Kürt kadın devrimi tüm dünya kadınlarına ilham oldu
YPJ öncülüğünde DAİŞ’e karşı verilen direniş ve “Jin, Jiyan, Azadî” felsefesi, Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesini dünya kadın hareketi için önemli bir ilham kaynağı haline getirdi.
YPJ öncülüğünde DAİŞ’e karşı verilen direniş ve “Jin, Jiyan, Azadî” felsefesi, Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesini dünya kadın hareketi için önemli bir ilham kaynağı haline getirdi.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, dünya genelinde kadınların özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesinin simgesi olarak kutlanıyor. Ancak Kürt kadınları için bugün, çok daha derin ve tarihi bir anlam taşıyor. Kürt kadınları, sadece kendi hakları için değil, tüm ezilen halklar ve kadınlar için öncü bir rol üstlenerek, DAİŞ karanlığı başta olmak üzere her türlü baskı ve gericiliğe karşı eşsiz bir direniş sergiliyor. Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), bu mücadelenin en güçlü sembollerinden biri haline geldi.
2012 yılında kurulan YPJ, ilk olarak yerel bir savunma gücü olarak ortaya çıkmış olsa bile çok kısa bir sürede dünyanın en etkili kadın öz savunma oluşumlarından birine dönüştü. Önder Abdullah Öcalan'ın felsefesinden ilham alan YPJ, "Özgür kadın, özgür toplumun temelidir" ilkesini rehber ediniyor. Kadınlar, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir toplum inşasının öncüsü olarak görülüyor. YPJ, yalnızca Kürt kadınlarını değil, tüm ezilen kadınları savunmak için mücadele ediyor.
KÜRT KADINI KÜRESEL İLHAM KAYNAĞI OLDU
Kürt kadınlarının mücadelesi, askeri alandan siyasi ve toplumsal alana kadar yayıldı. "Jin, Jiyan, Azadî" sloganı, Kürt kadın özgürlük ideolojisinin özeti olarak doğdu ve hızla küresel bir direniş sembolüne evrildi. Bu slogan, 2022'de İran-Rojhilatê Kurdistan’da Jîna Emînî'nin rejim güçleri tarafından katledilmesi ardından başlayan protestolarda milyonlarca kadının diline dolandı. Rojhilatê Kurdistan'dan Afganistan'a, dünyanın dört bir yanına yayılarak baskıya karşı birleşik bir ses haline geldi. Bugün hala İran-Rojhilat başta olmak üzere her yerde kadınlar bu sloganla sokaklara çıkıyor, talebini dillendiriyor.
DAİŞ'E KARŞI TARİHİ ZAFER ALDI
2014'te DAİŞ, Suriye ve Irak'ta geniş toprakları işgal etmiş, katliamlar, tecavüzler ve köle pazarları kurarak insanlığa karşı suçlar işlemişti. Özellikle Êzidî kadınlarına yönelik soykırım girişimleri dünyayı dehşete düşürmüştü. Ancak Kobanê'de başlayan direniş, her şeyi değiştirdi.
Kobanê, 2014 sonu ve 2015 başında 134 gün süren efsanevi bir savunmayla DAİŞ'in ilk büyük yenilgisini tattığı yer oldu. Sınırlı silah ve imkanlara rağmen, kadınların öncülüğünde yürütülen bu direniş, Kürdistan'ın dört parçasından gelen savaşçılarla güçlendi. Arîn Mîrkan, Rêvan Kobanê, Zehra Penaber, Viyan Peyman gibi öncü kadınlar, fedai duruşlarıyla tarihe geçti. Arîn Mîrkan'ın Miştenûr Tepesi'ndeki eylemi, özgür kadın ruhunun simgesi oldu.
Bu direniş, DAİŞ'in yenilgisinin fitilini ateşledi. YPJ öncülüğünde Reqa, Minbic, Tebqa, Dêrazor ve en son 2019'da Baxoz özgürleştirildi. Kadın iradesi, karanlık bir çete örgütünü yenilgiye uğrattı ve dünyaya "Kadınlar olmadan bu zafer mümkün olmazdı" mesajını verdi.
ÊZİDÎ KADINLARININ KURTULUŞU VE YENİ DİRENİŞ
2014'te Şengal'e saldıran DAİŞ, Êzidî halkına soykırım uyguladı ve binlerce kadını kaçırdı. YPJ, burada da öncü rol oynadı: Kadınları kurtarmak için yol açtı, Êzidî Kadın Savunma Birlikleri'nin kurulmasına zemin hazırladı. Farklı inançlardan kadınlar birleşerek karanlığa karşı direndi ve Şengal'i özgürleştirdi.
GÜNÜMÜZ MÜCADELESİ: SALDIRILARA RAĞMEN KARARLILIK
YPJ, askeri gücün ötesinde toplumsal ve siyasi bir devrim taşıyor. Rojava'da kadınlar, özerk yönetimde eşit temsil ve karar alma mekanizmalarında ön planda. Ancak bu kazanımlar hala tehdit altında. Türkiye'nin saldırıları, son dönemde Suriye'deki gelişmeler ve Rojava'ya yönelik baskılar devam ediyor. 2026 başında yaşanan çatışmalar, saldırılara ve şehadetlere rağmen Kürt kadınları direnişlerini daha güçlü sürdürüyor.