KCK: Günümüzün Kerbelalarına karşı Hüseyin-i duruş sergilenmeli

KCK, Kerbela'nın adalet, eşitlik ve kardeşlik mücadelesinin sembolü olduğunu belirterek, “Günümüzde devam ettirilen zulümlere Hüseyin ve Zeynep’in miras bıraktığı direniş çizgisiyle karşı çıkmak, Kerbela şehitlerini yaşatmanın en doğru yoludur” dedi.

KCK - AŞURE AÇIKLAMA

KCK Halklar ve İnançlar Komitesi, 12 İmam Orucu ve Aşure lokmasının paylaşılması dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Kerbela direnişinde yaşamını yitirenlerin saygı ve minnetle anıldığı açıklamada, oruç tutan, dua eden ve Aşure lokmasını paylaşanların hizmetlerinin Hak katında kabul görmesi temennisinde bulunuldu.

Kerbela’da verilen mücadelenin hakkın nahaka, mazlumun zalime karşı mücadelesi olduğu belirtilen açıklamada, İmam Hüseyin ve Zeynep’in direnişinin adalet, eşitlik ve kardeşlik için mücadele edenlerin ortak mirası olduğu kaydedildi. Halklara, kadınlara, emekçilere, inançlara ve doğaya yönelik saldırıların çağın Kerbelaları olduğu ifade edilerek, bu zulümlere karşı Hüseyin-i bir duruş sergilenmesi çağrısı yapıldı.

Her sürekten Alevi canların tarih boyunca hakikat ve adalet yolunda direnenleri sahiplendiği vurgulanan açıklamada, Alevi toplumuna “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ile başlayan sürece daha örgütlü katılma ve demokrasi mücadelesine daha güçlü omuz verme çağrısında bulunuldu.

KCK Halklar ve İnançlar Komitesinin açıklaması şu şekilde:

“Rêya Heq Kürtler ve her sürekten Alevi canlar yanında, Şii Müslümanlar Kerbela Direnişini ve şehitlerini yeni bir yıl dönümünde saygı ve minnetle anmış bulunuyorlar. Bu vesileyle, benzer duygu ve düşüncelerle, dileklerde bulunulmuş, dualar edilmiş, oruçlar tutulmuş, Aşure lokması pay edilmeye başlanmıştır.

Kerbela’da verilmiş mücadele hakkın nahaka, mazlumun zalime karşı mücadelesidir. Bu nedenle kimliği, inancı farklı halklarca kutsal görülmüş, hafızalara kazınmıştır. Kerbela duruşu, adalet, eşitlik ve kardeşlik için direnenlerin miras defterine yazılmıştır. İmam Hüseyin ve Zeynep şahsında sembolleşerek günümüze gelmiş bu direnişi, Rêya Heq Kürtler ve her sürekten Alevi canlar kutsallık bahşederek yad etmektedirler. Yine her halktan Şii Müslümanlar Kerbela şehitlerini yas tutarak anmaktadır. İnanç değeri büyük bu anmalara, oruçlarıyla ve hak lokması Aşurelerini pay ederek katılan herkesin hizmetlerinin Hak katında kabul görmesini niyaz ediyoruz. Bu hizmetlerinin insanlığa, bölgemize barış ve huzur getirmesini, halklarımız arasında dayanışma ve kardeşleşmeyi büyütmesini diliyoruz. Oruç tutmaya, lokmaları pay etmeye vesile olan inancın, yaşama kılavuz, yola her daim mürşit olmasını canıgönülden istiyoruz. Pîr ve Anaların, İmam Hüseyin ve Zeynep geleneğini daimi kılmasını diliyoruz. Bu anmalar vesilesiyle başta Alevi canlar olmak üzere, İslam’ı halkçı ve demokratik özüyle yaşayan Müslümanları, kardeşlik içinde omuz omuza günümüzün Kerbelalarına karşı Hüseyin-i duruş içinde olmaya davet ediyoruz.

Bölgemizde Kerbela günleri bitmiş değildir. Halklara ve inançlara yüzyıllardır dayatılmış inkâr, baskı ve şiddet son bulmamıştır. Kadın katliamları artarak sürdürülüyor. Her bir köşesi kadim bir Jîyara müsahip kutsal doğamız, şirketlerin çıkarı uğruna tahrip edilmek isteniyor. Emekçilerin hakları her gün biraz daha fazla gasp ediliyor. Hiçbir hukuk ve insani değer tanımayan, sadece kendi iktidar çıkarlarını dikkate alarak hareket eden devlet ve hükümetler, baskı ve saldırılarıyla tarihin en yıkıcı ve tahripkâr sonuçlarına yol açıyor. Bölgemizde idamlar, göçertmeler, gasp ve talan bizzat kendine Müslümanım diyen kimi devlet ve gruplar tarafından halk ve kadim inançlara karşı yürütülüyor. Tüm bu kötülükler çağımızın Kerbelalarıdır. Günümüzde devam ettirilen bu zulümlere Hüseyin ve Zeynep’in miras bıraktığı direniş çizgisiyle karşı çıkmak, Kerbela şehitlerini yaşatmanın en doğru yolu olduğuna inandığımızı paylaşmak istiyoruz.

Her sürekten Alevi canlar, inancına ve nesebine bakmadan Hak aşkı için direnenleri yoldaş edinmiş, kendinden saymış, miraslarını unutmamış ve sahiplenerek yaşatmayı bilmiştir. İyinin ve güzelin safında duranı, hakikat yolunda canı pahasına yürüyeni sevmek, anmak ve inancına ortak etmek Aleviliğin özüdür. Aleviler bu özle her daim haklının yanında durmayı bilmiştir. 12 İmam Orucu ve Aşure lokması da bu ruhun ve inancın ifadesidir. Bu vesileyle başta Rêya Heq Aleviler olmak üzere her sürekten Alevi canları Aleviliğin bu özünü daha güçlü yaşatmaya ve büyütmeye çağırıyoruz. Alevi canları, Yezit safındakilerin dayattığı her türlü hileye, tuzak ve fitneye Hüseyin-i çizgide karşı çıkmaya, Zeynep’in ısrar ve cesaret dolu direnişini sürdürmeye davet ediyoruz. Bu inançla Türkiye ve Bakur Kürdistanlı Alevi canları, ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile başlayan sürece daha örgütlü katılmaya, demokrasi mücadelesine daha güçlü omuz vermeye çağırıyoruz. İçten duygularımızla 12 İmam Orucu’nda verdiğiniz hizmet hak defterine yazılsın diyoruz. Yolun ışığı tüm karanlıkları aydınlatsın. Pîr aşkıyla sürdürdüğünüz hak ve hakikat yürüyüşünüz halklarımıza barış ve huzur getirsin. Bir kez daha tüm canlar birlik içinde diri olsun diyor, birliğinizin ve dirliğinizin bu topraklarda herkesin nasipleneceği zenginliklere vesile olmasını diliyoruz.

KCK-Halklar ve İnançlar Komitesi”