GÖRÜNTÜLÜ

Salzburg’ta Kürdistan’a yönelik saldırılara karşı kitlesel protesto

Avusturya’nın Salzburg kentinde, İran devletinin Güney Kürdistan’a (Irak Kürdistanı) ve genel olarak Kürdistan’a yönelik saldırılarına karşı kitlesel bir protesto mitingi gerçekleştirildi.

SALZBURG'DA EYLEM

Miting, saldırılarda yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Katılımcılar, şehitleri anarak Kürdistan halkıyla dayanışma mesajlarını dile getirdi.

Ardından Almanca bir bildiri okundu. Bildiride, İran molla rejiminin kendi halkına yönelik baskı, şiddet ve katliam politikalarını sürdürdüğü vurgulandı. Özellikle gençlerin, kadınların, Kürtlerin ve aydınların sistematik olarak hedef alındığı, özgürlük talep eden gençlerin katledildiği ifade edildi.

Devletin, katlettiği insanların cenazelerini dahi ailelerine vermediği, birçok durumda cenazelerin teslimi için para talep ettiği belirtilerek bu uygulama insanlık dışı ve zalimane olarak kınandı. Bildiride ayrıca, Jina Mahsa Amini’nin katledilmesinin direnişin sembolü haline geldiği ve onun şahsında yükselen “Jin, Jiyan, Azadî” felsefesinin özgürlük, eşitlik ve onurlu yaşam mücadelesinin evrensel bir simgesi olduğu ifade edildi.

İran’ın içeride baskıyı artırırken dışarıda da saldırgan politikalar yürüttüğüne dikkat çekilen bildiride, savaş ve güvenlik bahanesiyle Güney Kürdistan’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiği ve sivil halkı doğrudan hedef aldığı belirtildi.

Mitingde yapılan konuşmalarda Ortadoğu’da giderek büyüyen savaşa da dikkat çekildi. İsrail, ABD ve İran ekseninde gelişen çatışmaların genişlediği, bu sürecin yalnızca bölgesel değil küresel düzeyde ekonomik ve siyasal krizleri tetiklediği ifade edildi. Halkların birbirine karşı kışkırtıldığı, kan, gözyaşı ve göç dalgalarının milyonlarca insanı etkilediği vurgulandı.

Bu sürecin aynı zamanda bir enerji savaşı olduğuna işaret edilerek, Kürdistan’ın dört parçasının doğrudan etkilendiği belirtildi. Duhok’ta gerçekleşen saldırılar ve Kürt güçlerini hedef alan gelişmelerin ciddi bir tehlikeye işaret ettiği, bu saldırıların Kürt halkını savaşa çekme amacı taşıdığı ifade edildi.

Konuşmalarda, Kürt halkının haksız savaşların ve çıkar hesaplarının parçası olmayacağı vurgulanarak çözümün savaşta değil; diyalogda, demokratik mücadelede ve özgürlük arayışında olduğu dile getirildi. Bu nedenle Kürdistan’ın dört parçasındaki tüm güçlerin ulusal birlik temelinde bir araya gelmesi gerektiği ifade edilerek diaspora halkına da duyarlılık ve örgütlülük çağrısı yapıldı.

Mitingde siyasetçi Cevdet Halim de bir konuşma gerçekleştirdi. Halim, Kürdistan coğrafyasının yaklaşık 400 yıldır çeşitli güçlerin egemenliği altında tutulduğunu belirterek, bu süreçte özellikle İran devletinin rolünün belirleyici olduğunu ifade etti. İran’ın tarihsel olarak Kürt halkına yönelik baskı ve şiddet politikaları yürüttüğünü vurgulayan Halim, binlerce Kürdün yaşamını yitirdiğini ve son yıllarda çok sayıda Kürt gencinin idam edildiğini dile getirdi.

Kuzey Kürdistan’a yönelik son saldırıların da bu tarihsel sürecin devamı olduğunu belirten Halim, Kürt halkının bugün her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Bu kapsamda Kürt Ulusal Kongresi’nin bir an önce toplanmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.

Ortak bir ulusal duruşun geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Halim, farklı siyasi ve askeri yapıların ortak bir çatı altında birleşmesinin Kürt halkının geleceği açısından kritik olduğunu belirtti. Ayrıca ortak bir savunma gücünün oluşturulmasının gerekliliğine işaret etti.

Halim, İran’ın son saldırılarında yaşamını yitiren 6 peşmergeyi de anarak, bu kayıpların herhangi bir siyasi yapıya indirgenmemesi gerektiğini vurguladı. Yaşamını yitirenlerin tüm Kürdistan halkının ortak değerleri olduğunu ve bu mücadelede yer alan gerilla ve diğer direniş güçleriyle aynı amaç doğrultusunda hareket ettiklerini ifade etti.

Konuşmada ayrıca, Doğu Kürdistan’ın tarihsel olarak Kürtlerin ilk kaybettiği coğrafya olduğuna dikkat çekilerek, bu bölgenin özgürleşmesinin diğer Kürt bölgelerinin özgürlüğü açısından belirleyici olacağı dile getirildi.

Gerçekleştirilen miting, Kürt halkına yönelik saldırılara karşı güçlü bir tepki olmasının yanı sıra birlik, dayanışma ve ortak mücadele çağrısı olarak öne çıktı.

Miting, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla sona erdi.