Muğla’da birçok siyasi parti ve demokratik kitle örgütü, “Toprağımızı vermiyoruz” şiarıyla düzenlenen mitingde bir araya geldi. Binlerce kişinin katıldığı etkinlikte doğa ve yaşam hakkı savunuldu, ekoloji mücadelesinde yaşamını yitirenler anıldı.
Atatürk Bulvarı Miting Alanı’nda gerçekleştirilen etkinlik, ekoloji mücadelesinde hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Miting alanında “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Çimentocu şirket köylerimizi terk et”, “Akbelen için adalet” yazılı pankartlar ve “İşgal yasasına geçit yok”, “Bir arada yaşamı savunacağız”, “Ormanlar, zeytinlikler, yaşam kırmızı çizgimizdir” yazılı dövizler taşındı.
AYFER KOÇAK: “DOĞAMIZA SALDIRI, GELECEĞİMİZE SALDIRIDIR”
KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, doğayı korumanın bir tercih değil, yaşam mecburiyeti olduğunu vurguladı. Ayfer Koçak, ““Doğamızı katlettiklerinde geleceğimizi elimizden almış oluyorlar. Doğamızı katlettiklerinde, suyumuzu, topraklarımızı kirlettiklerinde, biz yoksul emekçilere daha kötü şartlarda çalışmak ve emeğimizin daha da değersizleşmesi dayatılacaktır, kıtlık dayatılacaktır. Bunu en çok da biz yoksul emekçiler yaşayacağız. Biz buna izin vermemek için, havamızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için buradayız. Ormanlara saldıranlar, aynı zamanda bizim geleceğimize, emeğimize saldırıyorlar. Buradan Karadeniz’de ekoloji mücadelesi yürütenlere, Şırnak’ta ormanlarına sahip çıkmaya çalışanlara, havasına, suyuna, toprağına, emeğine sahip çıkmaya çalışanlara selam gönderiyoruz. Saldırı tek başına doğaya değil ama doğaya yönelik saldırı, sadece orada SERA KADIGİL: İŞGALE KARŞI ALANLARDAYIZ
Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, doğanın işgal edilmesine karşı alanlarda olduklarını belirtti. Kadıgil, “Havamıza, suyumuza, zeytinimize ve çocuklarımıza el uzatanlara dur demek için buradayız. Sadece son 15 yılda 386 bin ruhsat verildi. Yazıklar olsun!” ifadelerini kullandı.
TÜLAY HATİMOĞULLARI: TORBA YASAYI VETO EDİN
Tülay Hatimoğulları, iktidarın Türkiye’nin dört bir yanındaki doğa ve köy alanlarını hedef aldığını belirterek, “Torba yasaya karşı tek yürek olduk ve Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Bu yasayı veto edin” dedi.
Tülay Hatimoğulları, Muğla’dan Şirnex’e uzanan ekoloji mücadelesini örnek gösterdi ve “Örgütlendikçe, bir arada oldukça sonuç alırız. Birleşe birleşe kazanacağız” mesajını verdi.
BARIŞ, AĞAÇLA BAŞLAR
Tülay Hatimoğulları, Şirnex Besta’da ağaçların kesilmemesi için yapılan nöbetlere değinerek, “Muğla’dan Besta’ya bu mücadele köprüsünü en güçlü şekilde kurabilirsek, şirketlere ve iktidara geri adım attırabiliriz” diye konuştu.
Ekoloji ve barış arasındaki bağlantıya vurgu yapan Tülay Hatimoğulları, “Barış sadece silahların susması değildir. Barış, ağaçla, suyla, toprakla barışmaktır. Barış, sadece iki insanın birbiriyle barışması değil. Barış, bu yeryüzünde canlı cansız bütün varlıkların yaşam hakkını savunmak demektir. Bizler barışı inşa ederken aynı zamanda doğamıza sahip çıkarak barışı inşa edeceğiz. Doğamıza sahip çıkamazsak bu ülkede gerçek ve kalıcı bir barıştan bahsetmek mümkün değildir. Bizler Besta'dayken bir anamız, bir barış anası şunu söyledi: "Barış istiyorsanız önce ağaçla barışın. Biz kentlerimizde baraj değil, barış istiyoruz." dedi annemiz. Buradan binlerce kez selam olsun barışı isteyen bütün annelere” ifadelerini kullandı.
CHP’Lİ ÖZGÜR ÖZEL: “MÜCADELE HİÇ BİTMEDİ”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, halkın karşısında duran iktidara meydan okuduklarını söyledi. Özel, zeytinlikleri madencilik faaliyetlerine açan yasal düzenlemelere karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını ve mücadelenin devam ettiğini vurguladı.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) temsilcileri de ekolojik yıkıma dikkat çekti. Miting, katılımcıların attığı sloganlarla son buldu.