GÖRÜNTÜLÜ

‘Umut hakkı gecikmeden uygulanmalı, barışın yolu açılmalı

‘Umut hakkı’nın gecikmeden uygulanması gerektiğine dikkat çeken Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, 4 Ocak’ta Amed’de gerçekleştirilecek “Umut ve Özgürlük” mitingine katılım çağrısı yaptı.

Demokratik Kurumlar Platformu tarafından 4 Ocak’ta Amed’de “Umut ve Özgürlük” şiarıyla bir miting düzenlenecek. Kent merkezinde bulunan İstasyon Meydanı’nda yapılacak mitingde, Kürt sorununa demokratik çözüm çağrıları öne çıkarken, Önder Apo’nun özgürlüğü de temel talepler arasında yer alacak.

Amed’de yapılacak ‘Umut ve Özgürlük’ mitingine ilişkin ANF’ye konuşan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, şunları söyledi:

"Sayın Öcalan’la görüşmeler gerçekleştiğinde, Sayın Öcalan hep şunu ifade etti: 'Norm dışı devlet hâlâ devrede.’ Bugün biz bir süreçten, hatta tarihi bir süreçten bahsediyoruz. Bu sürecin önünü açan baş aktör aslında Sayın Öcalan’dı. Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki söylemleri bizler için çok kıymetlidir. Aslında karşılıklı bir şekilde böyle bir sürece girildi.

Bu süreç bir yıldır çok ağır adımlarla ilerliyor. Bir tarafta Sayın Öcalan’a bağlı Hareket’in attığı adımlar varken, maalesef karşı tarafa baktığımızda süreci çok ağırdan alan bir tutum görüyoruz. Bunun başında da 'umut hakkı' geliyor. Sayın Abdullah Öcalan için 'umut hakkı' uygulanmadı. Bu noktada bir ısrar var.

Sayın Abdullah Öcalan için 'umut hakkı'nın en kısa sürede, amasız ve fakatsız bir şekilde devreye konulması gerekiyor. Sayın Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi gerekiyor. İki taraflı bir süreçten bahsediyorsak, bir tarafın sahip olduğu imkanlara diğer tarafın da sahip olması gerekiyor. Devlet, gerekli adımları bir an önce atmalıdır."

‘KALICI BARIŞIN ÖNÜ AÇILMALI’

Önder Apo üzerindeki tecridin sonlandırılmasının ve özgürlüğünün sağlanmasının kalıcı barışın önünü açacak temel adımlardan biri olduğunu vurgulayan Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, şöyle devam etti:

"Bizler süreç başladıktan bu yana ciddi toplantılar aldık. DEM Parti olarak yaklaşık 2 bin 500 halk toplantısı gerçekleştirdik. Bu süreçte tüm sivil toplum kuruluşlarıyla, aydınlarla, yazarlarla, gazetecilerle ve diğer partilerle bir araya gelmeye çalıştık. Yapılan tüm halk toplantılarında karşımıza çıkan temel soru ise şu oldu: 'Devlete güveniyor musunuz?'

Çünkü yüz yıllık bir geçmişten, yüz yıllık bir hafızadan bahsediyoruz. Yüz yıllık bir inkar, imha ve asimilasyon politikasından, ayrıca 2013-2015 sürecinden bahsediyoruz. İnsanların kafasındaki soru işaretlerinin giderilmesi için devletin bazı adımlar atması gerekiyor. Bu yüzden diyoruz ki Sayın Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi lazım.

Bu noktada herkesin üzerine düşen sorumluluklar var. Kürt halkı olarak üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Herkesin kendisini bu sürecin bir öznesi olarak görmesi ve buna göre çalışması gerekiyor.

Bu vesileyle, 4 Ocak’ta 'Umut ve Özgürlük' için bir miting gerçekleştireceğiz. Biz de Demokratik Birlik İnisiyatifi olarak bu mitingi destekliyor ve katılım çağrısında bulunuyoruz. Bu miting yeni bir kapı aralayacaktır. Demokratik ulus çerçevesinde yeni bir yaşam modelinin mümkün olduğunu, Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu paradigma doğrultusunda hayata geçirebiliriz.

Bunun kazananı sadece Kürtler olmayacak; tüm Türkiye halkları olacak."