Son Dakika: ‘BM’de Kürt halkı için gözlemci millet statüsü istenecek’
GÖRÜNTÜLÜ

Zülküf Palu: Heval Rıza’daki bağlılık sarsılmazdı

Şehit Rıza Altun’u anlatan mücadele arkadaşı Zülküf Palu, "Şehit Rıza Altun’un Önderliğe, partiye ve değerlere bağlılığının altını çizerek, “Bunu herkes gibi her cümlede tekrarlamazdı ama ondaki bağlılık, asla ve asla sarsılmazdı” dedi.

RIZA ALTUN

Şehit Rıza Altun’un çok disiplinli bir yaşamı, müthiş bir zekası ve sonuç alıcı bir tarzı olduğunu söyleyen Zülküf Palu, “İş, örgütsel konulara geldiği zaman tavizsizdi, kimseye taviz vermezdi. PKK şehitlerinin tümü öyledir fakat Heval Rıza biraz daha farklıydı. Yeri doldurulamaz arkadaşlarımızdandır” diye konuştu.

Mücadele arkadaşı Zülküf Palu, Türk devletinin 25 Eylül 2019’daki saldırısı sonucu şehit düşen Önder Apo’nun ilk yoldaşlarından ve PKK’nin kurucu önderlerinden Rıza Altun’u anlattı:

AVRUPA ÇALIŞMALARINI GÖRÜNÜR KILDI

Heval Rıza’yı 1999’dan beri tanıyordum. İlk görüşmemiz PKK’nin 7. Kongresi’nde olmuştu. Tanımadan önce de zaten Rıza Altun efsanesi vardı; insanlar görmeden de hakkında çok şey biliyordu. Gıyaben hemen hemen herkes tanıyordu fakat birebir görmenin, tanımanın bir ayrıcalığı da var. Zaten 7. Kongre’den sonra düzenlemesi Avrupa çalışmalarına oldu. Avrupa çalışmalarımızın en fazla görünür hale geldiği süreç, Heval Rıza’nın çalışma yürüttüğü süreçtir. PKK’yi daha çok görünür hale getiren, daha disiplinli, daha örgütlü, daha sonuç alıcı bir tarza en fazla Rıza Altun döneminde ulaşıldı.

GÖRÜŞÜP ETKİLEMEDİĞİ KİŞİ YOKTUR

Heval Rıza’yı anlatmak çok güç, böyle konuşunca da biraz tuhaf geliyor, çünkü artık bir daha görünmeyeceği gibi bir hissi hiç yaşamadım. Arkadaşlarla günlük tartışmamalarımızda mutlaka bir yerde Rıza Altun’un ismi geçer. Sanki yaşıyor, bizimledir, dinliyor, yarın öbür gün bir yerlerde karşılaşacağız, sohbet edeceğiz, yine espriler yapacak gibi düşünüyoruz. Onun için gitti, bir daha hiç görmeyeceğiz gibi bir yaklaşıma hiç girmedik. Şehit düştüğünü çok zorlanarak söylüyoruz. Bir kabullenmeme durumu var, çünkü her zaman yanımızdaydı. Rıza Altun müthiş bir pratik zekaya sahipti. Gittiği her ortamda mutlaka etkisini bırakırdı. Görüşüp de etkilemediği kişi yok denilecek kadar azdır. Dost da düşman da mutlaka herkesin üzerinde etki bırakmıştır.

ÖRGÜT DEĞERLERİNE MÜTHİŞ BAĞLIYDI

Çok disiplinli bir yaşama sahipti. Örgüt değerlerine müthiş bir bağlılığı vardı, hiç kimseye örgütün değerlerine el uzatma fırsatını tanımazdı. Çok keskindi bu konuda. Yanlışlıklara, eksikliklere karşı mutlaka ve mutlaka o keskin tavrını ortaya koyup engel oluyordu. İş, örgütsel konulara geldiği zaman tavizsizdi, kimseye taviz vermezdi. Dediğim gibi müthiş bir zekası vardı. Büyük bir entelektüeldi. Kendisini çok geliştirmişti. Aynı zamanda pratik işlerde hemen hemen herkese iş yaptırabilecek bir yeteneğe sahipti. Böyle talimatla şunu yaptırayım, bunu yaptırayım da değil, aslında insanlarla üç-beş dakika konuşsa herkesi teşvik edip bir yerlere gönderebiliyordu. İnsanları tanıma ve çalıştırma konusunda müthiş bir ustalığı vardı.

