Sermin Demirdağ’ın tahliyesi 7’nci kez engellendi

32 yıldır hapiste tutulan Sermin Demirdağ’ın tahliyesi, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 7’nci kez engellendi. DEM Parti, kararın keyfi olduğunu belirterek Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na (İHİK) başvurdu.

1993’ten bu yana tutuklu bulunan Sermin Demirdağ, hapis süresinin kapalı zindanda geçirilecek bölümünü 7 Mart 2023’te tamamladı. Ancak cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu, 23 Şubat’ta yaptığı değerlendirmede Demirdağ’ın “iyi halli” olmadığını ileri sürerek tahliyesini 3 ay erteledi. Bu kararın ardından 25 Mayıs, 17 Ağustos, 8 Şubat 2024, 1 Ağustos ve 23 Ocak 2025 tarihlerinde toplanan kurul, toplamda 6 kez daha erteleme kararı aldı.

Tahliye engeline ilişkin son değerlendirme 16 Ekim’de yapıldı. Toplantıda kurul üyeleri, Sermin Demirdağ’a siyasi faaliyetleri nedeniyle “pişman olup olmadığı” sorusunu yöneltti. Sermin Demirdağ’ın geçmişte maruz kaldığı işkence hatırlatılarak, kendisine psikolojik baskı uygulandığı belirtildi.

DİSİPLİN CEZASI OLMADAN ERTELEME KARARI

Kurul, herhangi bir disiplin cezası bulunmamasına rağmen kararında “disiplin suçuna konu eylemlere katıldığı” ifadesine yer vererek tahliyeyi bu kez bir yıl daha erteledi. Böylece Sermin Demirdağ’ın tahliyesi 7’nci kez engellenmiş oldu.

DEM PARTİ: DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR

DEM Parti milletvekilleri, kararın keyfi olduğunu belirterek Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na başvurdu. Başvuruda, yalnızca kararların değil, cezaevi kurullarının işleyişinin de incelenmesi gerektiği vurgulandı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, hapishanelerde sistematik hak ihlalleri yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Cezaevleri Türkiye’nin kanayan yarasıdır. Yönetimler, siyasi mahpusları süreleri dolduğu hâlde tahliye etmemeye adeta yemin etmiş durumda. Bu, düşman ceza hukuku anlayışının açık bir yansımasıdır.”

‘ADALET BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPMALI

Koçyiğit, Türk Adalet Bakanlığı’na da şu çağrıda bulundu: “Sermin Demirdağ ve onun gibi siyasi mahpusların özgürlüklerinin önüne engel olan kimdir? Savcı mı, kurul mu, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü mü, yoksa bizzat Bakanlık mı? Bu sorunun cevabını Türkiye halkları adına istiyoruz. Bir yandan ‘barış’ denirken, diğer yandan yıllardır mahpuslar içeride tutuluyorsa, buna sessiz kalmayacağız.”