Mardin’in Nusaybin ilçesinde Rojava’ya dönük saldırılara dair 20 Ocak günü yapılan yürüyüşte sınır hattında işkence edilerek gözaltına alınan Diyar Koç’un hayati tehlikesi devam ediyor. İç kanama riskinin bulunduğu, kafatasında ve omurgasında kırıkların bulunduğu Koç, hastanede kısa süre tedavi edildikten sonra dün polislerin doktorlara dönük baskıları nedeniyle taburcu edildi. Yürümekte ve doğrulmakta zorluk çeken Koç, taburcu edildikten sonra emniyette götürüldü. Bayrak indirdiği gerekçesiyle hedef gösterilen Koç’a burada sadece, “YPG bayrağı astın mı?” sorusu sorulurken, Koç’un yakınları hastaneden çıkışına, “Bu ölümden başka değil” sözleriyle tepki gösterdi.
EMNİYETTE ‘BAYRAK İNDİRME’ DEĞİL, ‘BAYRAK ASMA’ SORUSU SORULDU!
Konuya dair görüştüğümüz ÖHD’li avukatlar ve Koç’un yakınları, yaşananlara tepki göstererek işkence gören Koç’un sağlık hakkından mahrum bırakıldığı ve hukuksuz bir şekilde tutuklandığına dikkat çekti. “Bayrak indirdi” sözleri ile sosyal medyada hedef gösterilen, ardından işkence görüntüleri ırkçı hesaplar tarafından paylaşılan Diyar Koç, olayın ardından hastaneye kaldırıldı. Burada bilinci açık olmasına rağmen vücudundaki kırıklar nedeniyle yürüyemeyen ve konuşamayan Koç, 2 gün boyunca yaşam mücadelesi verdi. Beyin kanaması geçiren ve iç kanama riski bulunan Koç, polislerin doktorlara dönük baskı ve tehditleri nedeniyle henüz tedavisi tamamlanmadan dün gündüz saatlerinde taburcu edildi.
‘ÇALIŞMA SANDALYESİ İLE EMNİYET VE ADLİYEYE GİTTİ’
Tekerlekli sandalye verilmeyen Koç, kırıkları nedeniyle 3 tekerlekli çalışma sandalyesi ile önce emniyete ardından ise adliyeye götürüldü. Emniyet ifadesinde tek bir soru sorulan Koç, savcılığın aldığı tutuklamaya sevk kararıyla direkt hakimliğe sevk edildi. Adliyede de aynı şekilde doğrulamayan Koç’un yaraları taze bir şekilde dururken, bu sürece tanık olan ÖHD ajansımıza yaşanan hukuksuzlukları anlattı. Konuya dair bir tutanak da hazırlayan avukatlar ajansımıza şu bilgileri aktardı:
‘GÖZALTINA ALINAN HERKES KÖTÜ MUAMELEYE MARUZ BIRAKILDI’
“Bizler onu hastaneye gittiğinde ayaküstü gördük. Bilinci yerindeydi ancak durumu kötüydü. Sürekli ‘başım ağrıyor’ diyordu. İlk zamanlar refakatçı kabul etmiyorlardı. Olaydan sonra yaşanan işkencenin emniyette de devam ettiğini öğrendik. Yoğun ve sistematik bir işkenceye maruz bırakılmıştı. O kadar çok işkence görmüştü ki kuru kan kokusu geliyordu. Sadece Diyar değil, bu süreçte gözaltına çok sayıda kişi kötü muamele ve işkenceye maruz bırakıldı. Diyar ilk hastaneye gittiğinde orada bulunan doktorlar polisler tarafından çağrılarak farklı bir odaya götürüldü. Odada yapılan görüşmenin ardından doktorların da tavırları değişti. Taburcu edilmemesi gerekirken taburcu edildi ve hâlâ kırıkları yerinde duruyor. Maalesef doğrulamıyor ve kendi ihtiyaçlarını gideremiyor. Şu an da kafatasında 3 tane kırık var. Yine yaşadığı sorunlar, maruz kaldığı işkence tutanaklara ‘kuleden düştü’ şeklinde yansıtıldı. Sağlık ve yaşam hakkında mahrum bırakılıyor. Bu hukuksuzluğun bir an önce sona ermesi gerekiyor. Herhangi bir delil olmamasına rağmen alınan karar kabul edilebilir değil.”
‘POLİS ZORUYLA TABURCU EDİLDİ’
Bu süreçte Koç’a refakatçilik yapan amcası ise tedavi edilmesi gerekirken taburcu olan yeğenine yaşatılanlara tepki gösterdi. Koç’un yakınları sürece dair şunları söyledi: “Durumu iyi değil, beyin cerrahı ‘sıkıntı yok’ dedi, ‘onu taburcu edeceğiz’ dediler. Biz taburcu edilmesini istemedik. Şu an da dahi hiç hâli yok. Her yerinde kırıklar var. Bütün iç organları zarar görmüş. İki günde bırakmalarını kabul etmiyoruz. Polis baskısıyla taburcu ettiler.
İç kanaması riski kalmadı diyorlar ama birkaç gün kalması ve kırıklarının iyileşmesi gerekiyor. Doktorların korktuğunu düşünüyoruz. Bayrak olayı tamamen çarpıtma ve hedef gösterme. Kesinlikle ‘benim alakam yok’ diyor. Olay tamamen çarpıtılmış ve hedef gösterilmiş. Ailesi olarak bu işkenceyi asla kabul etmiyoruz.”