Yazar Herdem Merwanî: Devlet sorumluluğunu yerine getirmeli
Yazar Herdem Merwanî, Türk devletinin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirip ana aktör olan Önder Apo’nun özgürlüğü önündeki engelleri kaldırması gerektiğini söyledi.
Yazar Herdem Merwanî, Türk devletinin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirip ana aktör olan Önder Apo’nun özgürlüğü önündeki engelleri kaldırması gerektiğini söyledi.
Bir Kürt yazar olarak süreci siyasilerden, avukatlardan değil, Önder Apo’dan dinlemek istediğini belirten yazar Herdem Merwanî, “Bu kadar acının tek ilacı barıştır” dedi.
Devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecine dair ANF'ye konuşan yazar Herdem Merwanî, “Bu süreç, bizler için bir umut oldu. Ağır yürütülen savaşa karşı artık herkes sürecin barışla sonuçlanmasını istiyor. Savaş ne Kürtlere, ne Türklere ne de Ortadoğu halklarına fayda getirdi” dedi.
DEVLETİN ÖNEMLİ ADIMLAR ATMASI GEREKİYOR
Barış süreci bir ihtiyaç ve olması gerektiğini kaydeden Herdem Merwanî, şunları söyledi: “Elbette tek taraflı yürütülmemeli. Sürece baktığımızda bir taraf silah bıraktı, silah yaktı, kendini feshetti. Bunlar çok önemli adımlardı. Bizler bile böylesi bir adımın atılacağını tahmin edemezdik. Bu adımlara karşı devlet tarafının da önemli adımlar atması gerekiyordu. Bütün politik tutsakların hep birlikte özgür olması gerekiyor. Böyle yapılırsa büyük bir adım atılmış olur. Devlet tarafından atılan küçük adımlar sürece cevap olmaz."
SÜRECİ ÖNDER APO’DAN DİNLEMEK İSTİYORUZ
Barış süreci başlatan ana aktörün Önder Apo olduğunu vurgulayan Herdem Merwanî, “Bir Kürt ve bir yazar olarak süreci siyasilerden, avukatlardan değil, Sayın Öcalan’ın kendisinden duymak istiyorum. Bu da bizim en doğal hakkımızdır. Bu süreci mimarından öğrenmek istiyorum. Herkes bu sürece sahip çıkmalı ama öncelikle Sayın Öcalan özgür olmalıdır. Bu şekilde herkes daha çok sürece sahip çıkacaktır" şeklinde konuştu.
ACININ TEK İLACI BARIŞTIR
Barış adına Türk devletinin üstüne düşüne sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Herdem Merwanî, şunları ekledi: ”Devlet sorumluluk almadığı sürece barış gelmeyecektir. Artık söz söylemek değil, adım atmak zamanıdır. Bir taraf adım atarken diğer tarafta sorumluluğunu bilip ona göre hareket etmelidir. Bizler bu kadar acıya ve kayba rağmen barışta ısrar ediyorsak Türk devleti de barışta ısrarcı olmalı. Bu kadar acının tek ilacı, barıştır.”