Kırşehir’de tutsaklara yönelik keyfi hak ihlalleri
Tutsak İsmail Tüzün, mektubunda hücre koşulları, tedaviye erişim engeli ve sık aramalara dikkat çekti.
Tutsak İsmail Tüzün, mektubunda hücre koşulları, tedaviye erişim engeli ve sık aramalara dikkat çekti.
Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan İsmail Tüzün, cezaevinde yaşanan hak ihlallerini mektupla kamuoyuna duyurdu.
İnsan hakları savunucusu Nuray Çevirmen Aykol’a mektup gönderen İsmail Tüzün, cezaevinde yönetmelikte yer alan birçok haktan yararlanamadıklarını ifade etti.
Tüzün, tek kişilik hücrelerde kaldıklarını, yalnızca günde bir buçuk saat havalandırmaya çıkarıldıklarını ve bunun dışında herhangi bir faaliyetten yararlanamadıklarını belirtti.
Mektubunda sağlık hakkına da değinen Tüzün, hastane sevklerinde uygulanan ağız içi aramaları nedeniyle tedaviye erişimde sorun yaşadıklarını kaydetti.
Tüzün, bu nedenle hastaneye gitmekte zorlandıklarını, mevcut hastalıklarının ise ağırlaştığını ifade etti.
Ayrıca cezaevinde soğuk suya yalnızca günün belli saatlerinde ulaşabildiklerini, sıcak suyun ise çamurlu aktığını belirtti.
Tüzün, mektubunda avukat görüşmelerinin kamera ile izlendiğini ve cezaevi personeli tarafından fiili dinleme yapıldığını öne sürdü.
Ayrıca, tahliye edilmesi gereken bazı tutsakların keyfi şekilde cezaevinde tutulmaya devam edildiğini savundu.
Mektupta, “Ziyarete gelen ailelerimize adeta ziyarete gelmemeleri için baskı kurularak aramalardan geçirilmektedir. Disiplin soruşturmaları ile hücre cezaları verilmektedir” denildi.
Cezaevinde sık sık arama yapıldığını aktaran Tüzün, ayda 3 ila 4 kez oda araması gerçekleştirildiğini, bu aramalarda eşyalarının dağıtıldığını ve yazılarına el konulduğunu belirtti.
Mektupta şunlar ifade edildi:
“Yaşadığımız hususlar hakkında birçok yere dilekçe yazmamıza rağmen aleyhte kararlar veriliyor. Cezaevinde kaldığımız bölüm 3 katlıdır; alt ve üst katlarda DAİŞ, El-Kaide ve adli suçlular kalmaktadır. Kendi davamızdan arkadaşlarımız ile birlikte kalmamıza dönük talepler reddedilmektedir. Ayda 3-4 defa oda aramaları gerçekleştiriliyor, tüm eşyalarımız dağıtılıyor, yazılarımıza el konuluyor. Tutsak arkadaşlarımıza kitap gönderemiyoruz, cezaevinde kişi başı 24 kitap dışında bulundurmak yasaklanmıştır."