‘Rojava ile açığa çıkan ulusal birlik ruhu daha da güçlenmeli’

Kürt halkına yönelik kirli politikaların her alanda teşhir edilmesi gerektiğini belirten Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Gülcan Kaçmaz Sağyiğit, Rojava’ya dönük saldırılar sonrasında ulusal birlik bilincinin açığa çıktığını ifade etti.

GÜLİSTAN KAÇMAZ SAĞYİĞİT

Yaşanan saldırılar karşısında ulusal birliğin önemli bir yerde durduğunu ve bu mücadelenin artırılması gerektiğini belirten Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Gülcan Kaçmaz Sağyiğit, son sürece dair değerlendirmede bulundu. Kürdistan coğrafyasının uzun yıllardır aynı zihniyet tarafından bölündüğünü vurgulayan Sağyiğit, her bir parçada yaşayan Kürtlerin köklerinden koparılmaya çalışıldığını ifade etti. Ulusal birlik konusunda geçmişten bugüne önemli bir tarihsel birikim oluştuğunu hatırlatan Sağyiğit, buna rağmen bugün gelinen noktada güçlü ve sürdürülebilir bir ulusal birlik ruhunun yeterince hayata geçirilemediğini dile getirdi. Sağyiğit, “Tüm bu çalışmalara rağmen, kapitalist sistemi sarsabilecek düzeyde bir ulusal birlik ortaya çıkarabildik mi sorusunu sormak zorundayız. Bu noktada eksik kaldığımız açıktır” dedi.

‘AÇIĞA ÇIKAN BİLİNÇ TESADÜF DEĞİL’

Rojava’ya dönük saldırıların ardından açığa çıkan ulusal birlik ruhuna ve bu ruhun en yoğun dönemlerinden birine tanık olduklarını belirten Sağyiğit, “Demokratik Birlik İnisiyatifi olarak bunun bir tesadüf olmadığını biliyoruz ve bu şekilde değerlendiriyoruz. Çünkü ulusal birlik ruhuyla hareket edildiğinde Kürt halkının kazanımlarını nasıl elde ettiğinin farkındayız. Bunun en somut ve en yakın örneği Kobanê’dir. Kobanê sürecinde Kürtler, bağlı bulundukları siyasi parti ya da düşüncelerini bir kenara bırakarak tek bir noktada birleştiler. Bu birleşme Kürtlerin ulusal birliği oldu ve Kürtlerin kazanımlarını beraberinde getirdi. Kobanê Devrimi bu şekilde sahiplenildi ve sonuçta çok ciddi bir başarıya ulaşıldı. Aynı zamanda tüm dünyaya örnek teşkil eden bir model ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

‘ROJAVA İLE BERABER ULUSAL BİRLİK BİLİNCİ YENİDEN AÇIĞA ÇIKTI’

Rojava’yla beraber halkta yeniden aynı bilincin açığa çıktığına dikkat çeken Sağyiğit additionally, “Şu anda yalnızca Kürdistan’ın dört parçasında değil, diasporada ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Kürtler arasında da aynı bilinç gelişmiştir” sözleriyle birçok yerde halkın sokağa çıktığını vurguladı. “Ulusal birlik ruhunun açığa çıkması için mutlaka Kürtlerin haklarına yönelik bir saldırı mı olması gerekiyor? Kürdistan’a ya da Kürtlerin kazanımlarına yönelik bir tehdit mi bu bilinci ortaya çıkarıyor?” sözleriyle bu bilincin saldırı ya da tehdit anlarında açığa çıktığının altını çizen Sağyiğit, “Oysa tam tersine, ulusal birlik ruhunu biz hayata geçirdiğimizde, onu temellendirdiğimizde ve ete kemiğe büründürdüğümüzde bu tür saldırıları en aza indirmek mümkün olacaktır. Bu yaklaşım son derece kıymetlidir” dedi.

