GÖRÜNTÜLÜ

Kavêz Mela Perwêz: Bölgenin geleceği Kürt halkının çıkarınadır

Siyasi gözlemci Kavêz Mela Perwêz, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin Kürtler açısından hem fırsatlar hem de ciddi riskler barındırdığını belirterek Kürtlerin meşru haklarına ulaşmak için kendi stratejilerini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

KAVÊZ MELA PERWÊZ

Ortadoğu’nun yoğun savaş ve kaos sürecinden geçtiği, İran ile ABD-İsrail arasındaki çatışmaların yeni bir aşamaya ulaştığı bir dönemde, bu gelişmelerin bölge halkları üzerindeki etkisi daha fazla tartışılır hale geldi. Kerkük’ün tanınmış siyasi gözlemcilerinden ve gazetecilerinden Kavêz Mela Perwêz, Fırat Haber Ajansı’na (ANF) verdiği röportajda mevcut durumu ve olası siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

‘ROJHİLAT KÜRDİSTAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN FIRSAT ORTAYA ÇIKTI’

Bölgede yaşanan savaşın Kürtler üzerindeki etkisine değinen Perwêz, mevcut durumun çelişkili bir tablo ortaya çıkardığını ifade etti. Perwêz, “Bugün bölge çok ağır bir savaşın içindedir. Bu savaş özellikle Kürtler için hem bir fırsat hem de büyük bir tehlikedir. Kürdistan’ı işgal eden rejimlerden biri şu anda ABD ve İsrail karşısında zor bir durumda. Bu da Rojhilat Kürdistan’ın özgürlüğü için bir fırsat yaratmıştır” dedi.


ABD’nin politikalarına ilişkin uyarılarda da bulunan Perwêz, “Trump güvenilir değildir. Eğer savaştan çekilirse Kürtler bu savaşın ateşinde zarar görebilir. Bu nedenle Kürtlerin hedefleri net olmalı ve meşru haklarına ulaşmak için bir stratejiye sahip olması gerekir” ifadelerini kullandı.

Kürt halkı ve Kürdistan Bölgesi yönetiminin tarafsız kalmaması gerektiğini belirten Perwêz, Rojhilat Kürdistan’daki Kürtlere destek verilmesi çağrısında bulunarak, “Belki de önümüzdeki 47 yıl boyunca böyle bir fırsat tekrar ortaya çıkmayabilir. Kürtler birlik olmalı ve sahada güçlü bir konum elde etmelidir” dedi.

‘KÜRTLER KENDİ GÜCÜNE DAYANMALI’

İran’ın Kürt bölgelerine yönelik olası saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Perwêz, Kürtlerin mevcut durumda kaybedecek bir kazanımı olmadığını ifade etti. “Rojhilat’ta Kürtler rejimden bir kazanım elde etmemiştir ki kaybetmekten korksunlar. Kürt halkı büyük güçlerin desteği olmadan da mücadelesinden vazgeçmemelidir. ABD ile daha önce deneyimlerimiz var, bu nedenle ona güvenmemeliyiz” dedi.

Perwêz, çözümün Kürtlerin kendi gücüne dayanmasından geçtiğini belirterek, “Kendi halkımıza ve ulusal gücümüze dayanmalıyız. Bugün Kürtler güçlüdür ve Rojhilat Kürdistan’daki topraklarını özgürleştirme gücüne sahiptir” ifadelerini kullandı.

‘BİRLİK ZAMANIDIR’

Kürt siyasi güçleri arasındaki birlik tartışmalarına da değinen Perwêz, parçalı siyaset anlayışının Kürt halkına zarar verdiğini söyledi. “Kürtler için her türlü birlik iyidir. Çok parçalı siyaset hem Güney’de hem de diğer bölgelerde halkımıza zarar verdi. Çok partililik her zaman demokrasi anlamına gelmez” dedi.

Newroz sürecine de değinen Perwêz, bu yıl Rojhilat Kürdistan’ın özgürleşmesine dair beklentilerin oluştuğunu ancak somut bir gelişmenin yaşanmadığını belirterek, birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

‘BÖLGENİN GELECEĞİ İRAN’SIZ ŞEKİLLENECEK’

Bölgenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Perwêz, İran İslam Cumhuriyeti’nin mevcut haliyle varlığını sürdüremeyeceğini ifade etti. “Bu bölgenin geleceği İran İslam Cumhuriyeti olmadan şekillenecek. En azından bu rejim kalsa bile zayıflayacak ve birkaç yıl içinde tamamen çökecektir” dedi.

Perwêz, bu süreci 1991 Irak deneyimiyle karşılaştırarak, “Baas rejimi zayıfladı ve birkaç yıl sonra yıkıldı. İran rejimi ne dünya ne de kendi halkı tarafından istenmektedir. Bu rejimin sona ermesi bölgedeki müdahaleleri azaltır ve bu durum Kürtlerin yararınadır” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE KÜRTLERİN KAZANIMINDAN ENDİŞE DUYUYOR’

Türkiye’nin bölgedeki gelişmelere yaklaşımını da değerlendiren Perwêz, Ankara’nın tutumunun Kürtlerin kazanımlarına karşı olduğunu belirtti. “Türkiye ve Erdoğan ne zaman bir şeyden rahatsız olursa, bu genelde Kürtlerin lehinedir. Çünkü Türkiye’nin stratejisi Kürtlerin haklarına ulaşmasını engellemeye dayanır” dedi.

Türkiye’nin İran’ın zayıflamasından duyduğu rahatsızlığa dikkat çeken Perwêz, bunun Kürtlerin Rojhilat’ta hak elde etmesinden duyulan kaygıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.

‘KÜRTLERİN İYİ NİYETİ AÇIKTIR’

Barış ve Demokratik Toplum sürecine de değinen Perwêz, Kürtlerin bu süreçte açık bir iyi niyet ortaya koyduğunu belirtti. “Önder Apo’nun öncülüğünde Barış ve Demokratik Toplum sürecine ciddi şekilde girildi ancak Türkiye devleti süreci oyaladı” dedi.

Türkiye’nin somut adımlar atmaması halinde yeni risklerle karşılaşabileceğini belirten Perwêz, bu durumun Kürtler açısından yeni imkanlar yaratabileceğini ifade etti.

‘TÜM KÜRTLER ROJHİLAT’I DESTEKLEMEYE HAZIR’

Perwêz, değerlendirmesinin sonunda Rojhilat Kürdistan’daki gelişmelere ilişkin beklentilerini dile getirerek, Kürt güçlerinin dış destek beklemeden harekete geçmesi gerektiğini söyledi. İran rejiminin mevcut koşullarda Kürtlerin haklarını vermeye zorlanabileceğini belirten Perwêz, Güney Kürdistan’daki Kürtlerin de güçlü bir destek sunabileceğini ifade etti.

Olası bir ayaklanmada halkın desteğinin güçlü olacağını belirten Perwêz, Rojhilat’taki Kürtlerin İran rejiminin baskısından memnun olmadığını vurguladı. Güney Kürdistan’daki deneyime benzer bir sürecin yaşanabileceğini ifade eden Perwêz, uluslararası toplumun da bu süreci tanıyabileceğini ve tüm Kürtlerin Rojhilat’ı desteklemeye hazır olduğunu söyledi.