GÖRÜNTÜLÜ

‘Kadınlar her zaman öncü oldu ve baş kaldırdı’

Rojava Devrimi’yle birlikte toplumsal dönüşüm sürecinde önemli bir rol üstlenen kadın sanatçılar, kadınların her zaman öncü olduğunu ve baş kaldırdığını belirtti.

KADIN SANATÇILAR

Dünya genelindeki kadın hareketleri, yaşam hakkı, eğitim, siyasal katılım ve özgür, güvenli, onurlu bir yaşam talepleri etrafında şekillendi. Kürdistan’da ise kadın mücadelesi, özgür bir ülke ve toplum hedefiyle iç içe ilerledi.

Rojava Kürdistan’da ortaya çıkan deneyim de bu mücadelenin somut örneklerinden biri olarak öne çıktı. Bu süreçte kadınlar ön saflarda yer aldı; karar alma mekanizmalarında ve yönetim kademelerinde aktif rol üstlendi. Rojava’daki kadınlar, eşitlik ve adaletin yalnızca birer slogan olmadığını, günlük yaşamın içinde pratiğe dönüşebileceğini gösterdi.

Rojava Devrimi’yle birlikte kadın sanatçılar da toplumsal dönüşüm sürecinde önemli bir rol üstlendi. Kalıplaşmış yargıları aşan kadın sanatçılar, sanat ve kültür alanındaki üretimleriyle mücadelelerini sürdürdü.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yaklaşması dolayısıyla Rojava Kürdistan’daki kadın sanatçılar, bugüne dair mesajlarını ANF aracılığıyla paylaştı.


Êfrînli sanatçı Newroz Sîleman, kadınların tarih boyunca her zaman öncü bir rol üstlendiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Kadın dediğimizde, tüm dünyanın öğretmeni, doğum ve yaratılışın annesi aklımıza gelir. Kadın her zaman aydınlığın kapısını açar. Özellikle Rojava Kürdistanı’nda kadın devrimi başladığından bu yana kadınlar, öz savunma, mücadele ve direnişle karşılaştığı tüm engelleri aşarak öncü oldu. Özgürlük çizgisine sahip olduğunu gösterdi; lider oldu ve sanatçı oldu. Kadınlar, verdikleri mücadeleyle bilincini daha da yükseltti.”

Sözlerinin devamında, YPJ’nin çizgisinin kadın mücadelesi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Newroz Sîleman, Rojava Kürdistan’daki kadınların öz savunma temelinde sürecin öncüsü olmaya devam ettiğini belirtti:

“Bu sürecin sonunda, Rojava Kürdistanı’ndaki kadınlar yine öz savunma ile bu sürecin öncüsü oldu. Özellikle YPJ’nin en kutsal çizgisi, kadınları savunmak ve her kadın için özgürlüğün sembolü olmak adına temel bir dayanak oldu. Kadın sanatçılar da sokaklarda YPJ çizgisi ve kadın özgürlüğünü destekledi.”

Sanatçı Sumeyê Mihemed ise, devrim öncesi ve sonrası süreci karşılaştırarak kadınların yaşadığı dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Rojava Devrimi’nden önce biz kadınlar zorluklarla mücadele ediyorduk, sanatımızı küçük gruplar halinde yapıyorduk. Kimse kimliğini rahat bir şekilde ifade edemiyordu. Özellikle kadınlar toplumda yalnızca ev ve çocuklar için vardılar. Ama Rojava Devrimi’yle birlikte kadın iradesi ortaya çıktı ve kadınlar Rojava Devrimi’nin öncüleri oldu. Ne kadar anlatsak da yeterli olmayacaktır.

Kültür alanında da çok zorluklarla karşılaştık; üzerimizde büyük baskılar vardı. Ancak biz bir direniş olarak öncü olduk. Kadını irade sahibi yapan Önderliğin fikir ve felsefesi, kadının kendini ispatında çok büyük bir etkiye sahipti ve büyük adımlar atıldı. Rojava Kürdistanı’nda halkı örgütleyen yapılar arasında en çok kadınlar ön plandaydı.”