Riha, Tokat ve Osmaniye cezaevlerinde yoğun hak ihlalleri

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Riha Şubesi, Tokat, Osmaniye ve Riha’daki cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı.

ÖHD Hapishane Komisyonu üyesi Dicle Aksu tarafından açıklanan rapor, Osmaniye 1 ve 2 No’lu T Tipi, Urfa 2 No’lu T Tipi, Tokat T Tipi ve Siverek T Tipi cezaevlerinde Temmuz–Aralık döneminde yapılan düzenli ziyaretlere dayanıyor. Raporda, sağlık hakkı ihlalleri, keyfi infaz ertelemeleri, kitap ve iletişim kısıtlamaları ile siyasi tutsaklara yönelik ayrımcı uygulamaların yaygın olduğu vurgulandı.

Aksu, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” tartışmalarının sürdüğü bir dönemde cezaevlerinde ayrımcı ve baskıcı uygulamaların derinleştiğini belirterek, mevcut yargı paketlerinin sürecin ruhuyla çeliştiğini ifade etti.

Aksu, “Gerçek bir barış halinin oluşması, demokratik toplumun inşası yalnızca silah bırakma ile mümkün olmayacağından yargısal ve toplumsal gereklerin derhal yerine getirilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

Rapora göre cezaevlerinde ağır hasta tutsakların tedaviye erişimi engelleniyor, infaz erteleme ve tahliye talepleri keyfi gerekçelerle reddediliyor. 

Osmaniye ve Tokat cezaevlerinde siyasi tutsaklara yönelik “pişmanlık” dayatmaları, idari gözlem kurullarında siyasi içerikli sorular ve bu cevapların infaz uzatma gerekçesi yapılması dikkat çekiyor. 

Tokat Cezaevi’nde kitap sayısının yediyle sınırlandırıldığı, görüntülü ve telefon görüşmelerinde adli ve siyasi tutsaklar arasında açık ayrım yapıldığı belirtiliyor.

Urfa ve Siverek cezaevlerinde ise ısınma, sıcak su, ışıklandırma ve temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar yaşandığı, ağız içi arama dayatmalarının sağlık hakkını fiilen engellediği kaydedildi. 

Siverek Cezaevi’nde uzun süredir tutuklu bazı mahpusların infazlarının defalarca keyfi biçimde ertelendiği bilgisi paylaşıldı.

ÖHD Riha Şubesi, cezaevlerinde ağır tecrit koşullarının yaygınlaştığını vurgulayarak, Adalet Bakanlığı’nı, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nu ve Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’ni (CPT) göreve çağırdı. Dernek, ulusal ve uluslararası hukuka uygun, bağımsız denetim mekanizmalarının derhal oluşturulması gerektiğini belirtti.