Tülay Hatimoğulları: Halep’teki saldırılar sürece sıkılmış kurşundur
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halep’te Kürt halkına yönelik saldırıların demokrasi ve barış sürecine sıkılmış bir kurşun olduğunu belirtti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halep’te Kürt halkına yönelik saldırıların demokrasi ve barış sürecine sıkılmış bir kurşun olduğunu belirtti.
Çukurova Emek ve Demokrasi Güçleri, Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılara ilişkin “Suriye’deki Katliamlara Geçit Vermeyeceğiz” başlığıyla Hatay Yayladağ Sınır Kapısında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, Yeşil Sol Parti Eş Genel Başkanı Didem Göçer, TÖP PM Üyesi İpek Karanfil, SODAP MYK Üyesi Orhan Kok ve DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete katıldı.
Burada konuşan Tülay Hatimoğulları, Halep’te Kürtlere yönelik saldırılara dikkat çekerek, bu saldırıların demokrasi ve barış sürecine sıkılan kurşun olduğunu belirtti.
Tülay Hatimoğulları, “Halep’te Kürt halkına yapılan saldırı, demokrasi sürecine ve barış sürecine sıkılan bir kurşundur. Asla kabul etmiyoruz. Kürt halkı ne Şam’da ne Halep’te ne Rojava’da ne Suriye’nin tamamında ne de Türkiye’de yalnız değildir. Bugün Türkiye’deki bütün demokrasi güçleriyle buradayız ve dayanışmamızı buradan bir kez daha iletiyoruz” dedi.
Kadın savaşçının işkence edilerek binadan aşağı atılmasının hiçbir dinde yeri olmadığını kaydeden Tülay Hatimoğulları, “İnsanım diyen hiç kimsenin kabul edebileceği bir şey değildir. Bakın, böyle bir uygulama savaş hukukunda dahi yoktur. Savaş hukuku dahi bunu reddeder. Buradan bir kez daha biz kadınlar olarak Rojava'da, Halep'te direnen bütün kadınlara binlerce selam gönderiyoruz. Binlerce kez selam olsun oradaki kadınlara” şeklinde konuştu.
“Suriye'deki çatışmalara, oradaki ateşe kimse körükle yaklaşmamalıdır” diyen Tülay Hatimoğulları, şöyle konuştu:
“Buradan bir kez daha Türkiye'deki bütün siyasi güçleri ve bütün devlet bürokrasisini, bu süreçte barış ve diyaloğu tesis etmek üzere bir pratik içinde olmaya ve bir dil kullanmaya davet ediyorum. Ve bir kez daha diyoruz ki Halep'te yaşananları asla kabul etmiyoruz. Orada yaşamını yitiren bütün Kürt yurttaşlarımızın ailelerine, Kürt halkına ve Suriye halklarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Ümit ediyoruz ki bizler bu sınır kapısından bir gün Suriye topraklarına güle oynaya geçebiliriz. Barışın o topraklarda nasıl tesis edildiğini görmek üzere ziyaretlerimizi gerçekleştirebiliriz. Bugün Türkiye'nin dört bir yanından gelen kurum temsilcilerine, Barış Annelerimize ve barış mücadelesi veren siz değerli halklarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum. Mutlaka kazanacağız, mutlaka kazanacağız. Mutlaka bu topraklarda barışı hep beraber tesis edeceğiz.”