Arjin Dilek Öncel: Nazım ve Cihan’ın mirasını devraldık
Katledilen gazeteci Nazım Daştan'ın çalışma arkadaşı Arjin Dilek Öncel, “Onların mirasını, kalemini ve kameralarını devraldık" dedi.
Katledilen gazeteci Nazım Daştan'ın çalışma arkadaşı Arjin Dilek Öncel, “Onların mirasını, kalemini ve kameralarını devraldık" dedi.
Gazeteci Arjin Dilek Öncel, Nazım Daştan’ın cesareti ve pozitifliğinin kendisine de cesaret verdiğini belirterek, gittiği her yerde iz bıraktığını söyledi.
Gazeteciler Nazım Daştan ile Cihan Bilgin, Tişrîn’e saldırıları takip ederken 19 Aralık 2024’te Türk devletine ait Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile hedef alınarak katledildi. Nazım Daştan ile birlikte aynı çalışma alanlarını paylaşan gazeteci Arjin Dilek Öncel, ANF'ye konuştu.
CESARETİ VE POZİTİFLİĞİ BANA CESARET VERMİŞTİ
Arjin Dilek Öncel, Dicle Haber Ajansı'nın Riha bürosunda çalışırken Nazım Daştan'la tanıştıklarını belirterek, şunları söyledi: "Hem biz gazeteciler hem de bu mesleğinin zorluklarını bilenler, gazetecilikten söz ederken mesleğin zorluklarını ilk önce söyler. Bence en zor olan; yitirdiğimiz arkadaşlarımız hakkında konuşmaktır. Bundan dolayı Nazım hakkında konuşmak çok zor. Yitirdiğimiz her arkadaşımız için geride kalanlar olarak konuşmak çok zor. Ben 2015'te Urfa'da mesleğe başladım. Tanıdığım ilk gazetecilerden biri de Nazım'dı. Samimiyeti, sıcaklığı ve meslek aşkının sizi etkilememesi elde değildi. Nazım’ın katledilişinin birinci yıl dönümü ve fark ettiyseniz herkes Nazım’ın gülüşünden bahseder. İnsanı içine alan kocaman bir gülüşü vardı. Nazım’ın cesareti ve pozitifliği bana da cesaret vermişti. Bu şekilde aslında mesleğe başladım. Ben Urfa'da çalışıyordum, Nazım da Antep'te. Birlikte belki haber takip etmedik ama her zaman irtibat halindeydik."
NAZIM, HER ALANDA VE HER YERDE İZ BIRAKTI
Nazım’ın gittiği her yerde ve her alanda bir iz bıraktığını söyleyen Arjin Dilek Öncel, şöyle devam etti: “Nazım, Antep'ten ayrıldıktan sonra yerine biz gidip orada çalışmaya başladık. Orada yaşayan Rojavalı ailelerle ilgili haber yapmak istemiştik. Bir kaç aileyle görüştüğümüzde oradaki Rojavalı aile bize Nazım’ı sormuştu. O kentte yaşayan birçok kesim tarafından tanınıyordu. Nazım, hak ihlalinin olduğu yerdeydi, yoksulun olduğu yerdeydi, işçinin olduğu yerdeydi. Biz bunu kente gittiğimizde bir kez daha görüp şahit olduk. Nazım o kentte birçok kişinin kapısını çalmış, birçok kişinin hikâyesini dinlemişti. Nazım, bizim üzerimde iz bıraktığı gibi bulunduğu her yerde ve her alanda iz bıraktı.”
HAKİKATİ ORTAYA ÇIKARMAK İÇİN MÜCADELE ETTİ
Nazım’ın 2014'te DAİŞ'in Rojava’ya saldırılarının artığı bir süreçte Rojava’ya gittiğini hatırlatan Arjin Dilek Öncel, şunları dile getirdi: “Orada da cesaretini gösterdi Nazım. Hakikatin üzerine gitmek, hakikati ortaya çıkarmak olduğunu orada da bize gösterdi. Daha sonra öz yönetim sürecinde Silopiya'da çalıştı. Orada da birçok önemli habere imza attı. Bir cezaevi süreci yaşadı. Cezaevinden çıktıktan sonra yine aynı pozitiflikle karşımızdaydı. O süreçten sonra Nazım, devrimin yaşandığı Kuzey ve Doğu Suriye’ye döndü. Hem oradaki devrimin içinde yer almak istedi hem de hala oraya yönelik saldırılar söz konusuydu. Orada çalışmak istedi. Orada sayısız habere imza attı. Diğer katledilen Özgür Basın çalışanı arkadaşlarımız gibi Nazım da zor olanı, savaş koşullarında gazetecilik yapmayı seçti."
ARTIK YAS TUTAMIYORUZ
Nazım ve Cihan'ın tek amaçlarının hakikati dünyaya duyurmak olduğunu ifade eden Arjin Dilek Öncel, şunları ekledi: ”Nazım ve Cihan gibi birçok arkadaşımız yitirdik. Gerçekten bizler artık yas tutamıyoruz. Art arda aldığımız ölüm haberlerinden kaynaklı bizler yas tutamıyoruz. Onların kalemini yerde bırakmamak için mücadelemize mücadele katmaya çalışıyoruz. Onların bayrağını biz devraldık ve bunu bir şekilde sürdüreceğiz. Biz, onların mirasını devraldık. Kalemlerini, kameralarını, fotoğraf makinelerini devraldık ve mesleğe devam ediyoruz. Onların bize bıraktığı mücadele ruhuyla bizler de bu mesleği sürdürmeye ve hakikati açığa çıkarmaya devam edeceğiz.”