8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Avrupa’nın birçok kentinde kadınlar yürüyüşler, toplantılar ve çeşitli etkinliklerle bir araya geldi. Fransa’nın başkenti Paris’in Villiers-le-Bel banliyösünden Danimarka’nın Kopenhag kentine, Almanya’nın Düsseldorf kentinden İsviçre’nin Zürih kentine kadar düzenlenen etkinliklerde kadınların özgürlük, eşitlik ve dayanışma mücadelesi vurgulandı.
KOPENHAG
Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Kürt kadınları ve enternasyonalist grupların katılımıyla yürüyüş düzenlendi.
Saat 13.00’te Vesterbrotorv Meydanı’nda toplanan kadınlar, Axeltorv Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca “Jin, Jiyan, Azadî” sloganı Danca olarak da atılırken, etkinliğe çevredeki halkın yoğun ilgi gösterdiği belirtildi.
Yürüyüş sırasında okunan bildiride, Rojava Devrimi’nde kadınların öncü rolüne dikkat çekilerek YPJ güçlerinin DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadelenin dünya insanlığını büyük bir katliamdan koruduğu vurgulandı. Bildiride ayrıca Rojava’da elde edilen statünün kadınların eşitlik ve özgürlük statüsünü de temsil ettiği ifade edildi.
Kadınlardan oluşan Koma Kurdistan Erbane Grubu, söyledikleri stranlar ve performanslarıyla yürüyüşe renk kattı. Yürüyüş Axeltorv Meydanı’nda düzenlenen mitingle devam etti.
Mitingde bir dakikalık saygı duruşu yapılmasının ardından 8 Mart bildirisi okundu. Program, Koma Kurdistan Erbane Grubu’nun sahne performansı ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla sona erdi.
ZÜRİH
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle İsviçre’nin Zürih kentinde görkemli bir yürüyüş gerçekleştirildi. Zürih 8 Mart Platformu tarafından düzenlenen yürüyüş, İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) gibi birçok kadın kurumunun katılımıyla Paradeplatz’da başladı.
Etkinlikte çeşitli kadın kurumları adına açıklamalar yapılırken, YJK-S adına konuşmayı Şehnaz Kaya gerçekleştirdi. Anarşist kadınlar etkinlik alanına “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarını yazarak mesaj verdi.
Konuşmaların ardından sloganlarla yürüyüşe geçen kadınlar ile polisler arasında zaman zaman gerginlikler yaşandı. Eylem, Zürih sokaklarında saatlerce devam ederek kadınların dayanışma ve özgürlük mücadelesini gösterdi.
PARİS/VILLIERS-LE-BEL
Şehit Evin Goyi Kadın Meclisi öncülüğünde Kürt kadınları ve Pir Sultan Abdal Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde Fransa’nın başkenti Paris’in Villiers-le-Bel banliyösünde bir kutlama gerçekleştirdi. Villiers-le-Bel Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde düzenlenen etkinlik, kadın mücadelesinin tüm şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Etkinlikte Fransa Kürt Kadın Hareketi (TJK-F) adına Jiyan Ege, 8 Mart’ın doğuşundan Komünal kadın çizgisine uzanan tarihsel süreçte kadın mücadelesinin gelişimini ele alan bir konuşma yaptı. Ege, 8 Mart’ın köklerinin 1857’de New York’ta tekstil işçisi kadınların gerçekleştirdiği grevle görünür hâle geldiğini vurgulayarak, bu direnişten, bugün dünya tarihine yazılan kadın özgürlük mücadelesine kadar geçen uzun ve zorlu sürecin altını çizdi.
Kadıb mücadele tarihine adını altın harflerle yazan kadınları da anan Jiyan Ege, bu iki tarih arasındaki 53 yıllık dönemin kadın işçi hareketlerinin yükseldiği, sosyalist kadın örgütlenmesinin güçlendiği uzun ve çetin bir mücadele süreci olduğunu belirtti.
Kürt kadın mücadelesinin de 50 yıllık bir birikime sahip olduğunu, ancak 50 yıl öncesine kıyasla Kürt ve Ortadoğu kadınlarının statülerinin bugün bambaşka bir düzeye taşındığını ifade eden Ege, Leyla Qasim, Sema Yüce, Zeynep Kınacı, Sakine Cansız ve Berîtan’ın mücadele ve duruşlarının bugün birçok ulustan kadına yol gösterdiğini söyledi.
