Kolombiya’da kadın aday tartışması: Paloma Valencia feministleri ikiye böldü

Kolombiya’da cumhurbaşkanlığı yarışının tek kadın adayı Paloma Valencia, muhafazakâr görüşleri nedeniyle feministlerin hedefinde. Tartışma, kadın temsili ile feminist siyaset arasındaki farkı yeniden gündeme taşıdı.

Paloma Valencia, Kolombiya’da yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde öne çıkan isimlerden biri olarak dikkat çekiyor. 48 yaşındaki avukat ve filozof Valencia, yarışta yer alan tek kadın aday olmasına rağmen, feminist çevrelerin sert eleştirileriyle karşı karşıya.

Kolombiya medyasına göre Valencia, muhafazakâr “Centro Democrático” partisinin adayı olarak seçimlere katılıyor. Adaylığı, 2025 yılında suikasta uğrayan favori aday Miguel Uribe Turbay’ın ardından netleşti.

Son anketlere göre Valencia’nın, ikinci turda sol aday Iván Cepeda ile başa baş bir yarışa girmesi bekleniyor.

SİYASİ MİRAS VE URİBE ETKİSİ

Köklü bir siyasi aileden gelen Valencia, eski devlet başkanı León Valencia’nın torunu. Aynı zamanda Kolombiya’da bir bakanlık görevine getirilen ilk kadınlardan biri olan Josefina Valencia’nın da akrabası.

Ancak kampanyasında en çok dikkat çeken unsur, eski Cumhurbaşkanı Álvaro Uribe ile olan yakın ilişkisi. La Silla Vacía’ya göre Valencia, Uribe için “babam gibi” ifadesini kullanıyor ve onun güçlü desteğini alıyor.

Programında güvenlik politikalarının sertleştirilmesi, özel yatırımların artırılması ve “geleneksel aile değerlerinin” korunması gibi başlıklar öne çıkıyor.

‘PATRİARKANIN SADIK TEMSİLCİSİ’

Valencia’nın özellikle kürtaj ve kadın hakları konusundaki tutumu tartışma yaratıyor. Cambio dergisinde yazan gazeteci Ana Bejarano, “Bir kadının iktidarda olması tek başına yeterli değil; temsil ile feminizm aynı şey değil” diyerek eleştirilerin çerçevesini çiziyor.

Bejarano’ya göre Valencia’nın geçmiş açıklamaları, onun “patriyarkanın sadık bir temsilcisi” olduğunu gösteriyor. Valencia’nın daha önce “kürtaj kadınların hakkı olamaz” yönünde açıklamalar yaptığı hatırlatılıyor.

Öte yandan Valencia, kadın-erkek eşitliğini desteklediğini ve mevcut kürtaj düzenlemesini koruyacağını savunuyor. Caracol Radio’ya verdiği demeçte, “Sağcı kadınların kadın sayılmadığını düşünen feministlere meydan okuyorum” ifadelerini kullandı.

‘KADINLARI SADECE ANNELİKLE SINIRLIYOR’ ELEŞTİRİSİ

Kürtaj hakkını savunan Somos Jacarandas kolektifi ise El País América’ya yaptığı açıklamada, Valencia’nın programında kadınların çoğunlukla “anne, bakım veren ya da desteklenmesi gereken girişimciler” olarak tanımlandığını belirterek bu yaklaşımı eleştirdi.

Buna karşın bazı yorumcular, ideolojik farklılıklara rağmen bir kadının cumhurbaşkanı seçilmesinin Kolombiya için tarihi bir kırılma olacağını savunuyor. 

El Tiempo yazarı Paola Ochoa, ülkenin hâlâ “erkek egemen ve geleneksel” bir yapıya sahip olduğunu belirterek, “Bir kadının cam tavanı kırması, siyasi açıdan başlı başına bir dönüşüm olur” değerlendirmesinde bulundu.