Zennure Engüdar: Benim hayatım zindan oldu, bari kızımınki olmasın!

Erkek şiddetinden kurtulmak için hamileyken Almanya’ya kaçak yollardan gitmek zorunda kalan Zennure Engüdar, ölümle tehdit edildiği Türkiye’ye deport edilme riski olduğunu vurgulayarak, “Benim hayatım zindan oldu, bari kızımınki olmasın!” dedi.

İktidarın kadınların kazanılmış haklarını teker teker törpülediği, yargının erkek şiddetini tahrik indirimleriyle ödüllendirdiği Türkiye’de kadın katliamları adeta bir kırıma dönüştü. Aile-devlet-erkek şiddeti sarmalına sıkışan kadınlar hayattaki rutin boğuşmanın dışında artık yaşamak için mücadele verme noktasına geldi. Bu kadınlardan Zennure Engüdar, evlendirildiği 13 yaşından 32 yaşına kadar şiddetin her türlüsüne maruz kalmanın çaresizliğiyle yolunu tuttuğu sürgünde sesini duyurmaya çalışıyor.

Colemêrg (Hakkari) Gever’de (Yüksekova) başlayıp Almanya’ya uzanan hikayesini ANF’ye anlatan Zennure Engüdar, yeni doğmuş 6 aylık kızıyla ailesi ve eski eşi tarafından ölümle tehdit edildiği Türkiye’ye deporte edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek yardım istedi.

13 YAŞINDA EVLENDİRİLDİ, YILLARCA ŞİDDET GÖRDÜ

Colemêrg Geverli olan Zennure Engüdar, henüz 13 yaşındayken kendisinden 15 yaş büyük bir erkekle zorla evlendirilince hayatının karardığını dile getirdi. Evliliğin ilk yıllarından itibaren hem eşinden hem de eşinin ailesinden şiddet gördüğünü anlatan Zennure Engüdar, “Ailem beni daha 13 yaşındayken bir nişanda bir kez gördüğüm bir adamla evlendirdi. Eşimin ailesiyle yaşadığı Wan’a gitmek zorunda kaldım. İki katlı bir evde kalıyorduk. Evde kayınpederim, kayınvalidem, altı görümcem ve diğer aile üyeleriyle birlikte 17 kişi yaşıyorduk. Bütün iş yükü benim üzerimdeydi. Eşim de epilepsi hastasıydı. Hem ona bakıyordum hem de ev işlerini yetiştirmeye çalışıyordum. 15 yaşında anne oldum. Çocuğum otistikti ve onun doğmasıyla iş yüküm arttı. Her yere yetişmeye çalışıyordum. Evi temizlemediğim takdirde şiddet görüyordum. Çocuğuma baksam ev kalıyordu, evle ilgilensem çocuk kalıyordu. Her durumda suçlu bendim. En çok da kayınpederim beni darp ediyordu. Öyle bir şiddet uyguluyordu ki, ikinci çocuğuma 3 aylık hamileyken bebeğimi kaybetmeme neden oldu” dedi.

‘ŞİKAYETÇİ OLDUĞUM İÇİN BİR HAFTALIK BEBEĞİM BENDEN KOPARILDI’

Otistik olan çocuğunun da aile içi şiddetin hedefi olduğuna işaret eden Zennure Engüdar, eşinin 4 yaşındaki oğlunun kafasını peteğe vurması sonucunda çocuğun gözünün morardığını söyledi. Çocuğunu hastaneye götürüp darp raporu aldıktan sonra karakola şikayetçi olmaya gittiğini anlatan Zennure Engüdar, ifadesini alan polislerin “Biz aile içi sorunlara karışmıyoruz” diyerek kendisini geri gönderdiğine dikkat çekti. Eşinin ailesinin, karakola gidip şikayetçi olduğunu öğrenmesiyle baskı ve şiddetin arttığını anlatan Zennure Engüdar, “İkinci çocuğumu yeni doğurmuştum. Kayınvalidem şikayetçi olduğum için önce beni dövdü, sonra henüz bir haftalık olan bebeğimi alıp resmen benden kopardı. İki katlı aile evinin üst tarafına çocuğumu götürerek ona bakmama, sevmeme izin vermedi. Bu yüzden çocuk beni anne olarak bile görmüyor, bana Zeynep diye hitap ediyor” diye konuştu.

HEM DARP EDİLDİ HEM DE SUÇLANAN O OLDU

Bu süreçte kendi ailesini de arayarak yardım istediğini belirten Zennure Engüdar, ancak onların da “Kocandır bir şey olmaz”, “Evlendin artık bitti” diyerek yaşadığı bu şiddeti normalleştirmeye çalıştıklarını aktardı. Bir gün sofrayı kaldırmadığı için büyük bir kavga çıktığını, kayınvalidesinin kendisini yine darp ettiğini anlatan Zennure Engüdar, “Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Polisi çağırdım ve o gece hepimizi emniyete götürdüler. Şikayetçi oldum ama yine suçlanan ben oldum. Eşimin ailesi polislere benim ilaç kullandığımı söyleyerek psikolojik olarak rahatsız olduğuma inandırmaya çalıştılar. Polisler de onlara inandı. Şikayetlerim sonuçsuz kaldı” ifadelerini kullandı.