Ege konuşmasında, ayrıca Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na değinirken, bu çağrıyla birlikte yalnızca Kürt kadınlarının değil, Demokratik Komünal Toplum Manifestosu’nun evrensel kadın hareketiyle ve bugüne kadar biriken kadın mücadelesi deneyimleriyle hayata geçeceğini; kadınların bugün bu tarihsel eşiğin tam üzerinde durduğunu ifade etti. Ege, yeni toplumun inşasında kadınlara büyük sorumluluk düştüğünü ve kadın özgürlüğünün yeni bir aşamasında Kürt kadınlarının diğer halkların kadınlarıyla birlikte bu paradigmayı evrenselleştireceğine dair inancını paylaştı.
Kutlamaya misafir olarak katılan yurtsever erkekler adına, Kürt kadınlarının görkemli mücadelesine duyulan saygıyı ifade etmek için TJK-F’ye bir çiçek buketi sundu. Genç erkekler ise salondaki tüm kadınlara kırmızı gül vererek dayanışma ve saygılarını gösterdi. Etkinlikte Paris’te 8 Mart Pazar günü yapılacak kapsamlı kadın yürüyüşünün çağrısı da yapıldı. Konuşmalar, kadınların “Jin Jiyan Azadî” sloganlarıyla karşılık buldu.
Kutlama, Tevçand’lı müzisyenlerin eşlik ettiği coşkulu halaylarla devam etti. Etkinlikte çocuklar için de yüz boyama etkinliği düzenlendi.
PARİS/DRANCY
Fransa’nın Drancy kentinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle Drancy Zin Kadın Meclisi’nin öncülüğünde düzenlenen etkinlikte yaklaşık 200 kadın buluştu. Program, kadın mücadelesinde yaşamını yitiren şehitler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Kürt Kadın Hareketinden 8 Mart Mesajı TJK-E adına konuşan Zeynep Dersim, hem Kürt kadınlarının hem de dünya kadınlarının tarihsel bir eşikten geçtiğini vurguladı. Dersim, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama değil, yüzyıllardır süren bir direniş günü olduğunu belirterek; “Kürt kadınları ve halkı olarak bu süreci doğru anlayabilirsek kazanımlarımız büyük olur. Kadınlar hangi milletten olursa olsun, sokaklarda ve meydanlarda aynı talebi yükseltecek: eşitlik ve demokrasi konusunda ısrar edecektir” dedi.
Konuşmasında güncel politik sürece de değinen Dersim, Türk devletiyle yürütülen görüşmelerin yaratacağı sonuçlara, Rojava’da yaşanan soykırım saldırılarına ve Rojhilat’taki direnişe dikkat çekti. Kürt kadınlarının 50 yıllık kesintisiz mücadele ve direniş geleneğine vurgu yapan Dersim, Önder Apo'nun “Bu süreç bir müzakere değil, bir mücadele sürecidir” sözlerini hatırlattı ve “Biz de Önderliği güçlendirecek bir mücadeleyi büyütmeliyiz” diyerek Önder Apo'nun özgürlüğünün kadın özgürlüğü konusundaki önemine de vurgu yaptı.
Dersim, kadın mücadelesinin; “ekolojik felakete sürükleyen kapitalizme karşı durmak, doğayı ve yaşam alanlarını talan eden sömürgeci güçlere karşı çıkmak, şiddet, tecavüz ve kadın düşmanı politikaların yarattığı toplumsal çöküşe karşı mücadele etmek, devlet–kapitalizm–ataerki ittifakını teşhir etmek, Gazze’den Sudan’a, İran’dan Venezuela’ya kadar süren savaşlarda kadınların ve çocukların hedef alınmasına karşı ses yükseltmek, kadın öncülerini katleden erkek egemen zihniyetle hesaplaşmakla” yükseltileceğinin altını çizdi.
Kürt kadınlarının direniş gücünün kaynağının Önder Apo'nun geliştirdiği paradigma olduğunu belirten Zeynep Dersim, “Bu paradigmanın çatışmalı süreçleri demokratik toplum önerisiyle aşmayı, ulus devletin yıkıcılığına karşı komünal yaşamı, kapitalizme karşı sosyalizmi, kadınlara yönelik şiddet ve özel savaş politikalarını teşhir etmeyi esas aldığını” ifade etti.
