İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2025 Yılı İnsan Hakları İhlalleri” raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, bölgede yıl boyunca en az 2 bin 671 hak ihlali yaşandığı belirtildi.
İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, hak ihlallerinin temel nedenlerinden birinin Kürt sorununun demokratik çözümünün sağlanamaması olduğunu söyledi.
HAK İHLALLERİ SİSTEMATİK HALE GELDİ
Raporda, 2025 yılı boyunca yaşanan ihlallerin münferit değil, belirli alanlarda yoğunlaşarak süreklilik ve sistematiklik kazandığı vurgulandı.
İHD’ye göre, güvenlikçi politikalar, ayrımcı söylemler ve baskıcı uygulamalar özellikle bölge halkı üzerindeki hak ihlallerini derinleştirdi.
Raporda, yaşam hakkı ihlalleri kapsamında yargısız infaz iddiaları, cezaevlerinde ölümler, kuşkulu ölümler, iş kazaları ve resmi ihmal sonucu ölümler dikkat çekti.
Ayrıca gözaltı merkezlerinde, cezaevlerinde ve gözaltı dışındaki alanlarda işkence, kötü muamele, tehdit ve ajanlık dayatması gibi ağır ihlallerin sürdüğü kaydedildi.
EN AZ 588 GÖZALTI, 81 TUTUKLAMA
Rapora göre, 2025 yılı içinde bölgede en az 588 kişi gözaltına alındı, bunların 81’i tutuklandı. Gözaltına alınanlar arasında çocukların da bulunduğu belirtildi.
İHD, çok sayıda ev baskını yapıldığını, ifade özgürlüğü kapsamındaki faaliyetler nedeniyle soruşturmalar ve davalar açıldığını belirtti.
TUTSAKLAR, KADINLAR VE ÇOCUKLARA YÖNELİK İHLALLER
Raporda, cezaevlerinde zorunlu sevkler, sağlık hakkına erişim sorunları, haberleşme kısıtlamaları, sosyal etkinlik yasakları, disiplin cezaları ve tecrit uygulamalarının sürdüğü ifade edildi.
Kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin 2025’te de devam ettiği belirtilirken, çocuklara yönelik şiddet, cinsel istismar ve hak ihlallerinin de raporda önemli yer tuttuğu kaydedildi.
‘BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ’
İHD, bölgede yaşanan hak ihlallerinin önemli bir bölümünün Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözülememesiyle bağlantılı olduğunu vurguladı.
Raporda, yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin çatışmalı dönemin sona erdirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğu belirtilirken, sürecin henüz toplumda güven yaratacak düzeyde ilerlemediği ifade edildi.
UMUT HAKKI UYGULANMALI
Raporda ayrıca, özellikle “umut hakkı” tartışmasına dikkat çekilerek, AİHM kararlarının uygulanmaması ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ilişkin uluslararası standartların hayata geçirilmemesi eleştirildi.
İHD, kalıcı barış için yalnızca çatışmanın sona ermesinin değil, aynı zamanda hukuki güvencelerin sağlanması, geçmiş hak ihlalleriyle yüzleşilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.