KON-MED: Şara’nın Berlin ziyareti şiddeti meşrulaştırır

KON-MED, Ahmed al-Şara’nın Berlin’e davet edilmesine tepki göstererek, bu adımın Suriye’de savaş, sürgün ve baskı yaşayan halklara ağır bir mesaj verdiğini belirtti, demokratik kesimleri de protestoya çağırdı.

KON-MED

Almanya Kürdistanlılar Konfederasyonu (KON-MED), Geçici Suriye Hükümeti lideri Ahmed al-Şara’nın Berlin’e yapacağı ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada, söz konusu davetin yalnızca diplomatik bir temas olmadığını, aynı zamanda Suriye’de ağır hak ihlallerine maruz kalan halklar açısından siyasi bir anlam taşıdığını vurguladı. KON-MED, bu ziyaretin Aleviler, Dürziler, Kürtler ve Hristiyanlar başta olmak üzere farklı kesimlere yönelik saldırıların sürdüğü bir dönemde gerçekleşmesinin, bu ihlallerin görmezden gelindiği yönünde bir mesaj verdiğini ifade etti.

KON-MED, Suriye Geçiş Hükümeti ve ona bağlı güçlerin sivillere ve azınlıklara yönelik saldırılarının uluslararası raporlara da yansıdığını hatırlatarak, bu koşullar altında Şara’nın siyasi olarak meşrulaştırılmasının cezasızlık kültürünü güçlendireceğini belirtti. Açıklamada, özellikle Ocak 2026’da Rakka’da kaybolan gazeteciler Eva Maria Michelman ve Ahmed Polat’ın akıbetinin hâlâ açıklığa kavuşturulmamış olmasının, ziyaretin yarattığı tepkiyi daha da büyüttüğü kaydedildi. KON-MED, bu tür vakalar aydınlatılmadan herhangi bir normalleşme sürecinin kabul edilemeyeceğinin altını çizdi.

Alman hükümetine doğrudan çağrıda bulunan KON-MED, Ahmed al-Şara’ya yönelik siyasi desteğin sonlandırılmasını isterken, Rojava’ya yönelik saldırıların açık biçimde kınanması ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki Demokratik Özyönetim’in tanınmasının gündeme alınması gerektiğini belirtti.

KON-MED Eşbaşkanı Emine Ruken Akça da konuya ilişkin değerlendirmesinde, Şara’nın Berlin’de ağırlanmasının mevcut tablo karşısında kabul edilemez olduğunu ifade ederek, Almanya’nın kuracağı ilişkileri insan hakları, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve azınlık haklarına saygı gibi temel ölçütlere bağlaması gerektiğini dile getirdi. Akça, Şara’nın yönetimi altında kadınlara ve kız çocuklarına yönelik kaçırma, tehdit ve şiddet vakalarında artış yaşandığını, Rojava’ya yönelik sistematik saldırıların sürdüğünü ve Hristiyanlara yönelik hedefli saldırıların devam ettiğini hatırlattı. Aynı zamanda kayıp gazetecilerin akıbetinin hâlâ bilinmemesinin ciddi bir sorumluluk yarattığını belirten Akça, Alman yetkililerin bu başlıkları gündeme getirmemesi halinde yapılacak görüşmelerin içeriğinin sorgulanacağını ifade etti.

Ekonomik ilişkilerin de görüşmelerde yer alacağına dikkat çeken Akça, bu ilişkilerin koşulsuz ilerletilmemesi gerektiğini belirterek, Özyönetim’in tanınması, azınlık haklarının güvence altına alınması ve kadınlara yönelik saldırıların sonlandırılması gibi somut şartların esas alınması gerektiğini vurguladı. Akça, YPJ’yi tanımayan bir yaklaşımın kabul edilemeyeceğini ve bu tür ilişkilerin yeni kadın katliamlarının önünü açabileceğini ifade etti.

KON-MED Eşbaşkanı Kerem Gök ise yaptığı değerlendirmede, Berlin’de planlanan görüşmelerin Suriye’de işlenen suçların üzerinin örtülmesi anlamına geldiğini belirterek, Kürtlerin, Dürzilerin, Alevilerin ve Hristiyanların güvenlik ve adalet arayışı sürerken Alman hükümetinin bu tabloyu görmezden geldiğini söyledi. Gök, Almanya’nın barışı değil, korku, sürgün ve şiddeti temsil eden bir aktöre kapılarını açtığını ifade ederken, Suriye’nin ihtiyacının İslamcı bir yönetimin meşrulaştırılması değil, Rojava’daki demokratik güçlerin desteklenmesi olduğunu vurguladı.

Açıklamanın sonunda KON-MED, Ahmed al-Şara’nın Berlin ziyaretine karşı protesto çağrısı yaptı. KON-MED, Avrupa’daki Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) ve Berlin-Brandenburg Kürt Topluluğu öncülüğünde 30 Mart’ta Federal Şansölyelik önünde eylem düzenleneceğini duyurarak, tüm demokrasi güçlerini dayanışmaya davet etti. Açıklamada, şiddetin ve otoriter yapıların normalleştirilmesine karşı durulması gerektiği vurgulanırken, dayanışmanın Rojava’daki demokratik kazanımlar ve kadın özgürlük mücadelesi temelinde büyütülmesi gerektiği ifade edildi.