Dersim konuşmasında; “Türk devletiyle yürütülen bir süreç var, bu görüşmelerin yarattığı ve yaratacağı sonuçlar var. Yine Rojava’da bu dönem soykırımla karşı karşıya kaldık. Direndik ve kazandık fakat tehlike hâlâ devam ediyor. Yine İran’da süren bir savaş var, özellikle Rojhilat önemlidir. Biz 50 yıldır gece gündüz bir mücadele ve direniş içerisinde olduk, 50 yıldır savaştık, fakat geldiğimiz noktada karşılıklı bir süreç yürütüyoruz” dedi.
Hegemonik güçlerin kadınların, halkların ve doğanın geleceğini tehdit eden politikalarının sürdüğünü vurgulayan Dersim; ulus devletlerin yıkıcılığına karşı komünalizm, kapitalist modernitenin krizine karşı demokratik toplum, erkek egemenliğine karşı ise kadın özgürlüğü paradigmasının kadınların tek alternatifi olduğunu söyledi. 8 Mart’ın yalnızca bir gün değil, Demokratik Toplum ve Kadın Özgürlüğü açısından yeni bir mücadele yılının başlangıcı olduğunu vurgulayarak bitirdiği konuşması “Jin Jiyan Azadî” ve “Berxwedan Jiyan e” sloganlarıyla salonda alkışlarla karşılandı.
Drancy Belediyesi’nden Destek Drancy Belediyesi Meclis Üyesi Dicle Gümüşboğa Nefs de etkinlikte söz alarak kadınların özgürlük mücadelesine destek verdi. Dicle Gümüşboğa, “Mücadelemiz kadınların onuru, özgürlüğü ve hakları içindir. Amacımız kimliğimizi savunmak ve korumaktır.” şeklindeki konuşmasını “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla bitirdi.
Etkinlikte söz alan Pir Sultan Abdal Kadın Meclisi sözcüsü Hüsniye Küçükkeleş de 8 Mart kadın dayanışmasına ilişkin konuşmasından sonra, Paris Pir Sultan Abdal Dergâhı’nın 13 Mart tarihinde düzenleyeceği geceye davet etti.
Etkinlik, Helbest Arîn’in söylediği stranlar eşliğinde kadınların coşkulu slogan ve zılgıtlarla çekilen halaylarla devam etti. Gecenin ritmini ise Şilan Berîtan’ın DJ performansı belirledi. Genç kadınlar müzik eşliğinde halaylar çekerek salonu coşkuya boğdu.
Genç Kadınların Renkli Katılımı Académie Mezopotamie Franco-Kurde, genç kadınların hazırladığı bir stantla etkinlikte yer aldı. Yöresel kıyafetler, el işleri, takılar, tatlılar ve geleneksel yiyeceklerin bulunduğu stantlar büyük ilgi gördü. Çocuklar için hazırlanan yüz boyama standı da yoğun ilgi gördü. Çocuklara ayrıca pamuk şeker ve patlamış mısır dağıtıldı.
Etkinlik, Paris’te pazar günü yapılacak büyük 8 Mart yürüyüşüne güçlü bir çağrıyla sona erdi. Kadınlar, alanlarda buluşma kararlılıklarını yineleyerek salondan “Jin Jiyan Azadî” sloganlarıyla ayrıldı.
STUTTGART
Almanya’nın Stuttgart kentinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında enternasyonal kadınlar tarafından bir bilgilendirme standı açıldı. Etkinlikte kadın hakları, eşitlik mücadelesi ve kadın dayanışmasının önemi üzerine bilgilendirmeler yapıldı.
Standı ziyaret edenlere kadınların dünya genelinde karşı karşıya olduğu sorunlar hakkında bilgi verilirken, kadın hareketinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Etkinlikte yapılan konuşmalarda, kadınların birçok ülkede hâlâ sömürüye maruz kaldığı, eşitsizliğin sürdüğü ve kadın haklarının ihlal edildiği ifade edildi. Kadın cinayetlerinin devam ettiği bir dünyada kadınların siyasette, ekonomide ve ekoloji alanlarında yeterince temsil edilmediği belirtildi.
