Türkiye cezaevlerinde bulunan tutsaklar, uluslararası güçlerin Önder Apo’ya yönelik düzenlediği 9 Ekim Komplosu’nun yıldönümünde yazılı bir açıklama yaptı.
Özgürlük tutsakları adına açıklamayı yapan Deniz Kaya, 9 Ekim 1998’in, Önder Apo şahsında başta Kürt halkı olmak üzere Ortadoğu halklarının geleceğine yönelik yapılan bir müdahalenin başlangıç tarihi olduğunu vurgulayarak, sürecin bugün hem Türkiye’de hem de Ortadoğu’da önemli toplumsal ve siyasal gelişmeler ortaya çıkardığını belirtti.
Açıklama şöyle: 9 Ekim 1998’de, statükocu güçler ile yerli işbirlikçileri tarafından Önder Apo’ya yönelik başlatılan uluslararası komplonun üzerinden 27 yıl geçti. Komplonun 28. yılına girerken, başta Önderliğimiz etrafında kilitlenip ateşten bir koruyucu çemberi oluşturan ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ eylemcileri ile öncülüğünü yapan Halit Oral ve Aynur Artan yoldaşlarımızın şahsında tüm devrim şehitlerimizi saygı ve minnetle anarken, komploda yer alan tüm güçleri de büyük bir nefretle lanetliyoruz.
Uluslararası komplo, Önder Apo şahsında başta Kürt halkı olmak üzere Ortadoğu halklarının geleceğine dönük yapılan büyük bir müdahalenin de başlangıç tarihidir. Yüzyıl önce Ortadoğu sınırlarını çizen egemen güçler, bir asır sonra Ortadoğu'yu yeniden dizayn etmek için halklara umut olabilecek bütün yapı ve ideolojilere karşı saldırı başlatmıştır. Önder Apo’nun ‘Demokratik Orta Doğu Birliği’ ve halkların ortak mücadelesini esas alan düşüncesi ile sosyalizmdeki ısrarı bu saldırının hedefi olmuştur.
9 Ekim Komplosu, Önder Apo’nun Ortadoğu halklarının özgürlük mücadelesine ilham olabilecek düşüncelerine karşı vurulan bir darbedir. Önder Apo’nun Suriye’den çıkarılmasıyla başlayan süreç, etkisi ve sonuçları itibariyle bugün hem Türkiye’de hem Ortadoğu’da önemli toplumsal ve siyasal gelişmeler ortaya çıkarmıştır.
Önder Apo’nun Suriye’den çıkarılmasında rolü olan küresel ve bölgesel güçlerin tümü, bugün Suriye’de bulunmaktadır. Bu uluslararası komplonun failleri, bugün Ortadoğu’da yaşanan savaş cehenneminin de müsebbibidir.
9 Ekim Komplosu, her ne kadar 1998’de hayata geçirilmiş olsa da arka planında Kürt sorununun yüzyıllık çözümsüzlüğünün ve Kürtlerin bir halk olarak temel haklarından yoksun bırakılmasıyla sonuçlanan bölgesel ve uluslararası bir konsensüs vardır.
KOMPLOYLA BİR İÇ SAVAŞ HEDEFLENDİ
Yüzyıl önce Ortadoğu’daki egemen devletlerin sınırlarını çizen güçler, bir asır sonra halklara umut olabilecek fikriyatın mimarı olan Önder Apo’ya karşı da bir müdahale başlatmıştır.
Önder Apo’nun demokratik Ortadoğu’da halkların ortak mücadelesi ve kurtuluşunu esas alan paradigması, bölgesel ve uluslararası müdahalede belirleyici olmuştur.
