Kenanoğlu: İlk 3 ayda yasal adımların atılması mümkün
Barış sürecinde geri dönülemez bir aşamaya gelindiğini belirten HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, iktidarın artık somut ve yasal adımlar atmak zorunda olduğunu söyledi.
Barış sürecinde geri dönülemez bir aşamaya gelindiğini belirten HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, iktidarın artık somut ve yasal adımlar atmak zorunda olduğunu söyledi.
HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, yüz yıllık Cumhuriyet tarihi içinde değerlendirildiğinde 2025’te önemli eşiklerin aşıldığını vurgulayarak, 2026’nın ise sürecin yasal zemininin oluşturulması gereken kritik bir dönem olacağını söyledi.
Yeni bir yıla sayılı günler kalırken, 2025 yılı hem siyasi hem de toplumsal açıdan önemli tarihi eşiklere sahne oldu. Uzun yıllar unutulmayacak olan 27 Şubat çağrısı ile toplumda büyük yankı uyandıran Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Meclis’te kurulan komisyon ile devam etti. Bu süreçte İmralı'da Önder Apo ile yapılan görüşmeler kamuoyu ile paylaşılırken, İmralı'dan gelen videolu mesaj sonrası PKK'nin 11 Temmuz günü Silêmanî’de silah yakma töreni bütün dünyada büyük yankı uyandırdı. Atılan adımlar Kürt halkının ve siyasetinin demokratik süreçteki ısrarını gösterirken, iktidar tarafından atılan adımlar ise yeterli olmadı. Toplumun hem hukuki hem de eşit yurttaşlık beklentisi 2025 yılında hayata geçmezken, 2026 yılında da bu talepler güncelliğini koruyacak.
Hem atılan tarihi adımları hem de iktidarın yürüttüğü siyasete dair değerlendirmede bulunan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, sürecin artık geri dönülemez bir noktada olduğuna dikkat çekti. Kritik eşiklerin yaşandığı bu yılın sonunda yeni yılın yeni yasalar ve somut adımlarla karşılanması gerektiğini belirten Ali Kenanoğlu, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt meselesinin inkâr, asimilasyon, baskı ve çatışmalarla ele alındığını hatırlatarak, devletin bu politikalarının zaman zaman hukuki düzenlemelerle, zaman zaman da zor yoluyla sürdürüldüğünü ifade etti.
'İKTİDARIN GEREKÇESİ KALMADI'
“Bir yılı tek başına ele aldığımızda büyük adımlar atılmadığı düşünülebilir” diyen Kenanoğlu, yüz yıllık bir perspektiften bakıldığında 2025’te yaşananların son derece önemli olduğunu söyledi. Türkiye ve Orta Doğu’nun siyasal dengelerin hızla değişebildiği bir coğrafya olduğuna dikkat çeken Kenanoğlu, sürecin bu gerçeklik içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kenanoğlu, “Bugün bu açıklamaları yapabiliyor olmamız bile önemli bir gelişmedir. Bir yıl önce benzer açıklamalar yapılamaz, kamusal alanlar ciddi baskı altındaydı” diye konuştu.
Sürecin yalnızca iktidarın inisiyatifiyle ilerleyemeyeceğini ifade eden Kenanoğlu, 2025 boyunca yaşanan durağanlığa da işaret etti. Kenanoğlu, “İktidar zaman zaman adım atılması gerektiğini dile getirse de, özellikle iktidar ortaklarından MHP’nin ve genel olarak devlet kanadının sürece dair somut adımlar atmadığını gördük” dedi.
Süreç boyunca PKK’nin silah bırakması ve örgütün feshi gibi başlıkların sürekli gündeme getirildiğini belirten Kenanoğlu, bu alanlarda Kürt Özgürlük Hareketinin ve Önder Apo’nun süreci açan hamleler yaptığını söyledi. Kenanoğlu, “Tıkanan her aşamada Sayın Abdullah Öcalan devreye girdi ve sürecin ilerlemesi için yeni hamleler geliştirildi. Bu noktadan sonra iktidarın ileri sürebileceği gerekçeler büyük ölçüde tükenmiştir” ifadelerini kullandı.