Konuşmalarda ayrıca özgürlük ve eşitlik mücadelesinin ancak dayanışma ve ortak mücadele ile başarıya ulaşabileceği ifade edilerek kadınların daha güçlü örgütlenmesi çağrısı yapıldı.
Etkinlik, kadın dayanışmasının büyütülmesi ve mücadeleyi ortaklaştırma çağrılarıyla sona erdi.
DÜSSELDORF
Almanya’nın Düsseldorf kentinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle binlerce kadının katılımıyla kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirildi. Almanya Kürt Kadınlar Birliği (YJK-E) ve enternasyonalist kadın gruplarının ortak organize ettiği etkinlikte, kadın hakları savunucuları ve çeşitli sivil toplum kuruluşları bir araya geldi.
Eylem, Gustav-Gründgens-Platz’da toplanan kadınların coşkulu buluşmasıyla başladı. Yürüyüş öncesinde sahne alan govend grubu, yöresel kıyafetler ve müzik eşliğinde gösteri sundu. Ardından özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlar anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı ve katılımcı grupların temsilcileri günün anlam ve önemine dair konuşmalarını gerçekleştirdi.
Konuşmaların ardından kortejler halinde yürüyüşe geçen binlerce kadın, Düsseldorf sokaklarını mor renge bürüdü. Yürüyüş boyunca kadın kırımını protesto eden ve kadın haklarına dikkat çeken Almanca ve Kürtçe pankartlar taşındı. Özellikle “Saç örgülerinizde özgürlüğümüz yaşıyor, direnişimiz büyüyor” (In euren Zöpfen lebt unsere Freiheit, wächst unser Widerstand!) yazılı dövizler öne çıktı.
Kürt kadınlarının ulusal kıyafetleri, defleri ve özgürlük mücadelesinde sembolleşen öncü kadınların resimleriyle oluşturduğu kortej, yürüyüşün en renkli bölümü oldu. Etkinlik boyunca sık sık “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları yükseldi. Yürüyüş, şehir merkezindeki turunu tamamladıktan sonra yapılan konuşmaların ardından sona erdi.
LOZAN
İsviçre’nin Lozan kentinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen yürüyüşte kadınlar, emperyalist savaşlara, kemer sıkma politikalarına ve ataerkil sisteme karşı feminist seferberlik çağrısı yaptı.
Etkinlik Feminist Grev Vaud Kolektifi ile Lozan Lajin Kadın Meclisi’nin çağrısıyla gerçekleştirildi. Yürüyüş, Lozan Cathedral'i önünde başlayarak Esplanade de Montbenon meydanında sona erdi.
Yürüyüş öncesinde İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) adına yapılan açıklamada, Ortadoğu’daki kadın direnişine dikkat çekilerek, özellikle Rojava’daki kadın devrimine destek çağrısı yapıldı. Açıklamada, Rojava’daki kadın özgürlük mücadelesinin tüm dünyadaki kadınlar için ilham kaynağı olduğu vurgulanarak dayanışmanın büyütülmesi gerektiği belirtildi.
Yürüyüşün sona erdiği Montbenon Meydanı’nda Rojava’ya destek amacıyla dayanışma yemek standı açıldı. Etkinlik boyunca kadınlar sık sık savaş politikalarına, ırkçılığa ve patriyarkaya karşı sloganlar attı.
Lozan Katedrali önünde yapılan konuşmalarda Feminist Grev Vaud Kolektifi, tüm feminist güçlere seferberlik çağrısı yaptı. Konuşmalarda, kamu hizmetlerine yönelik kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının kadınları daha fazla etkilediği vurgulanarak, bu politikaların cinsiyete dayalı şiddetle aynı sistemin ürünü olduğu ifade edildi. Kolektif temsilcileri, kamu hizmetlerini savunmanın yalnızca ekonomik bir talep olmadığını, aynı zamanda kapitalist kâr mantığına karşı dayanışma ve bakım alanlarını korumak anlamına geldiğini belirtti.
Etkinlikte ayrıca Lausanne’da bir siyah erkeğin polis şiddeti sonucu yaşamını yitirmesine de dikkat çekildi. Feminist Grev Kolektifi, polis şiddetine karşı başlatılan protestolarla dayanışma içinde olduklarını açıkladı.
