Mersin'de polis ablukasına rağmen yürüyüş: Özgürlük için direnmeye devam edeceğiz
Mersin’de "Umut hakkı" yürüyüşü için Barış Parkı’nda toplanan kitleyi polis ablukaya aldı. 2 saatlik ablukanın ardından kitle "Bê Serok jiyan nabe" sloganıyla yürüdü.
Mersin’de "Umut hakkı" yürüyüşü için Barış Parkı’nda toplanan kitleyi polis ablukaya aldı. 2 saatlik ablukanın ardından kitle "Bê Serok jiyan nabe" sloganıyla yürüdü.
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, “Önder Apo’nun umut hakkı için özgürlüğe yürüyoruz” şiarıyla Mersin'in Akdeniz ilçesinde gerçekleşecek yürüyüş için yüzlerce kişi Barış Parkı'nda bir araya geldi. Parka erbaneler eşliğinde yürüyüşle gelen kitle buradan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Akdeniz ilçe binasına doğru yürüyüşe geçti.
Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Kesin Bayındır ve DEM Partili milletvekillerinin de yer aldığı kitle yürüyüş sırasında Önder Apo’nun posterini taşıdı ve sık sık "Bijî Serok Apo" sloganı attı. Önder Apo’nun posterini gerekçe gösteren polisler yürüyüşe engel oldu.
Kitleyi parkın içinde ablukaya alan polisler, girişleri de üst aramasıyla aldı. Kitlenin parktaki bekleyişi ve polis ablukası yaklaşık 2 saat sürdü. Kitle, polis ablukasında sık sık "Bê Serok jiyan nabe" ve "Bijî Serok Apo" sloganları attı. Kadınlar erbaneler çalarak stranlar seslendirdi.
Yaklaşık 2 saat süren ablukanın ardından kitle DEM Parti Akdeniz ilçe binasına doğru yürüyüşe geçti.
Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Kesin Bayındır ve DEM Parti'li milletvekillerinin de yer aldığı kitle, polis ablukası altında DEM Parti Akdeniz İlçe Örgütüne doğru yürüyüşe geçti. “Abdullah Öcalan’a özgürlük” sloganı atan kitleye polis aralıklarla saldırdı.
POLİS GAZETECİLERE DE SALDIRDI
Yürüyüşü takip eden Jinnews muhabiri Azize Akoğlu, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Kadir Ayten, Hamdullah Yağız Kesen ve Pirha Muhabiri Fatoş Sarıkaya'nın haber takibi engellenerek, darp edildi. Darp nedeniyle Azize Akoğlu'nun tripotu ve fotoğraf makinesi ve Ayten'in ise cep telefonu kırıldı. İlçe binası önüne gelen kitle burada da polisin engellemelerine rağmen Önder Apo'nun posterini açtı. DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, polisin saldırısını eleştirerek, “Çözümün konuşulduğu bu süreçte bu engellemeyi kabul etmiyoruz. Direnen Wan, Amed halkına selam olsun. Mersin buradan sesini Ankara’ya duyurdu. Selam olsun direnenlere" dedi.
‘BARIŞ KAPILARINI AÇIN’
DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, tüm Kürt halkını selamladıktan sonra “Önder Öcalan dün avukatlarıyla görüştü ve Çukurova ile Kürdistan halklarına mesaj gönderdi. Bu mücadelede direnen, gönül veren herkese selam ve sevgilerini iletti” dedi.
Bayındır, Önder Apo'nun özgürlüğü için Wan’dan Amed’e, Çukurova’dan Mersin’e kadar Türkiye genelinde yürüyüşler gerçekleştireceklerini belirterek, “Kürt halkı, Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde yürüyor. Kendi memleketimizde özgürlük, eşitlik ve onurlu bir barışı öne çıkarmak istiyoruz” diye konuştu.
'BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜYLE MÜMKÜN'
Bayındır, annelerin barış çağrısına dikkat çekerek, “Artık bu savaş son bulsun diyoruz. Barış ve özgürlüğümüz, Önder Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ile bağlantılıdır. AİHM, Sayın Öcalan ve 4 bin ağırlaştırılmış tutsağın serbest bırakılmasını istiyor” dedi.
Mevcut kanunlara göre Önder Apo'nun fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini vurgulayan Bayındır, iktidarın hem engel koymak hem de çözüm süreci olduğunu söylemesini eleştirdi. Bayındır, “Kanunlar artık ‘Önder Öcalan özgür olmalı’ diyor. Devlet, Kürt halkının haklarını Anayasa’da kabul etmeli. Kanunlar uygulanmalı” ifadelerini kullandı.
‘MERSİN’DE PROVOKASYON GÖRDÜK’
Bayındır, Erdoğan’ın sürecin provokasyona açık olduğunu söylemesine atıfta bulunarak, “Bugün bu provokasyonu Mersin’de gördük. Biz bugün Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için yürüdük. Kendinizi savcı ve hâkim yerine koymayın. Bu sürecin tarafları devlet ve Kürt Halk Önderidir” dedi.
Önder Apo'nun özgürlüğü sağlanmadan Kürtlerin statüsü tanınmaz ve yasalar değişmezse, yürüyüş ve direnişin devam edeceğini vurgulayan Bayındır, “Yüzyıl daha yürüyebilir, yüzyıl daha direnebiliriz. Kürdistan’da, Çukurova’da ve dünyanın her yerinde haklarımız için direnmeye devam edeceğiz” diye konuştu.