Yılmaz: Türkiye'de insan hakları krizi derinleşiyor
Türkiye’de hak ihlallerinin derinleştiğine dikkat çeken İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, ifade özgürlüğü ve basın üzerindeki baskıların her geçen gün arttığını vurguladı.
Türkiye’de hak ihlallerinin derinleştiğine dikkat çeken İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, ifade özgürlüğü ve basın üzerindeki baskıların her geçen gün arttığını vurguladı.
10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında Amed’de bulunan hak savunucuları ve demokratik kitle örgütleri, kent genelinde çeşitli eylem ve etkinlikler düzenliyor. Kentteki kurumlar, hafta boyunca panel, forum, basın açıklaması, atölye ve anma etkinlikleriyle ihlallere dikkat çekecek.
Öte yandan, İnsan Hakları Haftası'nda Amed’deki kurumlar, hafta boyunca geniş katılımlı çalışmalar yürüterek ihlallerin görünür kılınmasını ve toplumsal farkındalığın artırılmasını amaçlıyor.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, İnsan Hakları Haftası kapsamında ANF’ye yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de insan hakları ihlallerinin giderek arttığını ve özellikle Kürt meselesinin çözümsüz bırakılmasının bu krizi derinleştirdiğini söyledi.
‘HAK İHLALLERİ YAPISAL BİR SORUN HALİNE GELDİ’
Türkiye’deki hak ihlallerinin yapısal bir sorun haline geldiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
“Hem Kürdistan hem de Türkiye'nin birçok kentinde uzun yıllardır insan haklarının geliştirilmesi, yaşanan ihlallerin sona ermesi ve yüzleşme taleplerimiz’ yıllardır dile getiriyoruz. Diyarbakır’da bulunan 63 kurum, İnsan Hakları Haftası nedeniyle eski Saray Kapı Cezaevi önünde ortak bir açıklama yaptı. Açıklamanın bu noktada yapılması bilinçli bir tercihti; cezaevinin geçmişte karanlık yapılar tarafından kullanıldığını biliyoruz. Birçok dava dosyasında ve tanık beyanlarında buranın bir dönem JİTEM’in infaz ve işkence merkezi olarak kullanıldığı belirtiliyor.
Bu nedenle hafızanın tazelenmesi ve yüzleşme gerekliliğini bu mekanda vurgulamak istedik. Diyarbakır, bu konuda çok köklü bir hafızaya sahip olan kentlerden biri.”
‘TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARI KÜLTÜRÜ YOK’
Türkiye’de uzun yıllardır insan hakları kültürünün bulunmadığını belirten Yılmaz, insan hakları kavramının devlet tarafından terörizmle eşdeğer görüldüğüne dikkat çekerek şöyle devam etti:
“İnsan haklarına dair söz söyleyen, düşünen, yazan ve çizen herkes cezalandırılıyor. Bunun en temel sebeplerinden birinin de Kürt meselesinin çözümsüzlüğü olduğunu ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet kurulduğu tarihten bu yana insan haklarını esas alan bir yöntemle çalışmadı. Oluşturulan anayasaların büyük çoğunluğu tekçi ve farklılıkları göz ardı eden birçok yön barındırıyor. Bu nedenle Türkiye'de insan hakları meselesinin çözümü konusunda atılabilecek en büyük adımın, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi olduğunu düşünüyoruz.”
‘İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ YOK SAYILIYOR’
İfade özgürlüğü alanındaki ihlallerin her geçen gün arttığını belirten Ercan Yılmaz, hem yargının hem de kolluğun baskı mekanizmasına dönüştüğünü ifade etti:
“İnsanlar düşüncelerini ifade ettikleri için hem yargının hem de kolluğun tacizine maruz kalıyor. Bu tacizler binlerle ifade ediliyor.
Basın konusunda ise, şu an hapishanelerde tutulan gazetecilere baktığımızda basın özgürlüğünün hiçe sayıldığını görüyoruz. Basın özgürlüğünün de çok yoğun bir şekilde ihlal edildiğini görüşürüz. Toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle ilgili polis ve kolluk kuvvetlerinin sert müdahalesini görüyoruz. Bu durum, yıllar geçtikçe şiddetin daha da arttığını bize gösteriyor” diye konuştu.