Kadınlar, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil; savaşlara, sömürüye ve ataerkil sisteme karşı uluslararası feminist direnişi büyütme günü olduğunu vurguladı.
NEUCHÂTEL
İsviçre’nin Neuchâtel Kanton’unda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çeşitli politik ve kültürel programlarla başladı. Kadın örgütleri ve feminist kolektiflerin çağrısıyla 7–8 Mart tarihlerinde düzenlenen etkinlikler kapsamında eylemler, buluşmalar ve kültürel programlar gerçekleştiriliyor.
Neuchâtel kent merkezinde bulunan tarihi Justice Fountain çeşmesi önünde yapılan kamu eylemiyle başlayan etkinlikler, kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerini gündeme taşıdı. Feminist Grev için Neuchâtel Kolektifi öncülüğünde gerçekleştirilen eylemlere kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası dayanışma grupları katıldı.
Neuchâtel kantonunda yaşayan Kürt kadınları da 8 Mart eylemlerinde yer aldı. Uzun bir aradan sonra Neuchâtel'de ilk kez 8 Mart etkinliklerinde Kürt kadınlarının kendi renkleri ve sembolleriyle alana çıkması dikkat çekti.
Eylem boyunca Kürt kadınları, dünya kadın mücadelesi ile Kürt kadın özgürlük mücadelesi arasındaki bağa dikkat çekerek uluslararası dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini vurguladı.
SION
İsviçre’nin Valais kantonunun başkenti Sion’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında yürüyüş gerçekleştirildi. Leyla Qasim İnisiyatifi ve Valais Feminist Kollektifi’nin öncülüğünde düzenlenen etkinlik, Place de la Planta meydanında başladı.
Basın açıklamaları, Elif Aciz Şahin (Kürtçe), Hacer Koçak (Fransızca) ve Fatma Karadeniz Akbalık (Almanca) tarafından okundu. Açıklamada kadınların mücadele gücünü tarihsel direnişlerden aldığı vurgulandı; Clara Zetkin, Rosa Luxemburg ve Sakine Cansız anıldı.
Rojava’da direnen kadınlarla dayanışma mesajlarının da öne çıktığı yürüyüşte, Lajin Kadın Meclisi adına Hatice Kandal bir konuşma yaptı. Hatice Kandal, Kürt kadınlarının tarihsel mücadelesi ve güncel gelişmeler hakkında bilgi verdi. Ayrıca Collectif Femmes Valais ve Sosyalist Parti Valais Kanton temsilcileri de etkinlikte söz alarak kadın özgürlüğü ve eşitlik mücadelesinin önemine dikkat çekti.
Yürüyüş, kadınların halay çekmesi ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla son buldu.
BERN
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında İsviçre’nin Bern kentinde düzenlenen etkinlikte “Jiyan’ın Hikayesi” adlı belgesel izleyicilerle buluştu. Gösterimin ardından Bern Kürt Derneği adına Mine Çetinkaya, Rojava’daki kadın mücadelesi ve Kürt özgürlük hareketi üzerine konuşma yaptı.
Konuşmada belgeselin yalnızca Jiyan’ın yaşamını değil, Kürt kadınlarının özgürlük ve direniş mücadelesini anlattığı vurgulandı. Rojava’da kurulan kadın özgürlükçü sistemin kadınların hak mücadelesi açısından önemli bir deneyim olduğu ifade edildi.
Etkinlikte ayrıca IŞİD saldırılarında Ezidi kadınların yaşadığı ağır insan hakları ihlallerine dikkat çekildi ve “Jin Jiyan Azadî” sloganının dünya çapında bir kadın özgürlük sloganına dönüştüğü belirtildi.
Bern'deki başka bir etkinlik ise Frieda Kahlo İsviçre Derneği tarafından düzenlendi. Etkinlikte Kürt kadınları sahne aldı. Bern Demokratik Kürt Toplum Merkezi bünyesinde amatör olarak çalışmalar yürüten kadınlar katılımcılara müzik dinletisi sundu.
