YJA Star gerillaları Zilan Helbest ve Rojda Çiya, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle ANF’ye konuştu.
Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum manifestosunun kadınlar için çok önemli olduğuna değinen gerilla Zilan Helbest, kadınların özüne dönmesi için Önder Apo’nun büyük bir mücadele verdiğini belirterek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu nedenle Önderlik özellikle kadın kültürü üzerinde daha fazla duruyor. Sati kültürü, saray kültürü, tanrıça kültürü ve özgür kadın kültürü üzerine Önderliğin çok derin değerlendirmeleri vardır. Elbette bu, kadınlar olarak bizim için önemlidir. Bu dört kültürün hepsi Kürdistan’da, Ortadoğu’da ve dünyada gerçekten var.
Bilindiği gibi Sati kültürünün en çok yaşandığı ülkelerden biri Hindistan’dır. Sati aslında bir tanrıçadır. Sati adında bir tanrıça vardır ve Şiva adında bir tanrı vardır. Tanrıça Sati, Tanrı Şiva’ya büyük bir aşkla bağlanır. Tanrı Şiva çok fakir olmasına rağmen, Tanrıça Sati çok zengindir. Ancak aralarında bir sevgi olduğu için Tanrıça Sati ile Tanrı Şiva arasında bir evlilik gerçekleşir. Tanrıça Sati’nin ailesinde bir kutlama düzenlenir. Babası da Tanrıça Sati’ye kızgındır; çünkü böyle bir tanrı ile evlenmiştir. Tanrı Şiva, Tanrıça Sati’nin bu kutlamaya gitmemesi için çok çaba gösterir. Çünkü çok büyük bir hakarete uğrayacağını bilir. Buna rağmen Tanrıça Sati kutlamaya gider. Kutlama sırasında ona hakaretler edilir. Bu durum Tanrıça Sati’de çok büyük bir öfke yaratır. Ülkede bir ateş fırtınası kopar. Tanrıça Sati de kendini ateşe atarak yakar. Böyle bir mitoloji vardır.”
JÎNA EMÎNÎ VE ŞEHLA KATLEDİLDİ AMA TANRIÇA KÜLTÜRÜYLE BİNLERCE KADIN AYAKLANDI
Bugün Hindistan’da kadının bir varlık olarak kabul edilmediğini bir ‘mal’ gibi görüldüğünü vurgulayan gerilla Zilan Helbest, “Bu şekilde bir kültür oluşmuştur. Erkek öldüğünde, onunla evli olan kadının da yakılması gerektiği düşünülür. Günümüzde bu kültürün tüm dünyada incelenmesi gerekir. Özellikle Ortadoğu’da ve Kürdistan’da buna bakılmalıdır. Sati kültürü oldukça yaygındır. Her ne kadar pratikte kadının erkekle birlikte yakılması çok sık olmasa da, kadın iradesi, kadın düşüncesi ve hatta fiziksel varlığı hedef alınarak çok sayıda kadın katledilmektedir. Bu nedenle Sati kültürü dünyanın her yerinde farklı biçimlerde sürmektedir. Aslında kadının kendi iradesini tanımasından korkuyorlar bu nedenle kadın üzerinde çok büyük bir baskı kurulmaktadır.
Önderlik bunu şöyle ifade eder: ‘Kadının iradesinden ve kadının tanrıçalaşmasından büyük bir korku duyulduğu için erkek, kadını sahip olduğu her şeyle birlikte evin içinde bir zindana kapatmak ister.’ Bunun örneğini Rojhilat’ta da gördük. Bu durum Jîna Emînî şahsında yaşandı, Şehla şahsında da yaşandı. Kadının bir tutam saçından bile büyük bir korku duyulduğunu görmek mümkündür. Kadının bir tutam saçından iradesinin ortaya çıkacağı ve kadının tanrıça kültürüne yeniden dönebileceği görülüyor. Bu nedenle kadınlar vahşi bir şekilde katlediliyor. Kadınları bu şekilde korkutmak istiyorlar. Bunu Jin, Jiyan, Azadî serhildanlarında da gördük. Jîna ve Şehla katledildi fakat binlerce Jîna, binlerce Şehla ve binlerce insan ayağa kalktı. Çok büyük bir ayaklanma oldu ve bu durum rejimde büyük bir korku yarattı” diye konuştu.
