalizm yürüyüşünü güçlü bir şekilde ileriye götürmeliyiz. Bunun için şimdiden hepinize Hareketimiz adına başarılar diliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ve yaşasın halkımızın mücadelesi, Bijî Serok Apo diyorum. Hep başarılı olun!