'Politik tutsakların can güvenliği tehlikede'

Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde tutulan Bager Sayak ve Cihat Bekirin’in vasisi Ahmet Sayak, “Zindanlarda süreci sabote eden uygulamalar var. Cezaevi yönetimi, tutsakların can güvenliğini tehlikeye atıyor” dedi.

Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde tutulan politik tutsaklara yönelik hak ihlallerinin, kamuoyunda tartışılan barış ve çözüm sürecini sabote etmeye yönelik sistematik uygulamalara dönüştüğü belirtiliyor. Keyfi disiplin cezaları, hücre baskınları, iletişim ve görüş yasakları ile kitap ve yayınlara el konulmasının sıradanlaştırıldığı hapishanede, idarenin hukuksuz tutumunun yalnızca tutsakların temel haklarını değil, can güvenliğini de doğrudan tehdit ettiği ifade ediliyor.

Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde yaşanan ağır ve sistematik hak ihlallerine ilişkin ANF’ye konuşan politik tutsaklar Bager Sayak ve Cihat Bekirin’in vasisi Ahmet Sayak, şunları aktardı:

“Bager Sayak ile yaptığım son telefon görüşmesinde, cezaevi idaresinin açık biçimde süreci provoke eden, gerilimi bilinçli bir şekilde tırmandıran uygulamalarının yüzünü aktardı. Sürekli ve keyfi hücre aramaları yapılmakta, tutsakların kitaplarına el konulmakta, en temel hakları gerekçe gösterilmeden soruşturmalara konu edilmekte; görüş ve iletişim cezaları sistematik biçimde devreye sokulmaktadır. Bu uygulamalar yalnızca bireysel ihlaller değildir. Bu tutum, bugün Türkiye’de konuşulan ve toplumda karşılık bulan tarihi süreci baltalama girişimidir.

Nasıl ki dışarıda bazı siyasi aktörler, süreci sabote etmeye çalışıyorsa, zindanlardaki bazı idareciler de aynı zihniyetle hareket etmektedir.”

‘TUTSAKLAR BÜTÜN İHLALLERE RAĞMEN SAĞDUYULU DAVRANIYOR’

Hapishanelerde tutulan siyasi tutsakların sürecin hassasiyetini gözeterek bilinçli bir biçimde eylemsizlik içinde direndiğini vurgulayan Sayak, “Tutsaklar provokasyona gelmemek ve süreci zedelememek için büyük bir irade ortaya koyuyor. Ancak bu sağduyu, baskı ve hukuksuzluğun meşrulaştırılması anlamına gelmemelidir. Biz aileler de aynı sorumlulukla hareket ediyoruz.  Bugün sürecin zarar görmemesi için sesimizi yükseltmiyoruz ama bu, sabrımızın sınırsız olduğu anlamına gelmez. Cezaevlerinde hukuksuzlukların devam etmesi halinde Adalet Bakanlığı önünde demokratik ve meşru eylemler düzenleyeceğiz. Tutsaklarımız için adalet arayışını büyütmekten geri durmayız” diye konuştu.

‘KEYFİ DİSİPLİN CEZALARI VERİLİYOR’

Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde rehin tutulan politik tutsaklara keyfi disiplin cezaları verildiğini aktaran Sayak, "Son olarak cezaevinde rehin tutulan 27 tutsağa verilen disiplin cezalarına yapılan bütün itirazlar reddedildi. Özelikle tutsakların iletişim hakları ihlal ediliyor. Mektuplar karalanıyor ve cevaplar geri gönderiliyor. Ekim ayında Bager Sayak’a gönderdiğim yedi sayfalık mektubun üçüncü sayfasında yaklaşık yirmi satır karalanarak teslim edildi.  Mektubun orijinali değil fotokopisi tutsaklara veriliyor" dedi.

‘KAMUOYU DUYARLI OLMALI’

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin DEM Parti milletvekilleri ve ilgili heyetlere de çağırıda bulunan Ahmet Sayak, “Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne derhal bir ziyaret gerçekleştirilmesi gerekiyor. Cezaevindeki uygulamaların yerinde incelenmesi ve idarenin keyfi tutumuna müdahale edilmelidir. İdarenin keyfi uygulamaları tutsakların hayatını riske atıyor. Bu bir insanlık suçudur. Kamuoyu bu sessiz kuşatmaya karşı duyarlı olmalıdır. Gelinen noktada tutsakların yalnızca hakları değil, can güvenlikleri de risk altındadır” ifadelerine yer verdi.