Önder Apo’nun “Demokratik Toplum ve Barış Çağrısı” dünyada yankılanmaya devam ederken, barış sürecine uluslararası çevrelerden de destek yükseliyor. Son olarak Kopenhag merkezli, uluslararası politika alanında çalışmalar yürüten Siyaset Bilimci Jino Victoria Doabi, Önder Apo’nun çağrısının tarihsel önemine dikkat çekerek Avrupa Birliği kurumlarını da sürece destek olmaya çağırdı.
Medya Haber Tv’den gazeteci Erem Kansoy’un sorularını yanıtlayan Jino Victoria Doabi, şunları söyledi:
‘ÖCALAN’IN ÇAĞRISI VE PKK’NİN SİLAH BIRAKMASI TARİHSEL BİR ADIMDIR’
“Herkes, barış, kalkınma ve demokrasiye yönelik atılan her türlü adımı desteklemelidir. Bu çerçevede, Öcalan’ın çağrısı ve PKK’nin silah bırakma kararı açıkça tarihsel bir adımdır. Bu gelişme, Türkiye’deki Kürt halkının bir halk ve tek bir ulus olarak demokratik bir iradeye sahip olduğunu, siyasal çözüm arayışında bulunduğunu ve bu çözümün Kürt halkının kendi mücadelesi içinde mümkün olduğunu göstermektedir. Bu da hem ulusal hem de uluslararası düzeyde ciddi bir desteği hak etmektedir.
‘ÖCALAN VE PKK’NİN ADIMLARI TÜRK DEVLETİNİN AÇMAZLARINI DA ORTAYA ÇIKARDI’
Bence Öcalan ve PKK, bu barış sürecine yönelik adımlar atarak aynı zamanda Türkiye’nin temel açmazını da ortaya koymuştur. Bu ikilem şudur: Birincisi, Türkiye devleti, neden Kürtleri etnik temizlik politikalarına maruz bıraktı? Neden Türkiye, Kürtlere karşı bu kadar düşmanca davrandı; öyle ki ‘Kürt’ kelimesini bile söyleyemez hale geldi?
İkinci sorun ise Erdoğan’dır. Onun tüm siyasal konumu, Kürtlere yönelik düşmanlık üzerine inşa edilmiştir.
‘TÜRKİYE ŞU ANDA CİDDİ BİR ÇIKMAZ İÇİNDE’
Türkiye’nin ekonomik durumunu iyileştirmeye, iklim krizine çözüm üretmeye, toplumsal sorunları ele almaya, eğitim alanında ilerleme sağlamaya ve Türk halkını ile Türkiye topraklarını ileriye taşıyabilecek diğer meselelere ilişkin herhangi bir planı yoktur. Bu gerçek artık açıkça ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Türkiye, şu anda ciddi bir çıkmaz içindedir.
‘Evet, bir barış sürecinden söz ettik ama aslında bu konuda gerçekten ciddi değildik’ gerçeği bugün uluslararası alanda net biçimde açığa çıkmaktadır. Çünkü Türkiye tarafından somut ve ciddi hiçbir adım atılmış değildir. Buna karşılık, PKK ve Öcalan’ın bu süreci gerçekten ciddiyetle ele aldığını görüyoruz. Ancak aynı zamanda hem Rojava’da hem Bakur’da Kürtlere yönelik düşmanlığın sürdüğü de açıkça ortadadır.
‘AVRUPA BİRLİĞİ, BARIŞ SÜRECİNİ DESTEKLEYECEK YÖNDE ADIM ATMALI’
ABD’den ziyade, ben özellikle Avrupa Birliği’nin; siyasi baskı, arabuluculuk ve koşullu angajmanlar yoluyla barış sürecini desteklemek üzere aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Kaja Kallas, Avrupa’nın kurum inşa süreçlerini destekleyen bir güç olabileceğinden söz ediyordu ve bunun son derece iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum. Çünkü Avrupa’da ve Avrupa Birliği içinde federalizm ve öz-yönetim gibi modellerin nasıl başarılı olabildiğine dair ciddi bir deneyimimiz var.
Barış için atılan her adımı takdir ediyorum ve Avrupa Birliği’nin bu yönde gerekli adımları atmasını umuyorum.”