Kürdistan’da halk “umut hakkı”nı istiyor

SAMER’in Kürdistan’da 16 kentte yaptığı periyodik saha araştırmasına göre “umut hakkı”nın yasal olarak tanınmasını isteyenlerin oranı Ekim’de yüzde 71,9’a yükseldi.

SAMER ARAŞTIRMASI

Kürdistan’da Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair beklenti ve taleplerin en başında “umut hakkı” geliyor. SAMER Saha Araştırmaları Merkezi’nin Ocak, Mart, Mayıs ve Ekim aylarında 16 kentte yüz yüze görüşmelerle hazırladığı raporda, “umut hakkı”nın yasal olarak tanınmasını isteyenlerin oranı Ekim ayında yüzde 71,9 olarak ölçüldü. Aynı rapor, süreçte hukuki-kurumsal düzenleme taleplerinin genişlediğine ve güven üretiminin iktidarın söylem-pratik uyumuna göre dalgalandığına işaret etti.

SAMER’in “Dönemsel Söylem ve Pratikler Bağlamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde Yapılan Kamuoyu Araştırmalarının Analizi” başlıklı çalışması; Ocak’ta 1508, Mart’ta 1509, Mayıs’ta 1504 ve Ekim’de 1543 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmelere dayanıyor. Çalışmanın referans başlangıcı ise 1 Ekim 2024 Meclis açılışı ve 22 Ekim 2024’teki çağrı sonrası çözüm süreci tartışmalarının yeniden görünür hale gelmesi olarak kayda geçti.

Rapora göre, Mart ayında “umut hakkı”nın yasal olarak tanınmasını isteyenlerin oranı yüzde 68,9 iken Ekim ayında bu oran yüzde 71,9’a çıkarken katılımcıların hukuki başlıklardaki taleplerinde de artış gözlendi.

“Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna verilen yanıtlarda ekonomik kriz ilk sırada kalırken, Kürt sorunu başlığında dönemsel değişim izlendi. Ocak’ta %27,7 olan “Kürt sorunu” yanıtı Mayıs’ta %16,4’e düşerken, Ekim’de yeniden %21,2’ye yükseldi. “Ekonomik kriz” diyenlerin oranı ise Mayıs’ta %68,9’a çıkıp Ekim’de %59,7’ye geriledi.

“Hükümetin söylem-pratik uyumu” sorusunda Ekim’de olumsuz yanıt %47,7’ye çıktı. Aynı soruya olumlu yanıt verenlerin oranı Ekim’de %25,6 olarak ölçüldü.

Katılımcıların yüzde 42,9’u Önder Apo’nun, yüzde 40,5’i de PKK’nin sürecin gidişatı için sorumluluğunu yerine getirdiğini ifade etti.