Limak Holding önünde protesto: Holdingci çetelere karşı mücadele sürecek

Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu ve Akbelen direnişçisi Esra Işık'ın tutuklanmasına neden olan Limak Holding’i İstanbul'daki ofisi önünde protesto eden mücadeleci sendikalar, “Holding düzenini üzmeye devam edeceğiz” dedi.

Mücadeleci sendikaların çağrısıyla Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu ve Akbelen direnişçisi Esra Işık'ın tutuklanmasına neden olan doğa ve işçi düşmanı Limak Holding, İstanbul'daki ofisi önünde protesto edildi. DEM Parti İstanbul İl Örgütü Eşbaşkanı Çınar Altan ve çok sayıda siyasi parti, yaşam savunucusu ve demokratik kitle örgütü temsilcisinin destek için hazır bulunduğu eylemde, “Başaran Aksu serbest bırakılsın. Baskılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz”, “Başaran Aksu serbest bırakılsın, Limak Holding patronu Nihat Özdemir tutuklansın” yazılı pankartlar açıldı.

‘MİLAS SAVCISI, LİMAK HOLDİNG’İN AVUKAT BİRİMİ GİBİ ÇALIŞIYOR!’

Sık sık “Başaran Aksu onurumuzdur”, “Direne direne kazanacağız”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarının atıldığı eylemde ilk sözü alan DGD-Sen Örgütlenme Uzmanı Kemal Yılmaz, Başaran Aksu, Esra Işık başta olmak üzere tutuklanan, gözaltına alınan sendika ve devrimcilerin asla yalnız olmadığını vurgulayarak sözlerine başladı.

Yılmaz, Limak Holding’in Akbelen’deki talanına karşı durduğu için Milas Savcılığı tarafından önce yaşam savunucusu Esra Işık’ın, ardından da Limak Holding'in ve onun güç ilişkilerini teşhir eden paylaşımlar yaptığı gerekçesiyle Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu’nun tutuklandığını hatırlattı. Başaran Aksu’nun tutuklanmasına, sendikal faaliyetlerden dolayı şehir değiştirmesi, ikametgâhında devamlı bulunmaması gerekçe yapılmasına tepki gösteren Yılmaz, “Başaran’ın memleketin dört bir yanında işçi örgütlenmesi için, sendikal örgütlenme için mücadele ettiğini herkes bilir. Ama Başaran Aksu, Milas Savcılığı'nın emriyle evi basılarak kriminalize edilmeye çalışılıyor. Tıpkı daha önce Mehmet Türkmen'e, Limter-İş’e yapıldığı gibi. Evi basıldıktan sonra emniyette ifadesi alınarak serbest bırakılan Başaran, madencilerle birlikte Beypazarı'nda direniş kararı alıyor. Çünkü bizim mücadeleden anladığımız şey bu. Memleketin dört bir yanında doğayı, işçiyi, emekliyi, herkesi sömüren bu düzene karşı mücadele etmek zorundayız. Bizim bildiğimiz yol bu ve yaptığımız kavga bu. Sırf bu yüzden tutuklanarak cezaevlerinde tutsak edilmeye çalışılıyoruz” dedi.

Başaran Aksu’nun tutuklanma gerekçesi olarak Limak Holding’in Akbelen’deki talanını teşhiri ile alakalı olmadığını da bildiklerini dile getiren Yılmaz, “Bu tutuklamanın gerekçesi Beypazarı, Dilovası, Amasra, Hendek, İliç, Soma, Kınık’taki adaletsizliğe karşı mücadele etmesidir. Tek bir kişi yalnız kalmayacak dediği içindir. Biz de Başaran’ın ve tüm arkadaşlarımızın mücadelelerini devralarak, hiçbir kişiyi yalnız bırakmayacak şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu da bizim beyanımızdır” diye konuştu.

Milas Savcılığı’nın Limak Holding'in avukat birimi gibi çalıştığını vurgulayan Yılmaz, “Sırf örgütlenme uzmanı olan Başaran Aksu’nun tutuklanmasına karşı açıklama yaptıkları için Bağımsız Maden-İş yöneticileri ve avukatları ifadeye çağrılıyor Milas Savcılığı tarafından. Bu da Başaran Aksu'nun söylediği, ‘Esra Işık'ı tutuklayanlar Limak Holding'i savunanlardır’ tezini kanıtlıyor” diye konuştu.