‘KİRLİ POLİTİKALARA KARŞI SES ÇIKARMALIYIZ’

Ulusal birlik çalışmalarının dönemsel kalmaması ve süreklilik arz etmesi gerektiğini aktaran Sağyiğit, inisiyatif olarak birliği iktidarlaşma hedefiyle değil, toplumsallaşma üzerinden ele aldıklarını vurguladı. Sadece Kürt halkının değil, Kürt dostlarının da demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigma için alanlara çıktığını hatırlatan Sağyiğit şu aktarımda bulundu: “Ne kadar çok ses çıkarabilir, ne kadar güçlü temaslar kurabilirsek, oradaki kirli pazarlıkları ve savaş politikalarını da o ölçüde boşa çıkarabiliriz. Bugün Rojava ve Rojhilat’ta Kürtlere yönelik son derece kirli politikalar yürütülmektedir. Rojhilat’ta İran rejimine karşı yeni bir yol arayışı ve bu doğrultuda gelişen güçlü bir mücadele vardır. Yıllardır süren antidemokratik uygulamalara, ekonomik krizlere ve çoklu krizlere karşı halk bugün açıkça başkaldırmaktadır.”

‘SALDIRILAR KÜRT HALKININ YAŞAM MODELİNE AÇIK BİR MÜDAHALE’

Türkiye’de özellikle 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın ardından yeni bir sürecin kapısının aralandığını belirten Sağyiğit, bu gelişmenin bölgesel dinamiklerle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Aynı zamanda Rojava’da demokratik entegrasyon temelinde yürüyen bir sürecin varlığına dikkat çekti.

Tüm bu gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sağyiğit, “Tüm bu parçalar bir araya getirildiğinde, egemen aklın Kürtlerin yaşam modeline ve Kürt sorununun demokratik, barışçıl yöntemlerle çözümüne açık bir müdahalesinin olduğu net bir şekilde görülmektedir” dedi. Buna rağmen mücadelenin süreceğini belirten Sağyiğit, “Günün sonunda her yerde sözümüzü söylemeye, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Son sözü ise her zaman direnen Kürt halkı ve Kürdistan halkları söyleyecektir” ifadelerini kullandı.

‘ŞARA’NIN YAPTIĞI AÇIKLAMALAR TEK TARAFLI’

Son günlerde ateşkese ilişkin bazı bilgilerin kamuoyuna yansıdığına da değinen Sağyiğit, bu açıklamaların tek taraflı olduğuna dikkat çekti. Sürecin nasıl ilerleyeceğinin önümüzdeki günlerde netleşeceğini belirten Sağyiğit, “Bizler açısından esas olan, sorunların demokratik ve barışçıl yöntemlerle; diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesidir. Bu halklar açısından en doğru ve en sağlıklı yoldur” dedi.

DAİŞ zihniyetine karşı verilen mücadelenin hayati önemde olduğuna vurgu yapan Sağyiğit, bu zihniyetin kadın düşmanı ve yıkıcı karakterinin somut örneklerle ortaya çıktığını söyledi. Kısa süre önce yayımlanan bir videoya işaret eden Sağyiğit, “Bu karanlık zihniyete karşı mücadele eden bir kadına ait heykelin hedef alındığını ve yıkıldığını gördük. Karşımızda böyle bir zihniyet ve buna destek sunan bir devlet aklı bulunmaktadır” diye konuştu.

‘HERKESİN SAFINI BELİRLEMESİ GEREKİYOR’

Ortaya çıkan tablonun iki farklı mücadele çizgisini net biçimde gösterdiğini belirten Sağyiğit, “Bir tarafta kadın özgürlükçü, halkların eşit ve birlikte yaşayabileceği bir paradigmayı savunan bir mücadele çizgisi var; diğer tarafta ise insanları vahşice katleden, kadın bedenini hedef alan, insanlık dışı yöntemleri esas alan karanlık bir zihniyet bulunuyor. Herkesin bu noktada safını net bir şekilde belirlemesi gerekiyor” dedi.

‘MÜCADELE DAYANAKLARINDAN BİRİ ULUSAL BİRLİĞİN İNŞA EDİLMESİ’

Bu durumun Kürt halkı ve özellikle Kürt kadınları açısından kabul edilemez olduğunu vurgulayan Sağyiğit, mücadelenin kararlılıkla süreceğini ifade etti. “Dün nasıl bu zihniyete karşı mücadele ettiysek, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmayı nasıl inşa ettiysek; bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla, aynı mücadele ilkeleriyle yolumuza devam edeceğiz” diyen Sağyiğit, bu mücadelenin en güçlü dayanaklarından birinin Kürtlerin ulusal birliğinin inşa edilmesi olduğunu söyledi.