Newaya Jin gazetesinin Temmuz sayısı, “14 Temmuz Ulusal Onur Günü: Özgürleşmeye giden yol politikleşmeden geçer” manşetiyle yayımlandı.
Gazete, 14 Temmuz’un Kürt halkı açısından ulusal varlığın, özgürlük iradesinin ve direniş geleneğinin simgesi olduğuna dikkat çekti.
Temmuz sayısında barış ve demokratik toplum sürecindeki güncel gelişmeler, Ortadoğu’daki siyasal durum, demokratik toplumun inşasında kadın ve gençliğin öncülük rolü, kadın katliamları, kültür, ekolojik kriz ve kadın mücadelesine ilişkin dosya, röportaj ve analizlere yer verildi.
ULUSAL ONUR GÜNÜ VE DEMOKRATİK TOPLUM MÜCADELESİ
Yazar Raperîn Munzur, “14 Temmuz direnişi ve demokratik toplum mücadelesi” başlıklı yazısında, 14 Temmuz direnişinin yalnızca tarihsel bir olay olmadığını vurguladı.
Munzur, örgütlü, bilinçli ve politik mücadelenin özgürleşmenin temel koşulu olduğuna dikkat çekerek, 1970’li yılların devrimci ruhunun, komün kültürünün ve örgütlü mücadele anlayışının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
BARIŞ VE DEMOKRATİK MÜCADELE
Gazetenin gündem sayfalarında PAJK Koordinasyonu tarafından kaleme alınan yazıya da yer verildi.
Yazıda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barış ve demokratik çözüm çağrısı etrafında ortaklaşmanın önemine dikkat çekilirken, kadınların örgütlü mücadelede belirleyici bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı.
Pelşin Tolhildan ise “Demokratik inşa ve kadın öncülüğü” başlıklı yazısında, demokratik toplumun inşasında kadınların tarihsel sorumluluğunu ele aldı.
Toplumsal sorunların çözümü için kolektif çalışmanın, örgütlenmenin ve kadın öncülüğünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tolhildan, kadınların demokratik toplum inşasındaki rolüne dikkat çekti.
DEMOKRATİK TOPLUM VE KOMÜN İNŞASINDA ZİHNİYET
Evindar Ararat, yazısında demokratik toplum anlayışını ele aldı.
Ararat, demokratik toplumun etnik, inançsal, dilsel, kültürel ve sınıfsal farklılıkları bir parçalanma ve çatışma zemini olmaktan çıkararak, bir arada yaşamın temel harcı haline getirmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.
Haskar Kırmızıgül ise “Komünleşmek Kaf Dağı’nın ardında mı, yanı başımızda mı?” başlıklı yazısında komünleşme anlayışını değerlendirdi.
Kırmızıgül, yazısında şu ifadelere yer verdi:
“Komünleşmek bizde olanı hatırlamaktan, canlandırmaktan ve büyütmekten geçiyor. Burada vicdan, bilinç ve ahlak devreye giriyor. Sadece bilgiye dayanırsak bir lafazana dönüşebiliriz. Vicdan ve ahlakla yürümek de bireyin tanrı katına çıkarıldığı bu çağda komünleşmeye yetmez. Hepsini gerektiği kadar devreye koyan bir irade göstermek, zihniyet kazanmak gerekiyor.”
GERİLLALARLA BARIŞ SÜRECİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ
Temmuz sayısında Medya Doz imzalı “Barış sevmeyi bilenlerin bayramıdır” başlıklı bir röportaj da yer aldı.
Devam eden siyasal sürecin bir grup gerillanın değerlendirmeleri üzerinden ele alındığı röportajda, barışın toplumsal karşılığına ve sürece ilişkin görüşlere yer verildi.
ORTADOĞU VE İRAN EKONOMİSİ DEĞERLENDİRİLİYOR
Gelawêj Ewrîn imzalı yazıda, İran’a yönelik uluslararası yaptırımların Türkiye’ye sağladığı ekonomik ve stratejik avantajlar değerlendirildi.
Yazıda, İran’ın küresel ekonomiyle doğrudan bütünleşmesi halinde Türkiye’nin bugüne kadar üstlendiği ekonomik ve bölgesel aracılık rolünün önemli ölçüde zayıflayabileceği görüşü dile getirildi.
KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ÖZSAVUNMA
Roza Metîna’nın kaleme aldığı yazıda, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede özsavunmanın önemi ele alındı.
Özsavunmanın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel, toplumsal ve politik bir güçlenme süreci olduğu belirtilen yazıda, kadınların özsavunma bilinci geliştirdikçe daha özgür hareket edebilecekleri ifade edildi.
Yazıda ayrıca kadınların, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı daha güçlü mücadele yürütebilmeleri için örgütlü özsavunmanın geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.
YPJ’NİN STATÜSÜ TÜM KADINLARIN KİMLİĞİDİR
Gazetede yayımlanan bir röportajda, YPJ’nin yalnızca askeri bir yapı olmadığı, aynı zamanda kadınların kimliğinin, iradesinin ve kazanılmış haklarının sembolü olduğu vurgulandı.
YPJ’nin statüsünün korunmasının tüm kadınların haklarının korunması anlamına geldiği belirtilen röportajda, kadınların ortak ve güçlü bir ses çıkarmasının özgür iradenin güçlendirilmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.
İKLİM KRİZİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM
Menekşe Kızıldere’nin hazırladığı ekoloji sayfasında, iklim krizi kapitalist modernitenin yol açtığı küresel sorunlardan biri olarak ele alındı.
Yazıda, iklim krizinin çözümünün yalnızca teknolojik dönüşümle sınırlı olmadığı; kadın özgürlüğü, demokratik toplum ve ekolojik yaşam anlayışıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
Özellikle yoksul, kırsal bölgelerde yaşayan ve yerinden edilmiş kadınların iklim krizinden daha ağır etkilendiğine dikkat çekildi.
DÜNYADAN KADIN DAYANIŞMASI ÖRNEĞİ
Gazetenin dünya sayfasında, Fransa’da yaşayan feminist aktivist Zahra Agsous ile yapılan röportaja yer verildi.
Röportajda Cezayirli kadınların tarihsel direniş mirası, Fransa’da kadınlara yönelik şiddete karşı yürütülen mücadele ve dünya genelinde büyüyen feminist dayanışma değerlendirildi.
SON SAYFADA GÜLDEN KÖMÜRCÜ’NÜN HİKÂYESİ
Gazetenin son sayfasında Drancy Zîn Kadın Meclisi tarafından ortak kaleme alınan yazıda, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde 20 Mayıs 2026 tarihinde eşi tarafından katledilen Gülden Kömürcü’nün hikâyesi anlatıldı.
Yazıda, kadın katliamlarının yalnızca hukuki tedbirlerle önlenemeyeceği belirtilerek, kalıcı çözümün kadınları değersizleştiren toplumsal anlayışın değiştirilmesinden geçtiği vurgulandı.
Gazetenin Temmuz sayısının tamamına newajIn.net adresinden ulaşılabilir.