‘MÜCADELEYİ ONLARIN BIRAKTIĞI YERDEN SÜRDÜRECEĞİZ’

BİRTEK-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in de, Limter-İş yöneticileri de, Esra Işık da, Başaran Aksu da yalnız olmadığının altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti: “Bu mücadeleyi onların bıraktığı yerden sürdüreceğiz. Böyle gözaltıyla, tutuklamayla, ifadeye çağırmakla ne bizi kriminalize edebilirsiniz ne de korkutabilirsiniz. Artvin'de doğa talanına karşı insanlar rahatlıkla öldürülebiliyor. Reşit Kibar rahatlıkla öldürülebiliyor. Nerede yargı? Nerede devlet? Milas savcısı, neredesin? Ama Limak Holding'in başı sıkıştığında rahatlıkla başvurabileceği bir avukat birimi gibi çalışmaktan başka ne yapıyorsunuz siz? Dediğimiz gibi biz burada mücadeleci sendikalar olarak da, emekten yana olan siyasi partiler ve kurumlar olarak da mücadeleyi aynı şekilde omuzlayarak devam edeceğiz. Bundan başka çaremiz yok, bize başka bir çare bırakmadılar. Çünkü bu holdingler ve onların düzeni hayatımızın her yerine girmiş. Muhtarından belediyesine, valisine, emniyetine, kaymakamına, savcısına kadar her yerden bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Ses çıkaran bir kişi olduğunda kafasına vurup omuzlarını düşürmek, eğmek istiyorlar. Biz buna karşı mücadele etmeye hazırız ama daha dürüst davransınlar, daha açık davransınlar, daha cesaretli olsunlar. Çeksinler, vursunlar bizi ya, kurşuna dizsinler. Geçsinler karşımıza, hepimizi teker teker vursunlar. Desinler ki bu düzen böyle, biz bunu bu şekilde yürüteceğiz. Bunun karşısında kim varsa biz bunu alaşağı edeceğiz.”

‘BAŞARAN AKSU SADECE HOLDİNGCİ GÜÇLERİN DEĞİL, SARI SENDİKALARIN DA HEDEFİNDE’

Kemal Yılmaz’ın ardından söz alan Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, bugün bir hukuksuzluğu, bir kanunsuzluğu protesto etmek için burada toplandıklarını vurguladı. Başaran Aksu’nun ülkenin dört bir yanında nerede bir işçi direnişi varsa orada olduğunu hatırlatan Küçükosmanoğlu, Aksu’nun tamamen holdingçi güçlerin talimatıyla, yasalara ve anayasaya aykırı bir biçimde, keyfi ve hukuksuz şekilde tutuklandığını kaydetti. Başaran Aksu’nun holdingçi güçlerin, oligarşinin para babalarının yanı sıra sarı sendikaların da hedefinde olduğunu hatırlatan Küçükosmanoğlu, “Çünkü sarı sendikalar da bilindiği gibi sermayenin ve bir avuç para babasının işbirliği içindedir. Başaran Aksu’nun mücadelesi, sermaye düzenine karşı işçi sınıfının mücadelesidir ve engellenemez. Holdingçi ve oligarşik güçler işçi sınıfının hak mücadelesini keyfi gözaltı ve tutuklamalarla engellemeye çalışsa da en sonunda kazanan işçi sınıfı ve ezilen halklar olacaktır” diye konuştu.

‘HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK EDENLER, DOĞAYI TALAN EDİP ALIN TERİMİZİ SÖMÜRENLERDİR’

DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Çınar Altan, Başaran Aksu, Mehmet Türkmen, Esra Işık ve Limter-İş Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever gibi doğasını, yaşam alanını, emeğini için mücadele eden ve bu mücadeleyi milyonlarla buluşturmak için çalışan tüm arkadaşların yanında olduklarını vurguladı. Şu anda açıklama yaptıkları Limak Holding’in önünde mücadele eden arkadaşlarını tutuklayan sistemin tamamlayıcı resmiyle karşı karşıya olduklarını belirten Altan, “Kamu düzeni adı altında kolluk kuvvetleri Limak Holding’in keyfini, servetini korumak üzere buraya konuşlanmış. Biz bu tabloyu her yerde görüyoruz. Doğasını savunanların karşısına nasıl jandarma dikiyorlarsa, arkadaşlarımızı savunan bizim karşımıza da polis ordusunu diziyorlar. Başaran Aksu işte bu tablonun teşhirini yaptığı için tutuklandı. Başaran Aksu, bu işbirlikçi sermaye devleti karşısında bir mücadele hattı örgütlemeye çalıştığı için ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ iddiasıyla tutuklandı. Oysa halkı kin ve düşmanlığa tahrik edenler, yaşam alanlarını ve doğayı talan edenlerdir, alın terimizi sömürenlerdir” vurgusunda bulundu.

‘DEVLETTEN, SERMAYE VE HOLDİNGLERDEN KORKMAYACAĞIZ’

Umut-Sen Sözcüsü Murat Bostancı, bu ülkede hak mücadelesinin öncülerinin hukuksuz bir biçimde tutuklandığını hatırlatarak, “Çünkü istedikleri makul sendika, makul dernek, makul gazete. Yani ‘Biat edeceksiniz, susacaksınız, evinizde oturacaksınız, hak aramayacaksınız’ diyorlar. Ama diğer taraftan da yasa var, anayasa var ama bu sermaye devleti, bu sermaye iktidarı kendi yasalarına uymuyor. O yüzden Başaran Aksu’nun tutuklanması tesadüf değil. Bir taraftan direnişe başlayacak olan madencilerin önünü kesmek, diğer taraftan bize gözdağı vermeye çalışıyorlar. Yok Limak’mış, Zorlu’ymuş, Sabancı’ymış… Kim olursa olsun biz devletten, sermayeden, holdinglerden korkmayacağız, tutuklamalardan ve gözaltılardan korkmayacağız ve direne direne kazanacağız” dedi.

‘HOLDİNGCİ ÇETELERE KARŞI TAVİZSİZ MÜCADELE SÜRECEK!’

Mücadeleci sendikalar adına yapılan açıklamada, “Esra Işık, Mehmet Türkmen ve Başaran Aksu şahsında tutsak edilmek istenen aslında emekçilerin, köylülerin direniş iradesidir. Mesele hukuk değil, sermayenin çıkarlarına dokunan herkesin susturulmak istenmesidir. Limak Holding yıllarca AKP hükümeti tarafından adrese teslim çıkarılan ihalelerle semirtilmiş, emekçi halkın düşmanı bir holdingtir! Limak Holding ve benzeri çetelere, kamu kaynakları peşkeş çekilerek, vergi aflarından ve teşviklerinden yararlandırılarak, kanunlarla korunarak sermaye düzeninin çarkları döndürülüyor. Bu sırada ise emeğiyle geçinen milyonlarca emekçinin gasp edilen yaşamı ve geleceği için direnmek dışında bir seçeneği yok. İşçiden çalarak servet biriktiren asalak sınıfın en önde gelen isimlerinden Limak patronu Nihat Özdemir’in keyfi bozulmasın, holdingin kârı azalmasın diye yargı eliyle yürütülen bu operasyonlar bizi yıldıramaz. Başaran Aksu daha önce de defalarca holdinglerin sömürüsünü teşhir ettiği için tutuklanma tehdidiyle karşılaşmış, hakkında açılan onlarca dava ve istenilen cezalara rağmen mücadelesinden geri adım atmamıştır. O, tüm yaşamını işçi sınıfının kurtuluş mücadelesine adamış, bu mücadele içerisinde işçilerle birlikte direnmiş, birlikte dövüşmüş ve gözünü budaktan sakınmamıştır. Biliyoruz ki bu tutuklama Başaran Aksu için bir onur nişanesidir. Limak Holding’e ve işçilerin kanını emen, köylüyü yerinden yurdundan eden sermayeye karşı verilen tavizsiz mücadele sürecek. Ne hakkı için direnen işçiler ne de toprağı için nöbet tutan köylüler; bu küresel kapitalist şirketlere ve onun yerli işbirlikçilerinin barbarlığına teslim olmayacak!” denildi.