İspanya’nın başkenti Madrid’de 2-3 Haziran tarihleri arasında 5. Feminist Dış Politika Konferansı gerçekleştirildi. " Barışın İnşası ve Demokrasinin Güçlendirilmesi" temasıyla düzenlenen konferansta, bakım ekonomisi, cinsiyet eşitliğinin finansmanı ve küresel krizler masaya yatırıldı.
Konferans, “Barış süreçlerinde ve çatışma önlemede kadınların rolü”, “Demokratik krizler karşısında hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak”, Toplumsal cinsiyet eşitliği ve feminist örgütlerin finansmanı, “Daha kapsayıcı ve temsili çok taraflılığı teşvik etmek”, “Cinsel ve üreme hakları, bakım ve ekonomik adaletle ilgili konular” gündemleri etrafında genel oturumlar, yuvarlak masa toplantıları ve yan etkinlikler şeklinde gerçekleştirildi ve çok taraflılığın güçlendirilmesi, kadın haklarının korunması ve dış politikada cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesi çağrılarıyla sona erdi.
Hükümet temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve feminist hareketlerden 700’ü aşkın kişinin katıldığı konferansta Madrid Ortak Siyasi Bildirgesi kabul edildi.
Bildirgede, cinsiyet eşitliği demokrasi, hukuk devleti ve çok taraflı sistemin savunulmasıyla ilişkilendirilirken, savaşlar, siyasi kutuplaşma ve hak karşıtı hareketlerin kadınlar ile kız çocukları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi. Kadınların barış süreçlerine tam katılımı, cinsel ve üreme haklarının korunması, cinsiyet temelli şiddetle mücadele ve eşitlik politikalarına daha fazla kaynak ayrılması temel hedefler arasında yer aldı.
Konferansın en güçlü mesajlarından biri ise, Birleşmiş Milletler’in tarihinde ilk kez bir kadın genel sekretere sahip olması yönündeki çağrı oldu. İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, BM’nin 80 yıllık tarihinde hiç kadın lider tarafından yönetilmemesini eleştirerek, bir sonraki genel sekreterin kadın olması gerektiğini söyledi.
İspanya Eşitlik Bakanı Ana Redondo da kadınların küresel krizlerden orantısız biçimde etkilendiğine dikkat çekerek, Afganistan, Gazze, Filistin, Lübnan, İran ve Ukrayna’daki kadınların durumunu hatırlattı ve kadın liderliğinin önemini vurguladı.
Konferansta konuşan Karayip Devletleri Birliği Genel Sekreteri Noemi Espinoza ise feminist dış politikanın “boş bir diplomatik etiket” olmaması gerektiğini belirterek, çok taraflı kurumların feminist bir perspektifle yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.
Kolombiya Dışişleri Bakanı Yolanda Villavicencio da kadın ve kız çocuklarının haklarının “pazarlık konusu olmadığını” vurgulayarak, dünya genelinde milyonlarca kadının hala fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığını söyledi.
Andorra, Madrid Bildirgesi’nin büyük bölümünü desteklediğini açıklarken, ülkenin kürtajı yasaklayan mevcut hukuki düzenlemeleri nedeniyle cinsel ve üreme haklarına ilişkin maddelere çekince koydu.