8 MART’A DAHA FAZLA ANLAM YÜKLEMEK GEREKİR
Jin Jiyan Azadî serhildanlarında kadınların sesinin tüm dünyada duyulduğunu hatırlatan YJA Star gerillası Zilan Helbest konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Bir sahiplenme ortaya çıktı ve bu da Jin, Jiyan, Azadî sloganıyla başladı. Çok büyük bir ayaklanma ve büyük bir direniş ortaya çıktı. Bugün Kürdistan’ın dört parçasında ve dünyada; Önderliğin çağrıları, kitapları ve Barış ve Demokratik Toplum manifestosunu en çok kadınların, bu kültürleri gerçekten anlayıp analiz edebilmek için yoğun bir çaba içinde oldukları görülmektedir. Kadının her alanda öncü olduğu o tanrıça özüne yeniden dönüş sağlamak hedeflenmektedir. Bu durum büyük ölçüde Önder Apo’nun emeğiyle ortaya çıkmıştır. Elbette Kürdistan özgürlük gerillalarının ve özellikle PAJK hareketinin de bunda çok büyük payı vardır.
Şehit Zilan’ın fedai çizgisinde, şehit Bêritan’da, şehit Rûken, Sara ve Asya’nın çizgisinde bunu görebiliyoruz. Özgür kadın kültürünün özü bu arkadaşlarda somutlaşmıştır ve onlar bizim için fedailiğin temsilcileridir. Kadınlar olarak eğer dünyada yalnızca 8 Mart’ın Kadınlar Günü olduğunu söylersek bu biraz dar bir yaklaşım olur. Çünkü istersek her an, her dakika özümüzle, kadın kimliğimizle yaşayabiliriz. Bu nedenle bu güne biraz daha fazla anlam yüklemek ve ona daha fazla dikkat çekmek gerekir. Böyle de adlandırılabilir. Özellikle bu yıl 8 Mart, Önderliğin görüntülerinin yayınlanması ve çağrısının yapılmasıyla birlikte tüm dünyada büyük bir etki yarattı. YJA Star gerillaları olarak bu durum bizde çok büyük bir güç ve moral oluşturdu.
Toplumda ve dünyada yürüttüğümüz mücadeleyle, sesimizi tüm dünyaya ulaştırabilmek için; hiçbir kadının köle kalmaması amacıyla daha büyük bir mücadele yürütmemiz gerekiyor. Önderlik bunu şöyle ifade ediyor: ‘Demokratik ulusta, komün ve komünalizm kültüründe kadın öncülük etmezse o toplumun anlamı ortadan kalkar.’ YJA Star gerillaları olarak büyük bir coşkuyla 8 Mart’ı karşılamak istiyoruz. Daha büyük eylemler yaparak bu direnişi ve mücadeleyi büyütmek istiyoruz. Böylece özgürlüğe daha fazla yaklaşabiliriz. Bu vesileyle tüm kadınların ve YJA Star gerillaların 8 Mart’ını kutluyorum.”
ÖNDER APO’NUN MANİFESTOSU TEMELİNDE KENDİ KOMÜNLERİNİZİ KURUN
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak sözlerine başlayan YJA-Star gerillası Rojda Çiya ise şu ifadeleri kullandı: “Benim çağrım dünyadaki tüm kadınlaradır. Önder Apo’nun ortaya koyduğu Barış ve Demokratik Toplum manifestosu temelinde dünyanın tüm kadınları kendilerini ortaya koymalıdır. Kendi komünlerini kurmalıdırlar. Artık iktidar sahiplerine yeter denmelidir. Baskıya ve egemen güçlere karşı tüm kadınlar ayağa kalkmalıdır. Önder Apo’nun manifestosunu tüm kadın arkadaşların okumaları ve kendilerini örgütlemeleri gerekir. Özgür bir toplum ortaya çıkarmalıdırlar. Bu temelde tüm kadınlara selam gönderiyorum. Özgürlük isteyen ve cephelerde savaşan kadınları da selamlıyorum. 8 Mart’ı tüm kadınlara kutluyorum.”