Komplo ile ülkenin ortak geleceği hedef alınmış, Kürt ve Türk halkı karşı karşıya getirilerek bir iç savaşın fitili ateşlenmek istenmiştir. Önder Apo ise buna karşı, İmralı’da ortaya koyduğu duruş ve geliştirdiği demokratik çözüm paradigmasıyla, komployla hedeflenen bu kirli ve tehlikeli girişimi boşa çıkarmış; Türkiye halklarının bu kapandan ve belirsizlik girdabından barış, demokrasi ve diyalog yoluyla kurtulabileceğini ortaya koymuştur.
9 Ekim 1998’de başlayan ve 15 Şubat 1999’da Sayın Öcalan’ın İmralı’da esaret altına alınmasıyla devam eden bu süreç, aradan geçen 27 yılda Türkiye’de toplumsal barış ve Kürt sorununun demokratik çözümünü mümkün kılacakken, bu fırsat her seferinde küçük siyasal hesaplara kurban edildi.
Önder Apo’nun demokratik ve barışçıl çağrılarına oyalama, tasfiye, çöktürme planı ve ağırlaştırılmış tecritle karşılık verildi. İmralı’da tutsak edilen Önder Apo değil; onun şahsında Türkiye’nin toplumsal barışı ve halkların özgür yaşam seçeneği de esaret altına alındı.
Hem kendi hukukunu hem de uluslararası hukuku yok sayarak bugün İmralı’da Önder Apo’ya karşı yürütülen ağırlaştırılmış tecrit ve ablukayı kırmak, Türkiye halklarını kuşatan faşizm zincirini de kıracaktır.
Şu bir gerçektir: Uluslararası Komplo, aynı zamanda Türkiye halklarına kurulan bir tuzaktı. Uluslararası Komplo ile Türk ve Kürt halkı karşı karşıya getirilmek istenmiş, bir iç savaşın fitili ateşlenerek Türkiye’nin Iraklaştırılması ve Suriyeleştirilmesi arzulanmıştır.
AKP İKTİDARI GERÇEĞİ KAVRAYAMIYOR
Önder Apo, İmralı’da sergilediği duruş ile uluslararası komploda hedeflenen bu kirli ve tehlikeli amacı boşa çıkarmış; emperyalist güçlerin Türkiye halklarının yoluna bıraktığı öldürücü kapandan ancak Demokratik Cumhuriyet ile kurtulabileceğimizin mesajını vermiştir. Fakat ne yazıktır ki, AKP iktidarı halen bu gerçeği kavrayamadığı için, başta Rojava’da olmak üzere tüm Kürtleri statüsüz bırakma planlarından vazgeçmemiştir.
Nereden bakılırsa bakılsın, 28’inci yılın inkarcı ve asimilasyonist rejimin yıkılacağı ve tüm uluslararası komplocu güçlerin yenileceği bir yıl olacağı kesin gibidir. Fakat komployu esas yaşatan güç ABD’dir; bunu çok iyi biliyor ve bunda asla yanılmıyoruz.
Dolayısıyla AKP-MHP faşizmi yıkılırken komployu yürütecek yeni bir gardiyanın bulunmasına fırsat vermememiz, faşizmle komployu birlikte yıkmayı başarmamız gerekiyor.
TARİHİN EN HAKLI, EN DOĞRU MÜCADELESİ
Önder Apo öncülüğünde Kürtler, 28 yıldır uluslararası komploya karşı “Güneşimizi Karartamazsınız” şiarıyla direniyor ve özgürlük mücadelesini kesintisiz yürütüyor.
Kürdistan’ın özgürlüğünü hedefleyen bu mücadele, aynı zamanda Türkiye ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesini ve insanlığın kurtuluşunu hedefliyor. Tarihin en haklı, en anlamlı, en doğru ve aynı zamanda da en zorlu mücadelesi oluyor.
Bir kez daha, fedai çizgisinde süren 28 yıllık bu özgürlük ve insanlık mücadelesini selamlıyor; kahraman şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. 28’inci yıl mücadelesinde de zindanlardaki tüm yoldaşlarımıza ve direnen halkımıza üstün başarılar diliyoruz.