ŞANTAJLA İMAM NİKAHI

Amcasının kendisini eşinin evinden almasıyla kurtulan Zennure Engüdar, ailesinin yardımıyla boşanma davası açtığını belirtti. Boşanma sürecinde de saldırıya uğradığını ifade eden Zennure Engüdar, mahkeme çıkışında eski eşi tarafından darp edildiğini söyledi. Kendi ailesi çocuklarını istemediği için onların velayetinin eşine verildiğine işaret eden Zennure Engüdar, hayata yeniden sıfırdan başlamak zorunda kaldığına dikkat çekti.

Boşandıktan sonra da ekonomik ve psikolojik olarak zor bir süreç yaşayan Zennure Engüdar, Mersin’de oturan kardeşinin yanına yerleşip yeni bir hayat kurmaya çalışırken, Daha Kurt isimli bir erkekle tanıştı. Bir yıllık bir beraberlik sonrası Kurt’un kendisiyle zorla evlenmek için şantaj yaptığını anlatan Zennure Engüdar, “Daha Kurt, bana bekar olduğunu ve yetimhanede büyüdüğünü söylemişti. Telefonundan e-devletine baktığımda evli ve bir çocuk babası olduğunu öğrendim. Bana yalan söylediği için bir daha onunla görüşmemeye başladım. Beni telefonla arayarak habersiz uygunsuz fotoğraflarımı çektiğini ve onu terk etmeye kalkıştığım takdirde bu fotoğrafları dijital medyada paylaşacağı tehdidinde bulundu. Önce bu tehdidi ciddiye almadım, yapmaz dedim. Ama daha sonra gerçekten benim çıplak fotoğrafımı Instagram’da paylaştığını öğrendim. Kuzenim görmüş, beni aradı. Ne yapacağımı bilmiyordum ve bu olay sonrası mecburen Daha ile imam nikahı kılmak zorunda kaldım” ifadelerini kullandı.

‘BENİ SIRBİSTAN’A GÖTÜRÜP SATMAYA KALKIŞTI!’

Daha Kurt’un kendisini İstanbul’a götürüyorum diye Sırbistan Montenegro’ya götürdüğünü belirten Zennure Engüdar, yaşananları şöyle anlattı: “Montenegro’da bir eve yerleştik, yaklaşık 3 ay orada kaldım. Orada da bir karısı olduğunu ve insan kaçakçılığı işlerine karıştığını öğrendim. O zaman tuzağa düşürüldüğümü anladım. Beni 50 Euro’ya iki erkeğe satmaya kalkıştı. Kabul etmedim ve aramızda çok büyük bir kavga çıktı. Beni darp etti, bıçağı sol koluma sapladı. Çok korktum. Kaçıp kendisini şikayet etmemem için, ‘Nasıl bir kadın olduğunu denemek istedim’ diyerek beni kandırmaya çalıştı. Güney Kürdistan’daki bir arkadaşımı aradım ve hemen bana Hewlêr’e bilet kesti. Orada bir müddet kaldım ancak Daha Kurt beni orada da rahat bırakmadı. Yine bana çıplak fotoğraflarımla şantaj yaptı ve bu sefer bu fotoğrafları aileme göndereceğini söyledi. Sonra kendisi beni almaya geldi ve tekrar Montenegro’ya dönmek zorunda kaldım. O zaman da bana şiddet uyguladı. Sigarayı dudağımın üstüne söndürdü, bana tornavida ile saldırdı. Eşi gelip eve yerleşti ve tıpkı Wan’daki eşimin ailesi gibi beni resmen hizmetçi olarak kullanmaya çalıştılar.

Hamile olduğumu öğrendiğimde bunun böyle devam edemeyeceğine karar verdim. Polis karakoluna gittim. Dil bilmiyordum, tercüman getirdiler ve şikayetçi oldum. Benimle birlikte eve gelip onu gözaltına aldılar. Daha Kurt, daha önceki konuşmalarında insan kaçakçılığı için konuşurken Belgrad’daki bir kahveden söz ediyordu. Gözaltına alınması durumundan istifade ederek evlendiğimiz zaman bana taktığı altın ve paraları alarak Belgrad’a gittim ve orada bir kağıdın üzerine yazdığı kahvenin ismini insanlara göstere göstere kahveyi buldum.”

‘DEPORT OLURSAM ÖLDÜRÜLME TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYAYIM!’

Kahvede iletişime geçtiği kaçakçılar aracılığıyla Almanya’ya giden Zennure Engüdar, oraya gelir gelmez kimsesi olmadığı için polise gidip durumunu anlattığını ve iltica istediğini belirtti. Polis merkezindeyken Daha Kurt’un eşinin arayıp kendisini ölümle tehdit ettiğini aktaran Zennure Engüdar, Almanya’da bir yıl önce yerleştirildiği kampta kız çocuğunu doğurduğunu, 13 Mart 2026 tarihinde ise iltica başvurusuna ilişkin mahkemenin görüleceğini iletti.

Türkiye’ye deporte edilme riskiyle karşı karşıya olan Zennure Engüdar, deport edildiği takdirde öldürülme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağına işaret etti. Sesinin duyulmasını isteyen Zennure Engüdar, “Daha Kurt benim çıplak fotoğraflarımı erkek kardeşime göndermiş. Kardeşim beni aradığında ölümle tehdit etti. Zaten Kurt beni öldürmek istiyor. Benim zaten hayatım zindan oldu, bari kızım annesiz bir şekilde benim maruz kaldığım işkenceyi yaşamasın istiyorum” dedi.