KNK’den yeni yıl mesajı

KNK Yürütme Konseyi, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajda Kürt ulusal birliğinin önemine dikkat çekerek, Kürdistan’ın tüm parçalarında yaşanan gelişmeler karşısında ortak bir Kürt stratejisinin oluşturulması gerektiğini vurguladı.

KNK MESAJI

Yılbaşı vesilesiyle yayınlanan KNK açıklamasında, 2025 yılının Kürdistan halkları açısından mücadelelerle dolu bir yıl olduğu belirtilerek, yıl boyunca Abdullah Öcalan’dan sürece ilişkin çağrıların geldiği, Özgürlük Hareketi’nin de bu çağrılar doğrultusunda önemli adımlar attığı hatırlatıldı. Kürt sorununun çözümüne dair Türkiye Meclisi’nde bir komisyon kurulduğu belirtilen açıklamada, komisyonun birçok ilgili ve uzman tarafı dinlediği, 24 Kasım’da ise İmralı Cezaevi’ne giderek Önder Apo ile görüşme gerçekleştirdiği kaydedildi. Komisyonun hazırlayacağı raporun Meclis’e sunulmasının beklendiği belirtilirken, sürecin hukuki bir aşamaya girdiği ifade edildi. Açıklamada, yavaş ilerlese de sürecin devam ettiği ve ateşkesin tüm cephelerde sürdüğü vurgulandı. Kuzey Kürdistan’daki çözümün tüm Kürdistan için çözüm anlamına geldiği belirtilerek, tüm Kürtlerin gözünün bu sürece çevrildiği ifade edildi.

BİRLİĞE HER ZAMANKİNDEN FAZLA İHTİYAÇ VAR

Mesajda Güney Kürdistan’da yaşanan gelişmelere de geniş yer verildi. Federal anayasal statüye rağmen anayasanın 140. maddesi kapsamındaki bölgelerin statüsünün hala belirsizliğini koruduğu belirtilen açıklamada, Kerkük ve Xanîqin başta olmak üzere çok bileşenli bölgelerde Kürtlerin göç ettirildiği ve demografik yapının değiştirildiği kaydedildi. DAİŞ saldırılarının ardından Şengal’in hala toparlanamadığı ve göç eden yurttaşların topraklarına dönemediği vurgulandı. Güney Kürdistan’da parlamento seçimlerinin üzerinden 15 ay geçmesine rağmen ne parlamento başkanlığının ne hükümetin ne de hükümet başkanının belirlenmiş olmasının bölgenin kazanımları açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Ekonomik koşulların da halkı zorladığına dikkat çekilirken, Irak’ta yapılan parlamento seçimlerine rağmen ülkedeki belirsizliğin sürdüğü ve bunun Kürdistan Bölgesi için de riskler barındırdığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, Türk devletinin Güney Kürdistan’daki askeri varlığının ve saldırılarının sürdüğü vurgulanarak, bu tablo karşısında birliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğu ifade edildi.

DİYALOG MERKEZİ GÜÇLENDİRİLMELİ

Doğu Kürdistan’a ilişkin değerlendirmelerde, özgürlük mücadelesinin yıl boyunca devam ettiği belirtilerek, “Jin–Jiyan–Azadî” sürecinin zayıf da olsa sürdüğü ifade edildi. Kürdistani güçlerin yıl içerisinde yakınlaşarak Diyalog Merkezi adıyla bir platform kurmasının olumlu bir gelişme olduğu ve bu adımın güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İran devletinin Kürt halkına yönelik baskı, tutuklama, kolberlere yönelik saldırılar ve idam politikalarını sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, İran’ın aynı zamanda bölgesel ve uluslararası düzeyde ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtildi. İsrail-İran geriliminin Haziran ayında sıcak çatışmaya dönüştüğü hatırlatılarak, çatışmanın şimdilik durmuş olsa da her an yeniden başlayabileceği ifade edildi. Bu sürecin Doğu Kürdistan’da barış ve özgürlük temelinde yeni imkanlar yaratabileceği dile getirildi.

ROJAVA’YA SAHİP ÇIKMAK TÜM KÜRDİSTAN’A SAHİP ÇIKMAKTIR

Rojava’ya ilişkin bölümde ise 14 yıldır fiili bir statünün bulunduğu hatırlatılarak, bu kazanımın korunması ve resmileştirilmesinin hayati önemde olduğu vurgulandı. Suriye’de Baas rejiminin çöküşünün ardından aşırı İslami güçlerin iktidara geldiği, ülkedeki belirsizliğin sürdüğü ifade edildi. Yeni yönetimin Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar ve Êzidîler başta olmak üzere farklı toplumsal kesimlere yönelik saldırılar gerçekleştirdiği belirtilirken, Kürtlere yönelik saldırıların da devam ettiği kaydedildi. Şam yönetimiyle 10 Mart’ta imzalanan anlaşmanın ardından görüşmelerin sürdüğü ancak henüz somut bir sonuca ulaşılmadığı ifade edildi. Açıklamada, Rojava’nın uluslararası alanda giderek daha fazla kabul gördüğü, ancak her türlü desteğe ihtiyaç duyduğu vurgulandı ve “Rojava’ya sahip çıkmak tüm Kürdistan’a sahip çıkmaktır” denildi.

Ortadoğu’da son iki yılda yaşanan savaş ve çatışmaların Filistin, Lübnan ve Suriye’nin ardından İran, Irak ve Yemen’e de sıçradığı belirtilen açıklamada, bunun bölgesel değil küresel bir savaş olduğu ve Üçüncü Dünya Savaşı olarak adlandırıldığı ifade edildi. Kürdistan’ı işgal eden devletlerin bu savaşın tarafları olduğuna dikkat çekilerek, sürecin hem ciddi tehlikeler hem de yeni fırsatlar barındırdığı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca İran ve Türkiye’deki siyasi tutsakların durumuna da değinildi. İran cezaevlerinde işkence ve idamların, Türkiye cezaevlerinde ise baskı ve hak ihlallerinin sürdüğü ifade edildi. Önder Apo’nun üzerindeki tecridin tam olarak kaldırılmadığına dikkat çekilirken, Önder Apo’nun yürüttüğü müzakere sürecini sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi için özgürlüğünün sağlanması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda yürütülen “Abdullah Öcalan’a Özgürlük – Kürt Sorununa Çözüm” kampanyasına destek çağrısı yinelendi.

KNK açıklaması, Kürt halkının yeni yıla önemli bir süreçle girdiği belirtilerek, bu arayışların ve çağrıların barışçıl ve kalıcı bir çözüme vesile olması temennisiyle son buldu.