'İLK 3 AYDA YASAL ADIMLAR ATILABİLİR'
2026 yılında yasal düzenlemelerin artık kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Kenanoğlu, “Silahların bırakılması, örgütün feshi ve buna bağlı olarak Terörle Mücadele Yasası ile Türk Ceza Kanunu başta olmak üzere gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. 2026’nın ilk üç ayında ya da en geç ilk altı ayında bu adımların atılması mümkündür. Süreç, Suriye’deki gelişmeler gerekçe gösterilerek ötelenmeye çalışılıyor. SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uyması gerektiği söyleniyor ancak mutabakatı fiilen bozan taraf görmezden geliniyor. Mutabakatın hemen ardından atılan adımlar, bu anlaşmayla açıkça çelişmektedir” diye konuştu.
'GERİ DÖNÜLEMEZ BİR AŞAMAYA GELİNDİ'
Kenanoğlu, süreci fiilen ilerleten temel aktörün Önder Apo olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “PKK ve Kürt siyasi hareketi üzerine düşen adımları atmıştır. Buna karşılık iktidar ve devlet kanadının hala atması gereken adımlar bulunmaktadır. Mecliste kurulan komisyon süreci tamamlanmış ve gerekli öneriler sunulmuştur. Bu süreç önceki çözüm girişimlerinden farklı, artık geri dönülemez bir aşamaya gelindi. Bu süreç ‘vazgeçtik’ denilerek sona erdirilebilecek bir süreç değildir. Somut adımlar atılmıştır ve olası bir geri dönüşün siyasi sorumluluğu ağır olur.”
'TOPLUM SÜRECE DAHA FAZLA DAHİL OLMALI'
Toplumda sürece dair kaygılar olduğunu ifade eden Kenanoğlu, buna rağmen barış beklentisinin güçlü olduğunu söyledi. Kenanoğlu, “Toplumun sürece daha fazla dahil olması gerekiyor. Barışın toplumsallaşması bu sürecin başarısı açısından hayati önemdedir. Şöyle ifade edeyim: Biz, hedeflerimiz doğrultusunda partimiz DEM Parti’de uluslararası konferanslar düzenledik; DEM Parti de benzer çalışmalar yaptı. Bu konferanslarda gördüğümüz ortak gerçek şuydu: Toplum ister ve ısrarcı olursa ne örgütler ne de devlet ya da iktidar bu konuda geri adım atabiliyor. Yani mesele, büyük ölçüde toplumun talebiyle ilgili. Bu tür süreçler ancak toplum talep ettiğinde ve toplumun baskısı oluştuğunda hayata geçiriliyor. Dolayısıyla bu süreçlerde toplumun ne kadar sahiplenici olduğu belirleyici. Barışın toplumsallaşması tam da bu nedenle çok önemli” dedi.
'TOPLUM ISRARI BU SÜRECİN KADERİNİ BELİRLEYECEK'
HDK ve DEM Parti olarak farklı bölgelerde çalışmalar yürüttüklerini aktaran Kenanoğlu, özellikle Karadeniz ve Ege bölgelerinde toplumun kaygılarını ve beklentilerini dinlediklerini belirtti. Kenanoğlu, “Toplum ısrarcı olursa ne devlet ne de örgütler bu süreçten geri adım atabilir. Bu sürecin kaderini belirleyecek olan toplumsal iradedir. Toplumda ciddi bir kaygı, endişe ve iktidara yönelik bir güvensizlik var. Ancak buna rağmen, bu sürecin başarıya ulaşmasına yönelik beklenti de oldukça yüksek. İnsanlar artık bu sıkıntılardan, sorunlardan ve çatışma hâlinden kurtulmak istiyor” ifadelerini kullandı.