Kürdistan dağlarında 8 Mart heyecanı ve coşkusu sürüyor
Rosa, Clara, Sara, Bêrîtan, Zîlan ve Sema ile başlayan mücadele Asya’larla birlikte en üst düzeye ulaşmıştı. Bu gerçek bugün gerilla alanlarında en net haliyle görülüyor.
Rosa, Clara, Sara, Bêrîtan, Zîlan ve Sema ile başlayan mücadele Asya’larla birlikte en üst düzeye ulaşmıştı. Bu gerçek bugün gerilla alanlarında en net haliyle görülüyor.
Kürdistan dağlarında nehirlerden gelen berrak suyun uğultulu sesi tüm alanı doldurmuş, bahar tüm güzelliğiyle her taraftan kendini göstermişti. YJA Star gerillaları baharın heyecanıyla Dünya Emekçi Kadınlar Günü olan 8 Mart’ı karşılıyor. Rosa, Clara, Sara, Bêrîtan, Zîlan ve Sema ile başlayan mücadele Asya’larla birlikte en üst düzeye ulaşmış durumda. Bu gerçek bugün gerilla alanlarında en net haliyle görülüyor. ‘Jin Jiyan Azadî’ felsefesi YJA Star gerillalarının şahsında öncülük bulmuş ve her yönden kendini tanımlıyordu. Bazen yaşamın sesi iki nefes arasındaki boşlukta ortaya çıkar ve yaşamın esintisi olur. Bazen de dudaklarda ince bir gülümsemeyle belirir. Bu da yaşamın ve mücadelenin bir biçimini sevmek olur. Kürdistan dağlarında baharın müjdesi en uzak köşelere kadar ulaşmış ve doğa büyük bir hareketliliğin içine girmişti. İnsan bir gerilla patikasında yürüdüğünde taşlar ve kayalar arasında onların uzun bir iz oluşturduğunu görür. Ve bu görkemli yol üzerinde ilerleyerek gerilla karargâhlarına doğru yönelirsin.
Emek ve sevgiyle açılmış bu yol insanı derin düşüncelere götürür. Tanrıların mekânlarında sevginin ve yaşamı yeniden yaratma iradesinin gerçeği, en doğru mücadeleye dönüşür ve özüne dönmenin en büyük tanımı olur. Bu düşünceler içinde kadınlar için öze dönüş, su ve havadan daha gerekli hale gelir. Ben ve arkadaşlarım 8 Mart hazırlıklarını takip etmek için gerilla karargâhına doğru yola çıktığımızda, baharın ve kadın gerillaların heyecanı bizi her yönden etkilemişti ve biz de aynı heyecanı taşıyorduk. Alana yaklaştığımızda tüm kadın gerillaların büyük bir heyecan ve coşkuyla hazırlıklarına başladığını gördük. Bir taraftan davulun sesi, diğer tarafta zılgıt sesleri bir senfoni gibi yükseliyordu. Kadın gerillanın elindeki puşi su dalgaları gibi gidip geliyor; el, ayak, baş ve tüm beden hareketleri birlikte akarak kendine özgü bir ahenk ortaya çıkarıyordu. Böylesine zor koşullar içinde böyle bir çalışmayı geliştirmek, anlamlı bir sevgiyle oluşmuş bir tabloyu andırıyor. Hazırlık alanında yaşanan gerçek tam olarak buydu.
Kadın gerillalar bazen grup halinde bir araya geliyor, birlikte gülüyor ve onların gülüşleri içtenlikle tüm hazırlık alanını dolduruyordu. Birbirlerine sevgiyle bakarak çalışmalarını yürütüyorlardı. Bazen bir ağacın altında grup halinde 8 Mart’ın anlamını tartışıyor, bazen de folkloru en güzel şekilde yapabilmek için tüm zamanlarını halay provası yapmaya ayırıyorlardı. Bu atmosfer içinde dikkat çeken konulardan biri de oynanan halaydı. Halayın tüm figürlerinde kadınla bağlantılı ürünler öne çıkıyordu. Tüm hazırlıklar kadın yaşamını ve kadın emeğini temsil etme amacıyla tanımlanıyordu. Bu durum kadın gerillaların atmosferi üzerinde daha da güçlü bir etki yaratıyordu. Yapılan figürler tanrıçalık kültürünü temsil ediyor, bunun yaşamla ve doğayla bağlantısı kuruluyordu. Aslında kadın gerillalar bunu temsil edebiliyordu; çünkü toplumsallaşma kadın emeğiyle var olur. YJA Star gerillaları bu gerçeğin kaybolmaması ve yeniden canlandırılması için mücadele ediyordu.
ÖZGÜR KADIN KAHRAMANLIK TARİHİNİN BİR PARÇASIDIR
Yaşam sevgiyle sulandığında, kurak toprakta doğan bir pınar gibi olur. Yaşamın anlamını yaratan renkler bir araya geldiğinde kendi içinde bir birlik de ortaya çıkarır. Yavaş yavaş yağan yağmur, kadın gerillaların yüzlerinde bir örtü gibi dolaşıyor ve kadın ile doğanın uyumunu ortaya çıkarıyordu. Ateşin yanında hazırlanan çay onların tüm yorgunluğunu alıyor, onlar da heyecanla hazırlıklarına devam ediyorlardı. 8 Mart günü yaklaştıkça gerillaların heyecanı daha da artıyor ve bu durum onların tüm hareketlerinde kendini gösteriyordu. Moral hazırlıkları kendi içinde birçok bölümü barındırıyordu. Söylenen şarkılar ve yapılan karate gösterileri genel olarak kadınların ve Önder Apo’nun mücadelesini temsil ediyordu. Gerillalar şarkıları belirli bir ritim içinde söylüyordu. Bunun yanında bir bölüm olarak karate de hazırlanmıştı.
Toplumda kadınlar çoğu zaman erkek saldırılarına karşı kendilerini korumak için bunu öğrenirler. Ancak kadın gerillalar bunu sanatsal bir bölüm olarak kullanıyor ve Önder Apo’nun yarattığı değerleri korumak için önemli bir sembol olarak moral programı içinde sunuyorlardı. Önder Apo gerçekliği moral hazırlıklarının tamamında kendini gösteriyordu ve kadın gerillalar yaptıkları hazırlıklarla Önder Apo etrafında sevgi, inanç, irade, aşk ve büyük bir bağlılık çemberi oluşturuyordu. Bu hazırlıklara genel bir pencereden baktığımızda bin bir renkle süslenmiş gerilla yaşamını görüyoruz. Çoğu zaman gerilla için dar bir tanım yapılır ve sadece savaşabilenler olarak gösterilir; ancak bu atmosfer, onların her alanda uzmanlaştığını, yaşamın tüm ayrıntılarını bildiklerini ve en iyi şekilde gerçekleştirebildiklerini gösteriyordu.
Sunulan sanat, düşünsel bir anlam taşıyor ve özgür kadın duruşu temelinde yürütülüyordu. Hazırlık alanında tanık olduğumuz şey, özgür kadının kahramanlık tarihinin bir parçasıydı. Kadın mücadelesinin gerçekleri tüm alanlarda tek bir sesle dillendirilmiş ve gelecek için büyük bir miras haline gelmişti. Erkek egemenliğinin eliyle yazılan tarih artık kadınların eliyle kırılmış ve tarih kadınların bakışıyla yazılmaya başlanmıştı. Kürdistan dağlarında kadın gerillaların şahsında yaşanan gerçek de buydu.