İNCİTMEYEN MİZAHA SAHİPTİ

Heval Rıza’nın mizah yönü de çok gelişkindi. Tanıyanların çoğu; örgüt içerisinde olan arkadaşlardan tutalım sivil kesimlerden aile çevresine kadar hemen hemen tüm kesimlere sorduğunuzda Rıza Altun’a ilişkin ilk söyleyecekleri şey mizah yönünün çok güçlü olduğudur. Herkesle o mizahını paylaşabilecek yeteneğe sahipti ve kimse de incinmezdi. Düşmanları bile incinmezdi ondan. Böyle bazen imalı mizah yapardı, çok espritüel bir yanı vardı. Bu Heval Sofi’de de vardı. Bu yönleri gelişkin böyle birkaç arkadaş var. Çok zekiydi, herkesle espri yapabilecek bir yeteneğe sahipti. Bu kim olursa olsun, diplomatik çalışma yaptığı süreçlerde en üst düzeydeki politikacılardan tutalım diplomatlara kadar, farklı ülkelerin askeri yetkilerinden sivil insanlara kadar herkesle espri yapabilecek yeteneği, gücü olan bir arkadaştı.

HEVAL CUMA’NIN MEKTUBU GELİNCE

Örgüte, partiye, değerlere, Önderliğe müthiş bir bağlılık vardı. Bunu herkes gibi her cümlede tekrarlamazdı ama ondaki bağlılık, asla ve asla sarsılmazdı. Bu alana hiç kimseyi de yaklaştırmazdı, mümkün değildi. Avrupa’ya 2005’te giderken Heval Cuma’nın Heval Rıza’ya verilmesi gereken bir mektubu vardı. Heval Cuma sana mektup göndermiş, dedim. ‘Ben mektubu okumayacağım’ dedi. Ben de sadece aracı olduğumu, kuryelik yapıp mektubu getirdiğimi söyledim. Mektup masadaydı, bir gün okumadı. Ben tekrar niye okumadığını sordum. Cevabı şöyleydi: ‘Bu örgütte birkaç arkadaş var, onlara yok diyemiyorum. Mesela ben hayatta Önderliğe yok diyemem ama mesela Cuma arkadaşa da yok diyemiyorum. Ben mektubu okursam Cuma arkadaş bana çık bu dördüncü kattan kendini at derse ben mecbur atacağım. Onun için biraz zamana yaymam gerekiyor.’ Dolayısıyla yoldaşlara, arkadaşlara bağlılığı çok başkaydı. Belki herkes gibi çok göstermezdi, sloganvari bir tarzda sürekli tekrarlayarak söylemezdi fakat Heval Rıza’daki yoldaşlık, arkadaşlık bağları çok farklıydı. Asla ve asla yoldaşına, arkadaşına bir zarar gelmesini istemezdi. O zararın olmaması için elinden gelen her şeyi yapabilecek bir yeteneği vardı.

EN FAZLA İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ BİR SÜREÇ

Bu süreçte en fazla ihtiyacımızın olduğu, bu sürecin en fazla ihtiyaç duyduğu arkadaşlardan biri de Heval Rıza’dır. Bu dönem en fazla Rıza Altun’un dönemiydi ama maalesef olmadı. Gerçekten bu devrimin, bu mücadelenin en fazla ihtiyaç duyduğu dönemdi. Bu karmakarışık olan süreci ancak onun gibi kişilikler çekip çevirebilirdi. Olmadı ama inanıyorum ki bir yerlerden herkesi izliyordur. İzliyorsa da kesinlikle esprisini yapıyordur. Kime ne kadar etkide bulundum, kim ne kadar etkilendi, ne kadar örnek aldı, ne kadar tecrübe kazandı, ne kadarını yapabilecek gibi bir eleştiri de yapıyordur.

YERİ DOLDURULAMAZ ARKADAŞLARIMIZDANDIR

Yeri doldurulamaz biridir. PKK şehitlerinin tümü öyledir fakat Heval Rıza biraz daha farklıydı. Yeri doldurulamaz arkadaşlarımızdandır. Bir de aile olarak zaten tüm aile bu mücadelenin içerisindeydi. Büyük bedeller ödediler. Böyle bir ailenin hepsi de Rıza Altun’dan etkilenerek bu mücadeleye katıldı. Heval Rıza’nın bir de böyle bir sorumluluğu vardı. Onun ağırlığını da hep hissetmişti. Bazen bireysel tartışmalarda, sohbetlerde anlatabiliyordu. Devrim sonrası çok büyük hayalleri vardı fakat o hayalleri artık büyük ihtimalle yaşayanlar yerine getirecektir. Yaptığı plan, projeyi hiç kimse yarıda bırakmayacak. Heval Rıza’ya söyleyeceğim şey şudur; rahat ol, işler yoluna girecektir."