Suriye’de son yıllarda yaşanan siyasal dönüşümler, iktidar ve toplum anlayışını yeniden şekillendirirken kadın meselesi de ülkenin geleceği açısından belirleyici başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Uzun yıllar baskı, hak ihlalleri ve hukuksuzluk koşullarında yaşayan kadınlar, Rojava Devrimi ile birlikte siyasal ve örgütsel alanda kendilerini yeniden tanımlama imkânı buldu. Devrim sürecinde ortaya çıkan deneyimler, kadınların düşünce, siyaset ve askeri alanlarda etkin rol üstlenmesini sağladı.
Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi Koordinasyonu üyesi Emîne Omer, ANF’ye yaptığı değerlendirmede Rojava Devrimi’nde kadınların benimsediği ideolojiyi ve kadın kazanımlarına yönelik riskleri anlattı.
Emîne Omer, kadın özgürlüğünün dayandığı ilk temel sütunun “özgürlük felsefesi” olduğunu belirterek, bu anlayışın kadın meselesini dar bir toplumsal başlık olmaktan çıkarıp tüm toplumun özgürlüğü için vazgeçilmez bir koşul olarak gördüğünü söyledi. Bu yaklaşımın siyasal düşüncede köklü bir değişim yarattığını ifade eden Emîne Omer, kadınların artık korunması gereken bir kesim değil, toplumsal dönüşümün aktif öznesi olarak kabul edildiğini vurguladı.
İkinci sütunun demokratik sistem olduğunu dile getiren Emîne Omer, Rojava’da konfederal bir temelde kurulan meclis ve kurumların kadınlara her düzeyde söz ve karar hakkı verdiğini söyledi. Kadınların bu yapılardaki varlığının sembolik değil, eşitlikçi sistemin kurucu unsuru olduğunu belirten Emîne, karar alma mekanizmalarında kadınların öncü rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Kadınların örgütsel özerkliğinin kazanımların korunması açısından kritik olduğunu vurgulayan Emîne Omer, bölgede kadınların kendi kararlarını özgürce alabildiğini ve siyasi-toplumsal planlamalarını kendilerinin belirlediğini söyledi. Bu örgütlenmenin özellikle siyasi ittifak ve değişim süreçlerinde kadın haklarını koruyan bir güç olduğuna dikkat çekti. Eşbaşkanlık sisteminin en önemli kazanımlardan biri olduğunu belirten Emîne, Rojava’da kadın haklarını güvence altına alan yasaların çıkarıldığını ve bunun haklarını korumaya yönelik önemli adım olduğunu kaydetti. Aynı zamanda askeri alanda ise YPJ’nin kurulmasının tarihi bir adım olduğunu ifade etti.
Emîne Omer, mevcut süreçte kadın haklarına yönelik ciddi tehditler bulunduğunu da işaret ederek, geleneksel ve kadınları yeniden geri plana itmek isteyen şiddet yanlısı anlayışların kazanımları zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Kadınların anayasa komitelerinde yer almamasının demokrasiyi olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Emîne Omer, kadınların elde ettiği tüm hakların anayasal güvenceye alınması gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı: “Eşbaşkanlık sistemi ve yüzde 50 kadın katılımı garanti altına alınmalı. Kadınlar tüm kurumlarda aktif biçimde yer almalı. Kadın haklarının güvence altına alınmaması yalnız kadınları değil, tüm Suriye’yi olumsuz etkiler. Bu kazanımların anayasada yer alması, özgürlük ve eşitlik temelinde demokratik bir ülke kurmanın ön koşuludur.”