Etkinlikte Bern Şehid Berjîn Zenda Kadın Meclisi adına konuşan Yaren Kızılbaş, Kürt kadın mücadelesine değinerek Rojava’ya yönelik saldırılara ve savaş koşullarında artan kadın karşıtı şiddete dikkat çekti. Yaren Kızılbaş, şunları belirtti:
"Biz, Bern Berjîn Zenda Kürt Kadın Konseyi korosu olarak, bugün sizi bir yolculuğa çıkarıyoruz. Bu yolculuğa saç örerek başladık. Birçoğunuzun bildiği gibi, yılın başında Rojava'ya karşı askeri bir saldırı başlatıldı. Ve savaşın olduğu yerde ataerkil şiddet yoğunlaşır: Düşmüş bir Kürt özgürlük savaşçısının saç örgüsü, cihatçı bir milis üyesi tarafından kesildi. Bu şiddet eylemi, savaş bağlamında kadınların ve bedenlerinin sistematik olarak insanlıktan çıkarılmasının ve aşağılanmasının bir ifadesidir. Ancak Kürt özgürlük hareketinde biliyoruz ki, kaç tane saç örgüsü kesilirse kesilsin, direniş devam eder – çünkü bir saç örgüsü kesildiğinde, binlercesi yeniden uzar. Bugün söylediğimiz şarkılar tam olarak bunu anlatıyor: direnişi, sevgiyi ve özgürlük özlemini. Yaşayan, acı çeken, savaşan ve umut eden insanların hikayelerini anlatıyorlar. Biz Kürtler için müzik ve dans, direnişin ifadesidir. Dilimizi her zaman bu şekilde koruduk, irademizi geliştirdik ve en zor koşullar altında yaşam için fırsatlar yarattık. Bu yolculukta bize katılın! Jin, Jiyan, Azadî."
Konuşmanın ardından koro sahne alarak Kürtçe ezgiler seslendirdi.
TORONTO
Kanada'nın Toronto kenti, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadın dayanışmasının en güçlü örneklerinden birine sahne oldu. Sara Kadın İnisiyatifi öncülüğünde yürüyüşe katılan Kürdistanlı kadınlar, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla hem özgürlük taleplerini hem de Kanadalı kadınlarla kurdukları dayanışmayı görünür kıldı. Kürtçe stranlar ve zılgıtlarla yürüyüşe renk katan kortej, etkinliğin en dikkat çeken gruplarından biri oldu.
IWD International Women’s Day Toronto tarafından organize edilen yürüyüş, Kanada’nın dört bir yanından gelen kadınların yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kadınlar, sabah saatlerinde Bloor St. W üzerindeki OISE Auditorium önünde toplanarak Church Street Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti.
Yürüyüş boyunca “Women, Life, Freedom”, “Equality for All” ve “End Gender Violence” sloganları Toronto sokaklarında yankılandı. Çevredeki halkın korteje gösterdiği ilgi, etkinliğin coşkusunu daha da artırdı.
Etkinlikte yapılan konuşmalarda, Kanada’da kadınların hâlâ sağlık hizmetlerine erişimde, iş yaşamında ve eğitimde ciddi engellerle karşılaştığı vurgulandı. Konuşmacılar, kadınların yaşadığı eşitsizliklerin bireysel değil, sistematik olduğunun altını çizdi.
Kanadalı kadınlar, erkek egemen yapının yarattığı bu sorunların değiştirilebilir olduğunu belirterek şu mesajı verdi: “Kadınların yaşadığı zorluklar kader değil. Bunları değiştirecek güç bizde.”
Yapılan açıklamalarda, Ortadoğu’da süren savaşların en büyük mağdurlarının kadınlar ve çocuklar olduğu vurgulandı. Kanadalı kadınlar, savaş politikalarının karşısında olduklarını belirterek barış, eşitlik ve dayanışma çağrısı yaptı.
Toronto’da yaşayan Kürdistanlı kadınların oluşturduğu kortej, hem kendi mücadelelerini görünür kıldı hem de Kanadalı kadınlarla ortak taleplerde buluştu. Sara Kadın İnisiyatifi aktivistleri, Kürt kadınlarının yaşadığı acıların son bulması gerektiğini vurgulayarak Rojava’daki kadın mücadelesinin tüm dünya kadınlarına ilham verdiğini ifade etti.
Etkinlik, kadın mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla devam etti. Ardından 8 Mart bildirisi okundu. Program, meydanı dolduran kadınların hep bir ağızdan yükselttiği “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla sona erdi.